turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DÜNYA YİNE DE DÖNÜYOR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

17 KASIM 2019

Karşımızda kimilerine göre koskoca emperyalist/kapitalist bir dünya var. Bize göre ise insanlığa kan kusturan içi çürümüş, eli kanlı, zalim ve sömürücü kapitalizm var.

Kendisini hâlâ dünyanın jandarması olarak gören ABD Bolivya ordusunun içinden devşirdiği Bolivya Genelkurmay Başkanı Williams Kaliman’ın darbe yapması sonrası bildiğiniz gibi Evo Morales ülkeyi terk edip Meksika’ya gitti ve oradan ülkesine daha güçlü bir şekilde döneceğini ilan etti. Bu arada da Bolivya Meclisi’nde sosyalistler yeniden üstünlüğü sağladılar ve Evo Morales’in partisi Sosyalizme Doğru Hareket (MAS) üyesi Eva Copa meclis başkanı olarak seçildi. Ayrıca MAS’lı vekil sayısı meclisin üçte ikisini oluşturmaktadır. Böylece daha önce arkasında hiçbir desteği olmayan Jeanine Añez’in ise hiçbir yetkisi kalmadı.

Copa, meclis başkanı olarak seçilmesinin ardından yaptığı ilk açıklamada, yeni seçimleri bir an önce gerçekleştirme amacıyla ve daha da önemlisi demokrasiyi korumak amacıyla muhalefet partileriyle bir uzlaşmanın sağlanabileceğini dile getirdi. Böylece meclisin önümüzdeki seçimleri organize edeceği de ortaya çıkmış bulunuyor. Sizin anlayacağınız her ne kadar ABD ve işbirlikçileri her türlü oyuna başvurarak ellerinden iktidarı kaçırmak istemiyorlarsa da ilericilerin, devrimcilerin ve sosyalistlerin de eli armut toplamıyor. Özetle dünya yine de dönüyor hem de emperyalizme ve kapitalizme vura vura dönüyor.

Bu yaşananlar karşısında yanında ABD’yi de bulmuş gibi görünen bu sağcı ve işbirlikçi takımı iyice gemiyi azıya almış görünüyorlar. Bir zamanlar sözüm ona demokrasinin beşiği gibi gösterilen Avrupa’da da sermaye güçleri giderek sağı daha da güçlendirmek için çaba harcamakta bu yüzden de giderek Avrupa’da sağ güçlenmektedir. Dolayısı ile bu gerçeği şöyle okumak en doğrusudur. Kapitalist sistemin kimseye vereceği bir şey kalmadığından, kendisini sürdürebilmesi hem daha da sağa kayarak ve de baskıları arttırmakla olası göründüğü için yaşadıklarımız da özet olarak bundan ibarettir.

Şimdi gelelim ülkemize. Biliyorsunuz ABD kendi uşaklarına 12 Eylül darbesini yaptırmış, darbe sonrasında ise ülkemiz işçileri, emekçileri, gençleri ağır faşizm koşullarında akıl almaz bedeller ödemişlerdi.

İktidar yeniden sivillere devredilirken de değişen bir şey olmadı ve ABD’nin ve kapitalizmin en güvenilir işbirlikçisi Turgut Özal işbaşına getirildi. Öz itibari ile Turgut Özal zamanında da 12 Eylül koşullarından farklı bir yönetim söz konusu değildi. Daha sonraki yönetimler ise aynı yolun yolcusu olarak yollarına devam ettiler ve sömürünün bütün yüklerini ise halkın sırtına yüklediler. Sonuç olarak ülkemizde işler iyi gitmediği için ABD proje partisi AKP kurduruldu. Kurdurulması ile de iktidara gelmesi bir oldu.

İktidara geldikten sonra ne gibi uygulamalara imza attığını, kimlerle birlikte davrandığını uzun uzadıya ele almaya gerek yok, iyi kötü ülkenin az çok politika ile içli dışlı olan herkes bu gerçeği iyi biliyor.

Ne yazık ki işler AKP iktidarı ile birlikte bu kadarla da kalmadı. Ülkede parlamenter sistem tümüyle değiştirilmesi ve meclis devre dışı bırakılarak ‘Türk Tipi’ başkanlık sisteminin getirilmesi için Anayasa değişikliği halkın oylamasına sunuldu. Hemen herkes biliyor ki Anayasa değişikliği ile ilgili oylamada HAYIR oyu çıktığı halde YSK’nın da yardımıyla seçim sonuçları katakulliye getirildi ve anayasa değişikliği kabul edildi. Sonrası yaşadıklarımız ise bütün çıplaklığı ile ortada. Yine ABD’nin işin içinde olduğu bir darbe gerçekleştirildi. Bu darbeyi yapanlar uzun süre aynı yolda yürüyüp birlikte ıslanılan Fethullah Gülen yanlılarıydı ama bu darbeden AKP’nin de haberdar olmadığı ve hatta durumu lehine çevirmek için bu darbeyi kendi sözleriyle söylemek gerekirse Allah’ın bir lütfu saymadıklarını kimse iddia edemez.

Dolayısıyla yapılan seçimlerin hemen hepsi şaibeli olarak belleklere kazındı. Son 31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimleri artık AKP’nin tepe aşağı yuvarlandığı seçimler oldu. Bu seçimlerde AKP pek çok büyükşehir belediyelerinin yanında Ankara ve İstanbul’u da yitirmiş olmasına karşın ne edilip edilerek İstanbul CHP’den geri alınmak istendi. YSK’nın hüneriyle de İstanbul seçimleri iptal edildi. Ancak 23 2019 Haziran tarihinde İstanbul seçimleri yinelendi bu kez Ekrem İmamoğlu seçimleri 1 milyona yakın farkla kazanmış oldu.

Seçim öncesi ve sonrası pek çok kışkırtıcı davranışlar tezgâhlayan AKP ve saray sonuçta sonuçları kabullenmek zorunda kaldıysa da Doğu ve Güneydoğu il ve ilçelerinde HDP tarafından alınan bugüne kadar 26 belediyeye kayyum atadı. Yani sizin anlayacağınız AKP yeni bir yola başvuruyor, darbe gibi bir anlayışla halkın oylarıyla seçilen belediye başkanlarını tek tek görevden alıyordu. Şu an ülkemizde yaşananların özeti buysa bu da bir anlamda darbe anlamına gelmektedir.

Yalnız partimizin Genel Sekreteri bu konuda kısa bir değerlendirme yapmış ve demiş ki;

“Şimdi soruyorum; ‘ HDP’den gasp edilen 26 belediye ile birlikte AKP’nin kaç belediyesi oldu?

Bir başka değerlen diriminde ise

“Türkiye işçi sınıfı ve emekçi halkı adına, gerici-faşist AKP'yi uyarıyoruz. Eğer yapılır ise ilk seçimlerde, sizin kökünüze kayyum atayacağız. Şimdiden haberiniz olsun.”

Evet, kökünüze kayyum atayacağız bilin de…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA