turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GÖREVLİLER VE YALAKALAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 KASIM 2019

Bugün kapitalizmi ve onun en vahşi hali olan AKP ve sarayın 17 yıllık yol haritasını önünüze serin altından ne çıkacak bütün çıplaklığı ile göreceksiniz. İnsanlık için bugüne kadar bir şey sunamayan ve de sunamayacak olan kapitalist sistemin ağır krizlerle geçen yıllarına baktığınız zaman insanlığa yeni bir şey sunduğu için değil, gözümüzün içine baka baka yerinde zıplayıp karşı çıkanları ezip geçtiği için önümüze yeniden yeniden bir seçenekmiş gibi çıkıyor. Oysa baktığınız zaman karşınızda kendisini sürekli tekrarlayan tekrarladıkça da kimi çevrelere göbek hotlata hotlata ‘tarih tekerrürden ibaret’ dedirten ve bize bu büyük yanlışlığı kabule zorlayanlarla bizim aramızda kan davası vardır bizim kan.

Bir zamanlar dünyanın her yanında devrimci kalkışmalara bakıp da partimizin merkez yöneticilerinden Veli Gürcan’a her konuşmasına başlarken “dünya kapitalizme ve emperyalizme vura vura dönüyor” dedirten şey neydi acaba? Gerçekten de bir zamanlar kapitalizmin canı avuçlarımızın içinde gibi değil miydi? Sıksak canını çıkaracak kadar güçlü duyumsamıyor muyduk kendimizi? Gerçekten de bu konu üzerinde oturup düşünmek ve yeni yeni çıkarsamalar yaparak kapitalist/emperyalist sistemle daha sıkı bir dövüşü göze almamız gerekmez mi?

Laos’ta, Mozambik’te, Gine Bissau’da, Angola’da, Afganistan’da neler yaşanıyordu da bizler bu kadar kendimize güvenliydik? Sonra arayışlarımızın yerini yenilgilerin alması karşısında neden bu kadar kıyıları dalgalarla dövemeyen sakin denizlere dönüştük? Yoksa arayışımız kesintiye mi uğradı? Ya da ne bileyim bizler yenilgiyi kabul edip yaşlıların ölümü beklediği gibi bir köşeye çekilmiş ölümü mü bekliyoruz?

Hayır, böyle değil. Ne bizler amaçlarımızdan bir adım geri attık ne tarihin çarkı geriye dönüyor ne de yerinde sayıyor. Bu kez onca deneyimlerimizle meydanları ve alanları zapt etmek için yeniden geliyoruz.

Eğer öyle olmasaydı ABD ve Batı kapitalist/emperyalist sistemi bugün dünyanın dört bir yanında bunca oyunların ve savaşların tezgâhçısı olmazdı. Kendi sıkışıklığını aşmak için hem savaşlara hem de Bolivya’da olduğu gibi darbe girişimlerine kalkışmazdı. Hem de Evo Morales’i direnmek için bekleyen Bolivya halkına karşın darbe girişimlerini organize etmeye ve desteklemeye girişmezdi. Öyleyse olup bitenler ve bizim gördüklerimiz bizlere neyi göstermekte, bu yaşadıklarımızdan nasıl dersler çıkarmalıyız?

Bugün ülkemizde de tıpkı 12 Eylül 1980 faşist darbesi sonuçlarından bile daha ağır koşullarda yaşıyorsak, eğer AKP ve saray iktidarı 12 Eylül iktidarının bir devamı olarak tepemize çullanmış tepemizde horon tepiyorsa bütün bunların bir sonucu olmayacak mı sizce? Yoksa bugün iktidar edenler kendilerini sonsuza kadar iktidar olarak gördüklerini mi sanıyorsunuz? Bunlar kendi gerçeklerinde nasıl büyük bir inişe geçtiklerini görmüyorlar mı diye düşünüyorsunuz?

Evet, biz sosyalistler ne söylüyorsak iki kere ikinin dört ettiği gibi doğruyu söylüyoruz. Bugün ülkemizde kapitalizmi savunan ve işbirlikçilikte arşı âlâya varmışların halini görmüyor musunuz ne haldeler? Bütün düşleri boşa çıkmış olanlar burnumuzun dibine kadar gelmiş olan Suriye’deki yangının içine atmışlardır ülkeyi. Şimdi onlar bir yolunu buluruz da Suriye’de gösterdiğimiz ya da göstereceğimizi umduğumuz başarılar üç beş yıl daha bizi iktidarda tutar diye düşünmediklerini mi sanıyorsunuz? Eğer öyle olmasaydı Türkiye sonucu belli olmayan dipsiz kuyuya itilmeyeceği gibi AKP ve sarayın bir Rusya ile bir Amerika ile dansa kalkması size AKP ve sarayın kördüğümünü anlatmıyor mu?

İlginç şeyler yaşıyoruz. Öteden beri söylediğimiz proje bir parti ve projelendirilmiş bir iktidar bugün ne yapacağını bilemez durumda. Mektupla hakaretlerin en ağırına uğruyor elinden yarabbi şükür demenin ötesinde bir şey gelmiyor. Ta Amerikalara kadar gidilip Trump’la konuşuluyor ortada dişe dokunur hiçbir şey yok. Aynı şeylerin bir kez daha üstünden geçilmiş oluyor o kadar.

Ancak şu yalaka basında çöreklenmiş olan bir takım insanlara baktığınız zaman sanırsınız ki bu görüşmelerden zaferle dönülmüş. Oysa adam size S-400’leri traktörle çiğneyin demiş siz de onlara karşılık olarak sizden de patriot alalım diyorsunuz. F-35 şu bu hak getire adamlar sizi konuşturmuyor bile. Sonra da bazı televizyon kanallarında yalakalardan, “hele şükür başımızda Recep Tayyip Erdoğan gibi dünya lideri var da işimiz iyi gidiyor” sözlerini duya duya yalana doyup uykularınız kaçıyor. Ama olsun ne söylenirse söylensin yalakaların dediğinin bir tekinin bile gerçekleşmediğini görüyor ve biraz daha bileniyorsunuz. Sonra da diyorsunuz ki yenilgiyi kabul etmeyenler yenilmez.

Biz sosyalistler böyleyiz işte.
Asla yenilgiyi kabul etmeyiz.
Asla boyun eğmez ve yalanlara kanmayız.
Ülkemiz işçilerinin, emekçilerinin de kanmasına izin vermeyiz.

Maaşlı troller görevini yapsalar da, görevlerini yaparlarken ellerine yüzlerine bulaştırıyor olsalar da bir şey var ki iyi biliyoruz. O da peşinden koştuğumuz ve gerçekleştirmeye yeminli olduğumuz insanlığın tek kurtuluş seçeneği sosyalizmdir onu da biz gerçekleştireceğiz.

Şükür salataları ise tarihin çöp sepetinde mutlaka hak ettikleri yerlerini alacaklar.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA