turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BATTIKÇA BATANLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 KASIM 2019

İktidar sürekli olarak yandaş basın aracılığı ile algı operasyonunu sürdürüyor. Ülkede değil ekonomi hiçbir konunun iyi gitmediği bütün çıplaklığı ile ortadayken bazı goygoycular yandaş televizyonlarda ve gazetelerde durmadan yalan üretmeyi ara vermeksizin devam ettiriyorlar.

Ekonominin iyiye gitmediği aksine işlerin her geçen gün daha da kötüleştiği açık saçıkken tam tersi işlerin gayet iyi gittiğine dair vagonlar dolusu söz ediliyor. İşsizlik almış başını gitmiş. Gençler arasında işsizlik oranı resmi rakamlara göre yüzde 30’lara dayanmış ama iktidar bu konuda kendi çalıp kendi oynayarak bu sosyal yarayı yok saymayı devam ettiriyor. İşsizlik rakamları her ne kadar resmi rakamlarda düşük gösterilse de bu rakamların asla gerçekleri yansıtmadığı çok iyi biliniyor. Gerçek rakamlar verilen rakamların iki üç katını buluyor aslına bakarsanız.

Devletin en tepesinde herkes iş bulmak zorunda değil diyen birisinin bulunması, işin özü itibari ile her şeyi anlatmaya yetiyor ve artıyor ancak yine de AKP ve saray iktidarı ile bu konuda bile düşüncelerimizin değil örtüşmesi yakınlaşması bile olası değil. Oysa devlet anayasal olarak yurttaşlarına iş bulmak ve işsizlik sorununu çözmekle yükümlü. Şimdilerde böyle bir yükümlülüğün zorunlu olduğunu mu söylediniz, birileri hemen karşınıza dikiliyor ve sizi vatan hainliğine varan suçlarla suçlayıveriyor. Ülkemizde yapılan yatırımlara bakıyorsunuz, üretim ne düzeyde onu araştırıyorsunuz bu konuda üç beş söz edecek olsanız birilerince ülkeyi yabancı sermaye güçlerine jurnallediğiniz ileri sürülerek üstünüze çullanılıveriyor.

Nereden nereye geldik diyeceğim de görünen köy kılavuz mu ister, geldiğimiz yer bataklığın ta dibi işte. Bir zamanlar solcusundan sosyalistine kadar bu ülkenin yurttaşları yabancı sermayeyi eleştirir ve yabancı sermayenin ülke varlıklarını çifte kavrulmuş olarak sömürdüğünü ileri sürerek karşı çıkardı. Şimdi bütün bunlar unutuldu ya da ölüm gösterilerek hemen herkes sıtmaya razı edilmiş olmalı ki yabancı sermayenin Türkiye’ye gelişini eleştirenlerin bile yerinde yeller esiyor. Şimdilerde ülkeye ne kadar yabancı sermaye çekilirse iktidar edenler kendilerini o denli başarılı sayıyorlar. Turgut Özal’la yükselişe geçen bu anlayış AKP ve saray iktidarı ile en doruklara çıktı ancak şimdilerde yabancı sermaye de kendisini güvende bulmadığı için gelmediği gibi var olanlar da birer ikişer ülkeyi terk edip gidiyor. Yine de kapitalist sistemin içerdeki işbirlikçilerinin yabancı sermaye ile aşkı bir türlü bitmiyor, sanki işbirlikçi sermaye ve onlar adına iktidar edenler yabancı sermayenin aşkından kara sevdaya tutulmuş yanıp tutuşuyorlar.

Oysa değil bizim ülkemizde, dünyanın neresinde olursa olsun uluslararası sermaye güçleri dünyanın bütün ülkelerini iliklerine kadar sömürüp dımdızlak bırakmışlar. Yeryüzünde açlığın da yoksulluğun da yaşanan her türlü zalimliğin de bir numaralı sorumluları onlar. Bizim ülkemizde ise yöneticiler birbirlerini ülkeye yabancı sermayenin gelişine engelsin diye hainlikle suçlayıp öyle bir orta oyunu oynatıyorlar ki herkesin gözünden sürmelerini çalıyorlar.

Tarım bitmiş ama AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tarım milli güvenlik meselesi” diyebiliyor. Tarımda dışa bağımlılık AKP döneminde yüz katı artmış ancak nasıl oluyorsa tarım yine de bizim milli meselemizmiş gibi hava basılıyor. Çiftçi kan ağlıyor, tarıma verilen destek kesilmiş, ilaç, gübre, tohum, araç ve gereçlerin fiyatları uçmuş fakat ne gam varsın çiftçi yıkımın altında kalsın, tarlasından tahılından olsun, besicilik yapıyorsa eğer süt para etmiyor diye sağımlık ineklerini kesime göndersin kimin derdi?

Uzatmayalım AKP ve saray iktidarı ile birlikte ülke ekonomisi öyle bir bataklığa saplandı ki bu gidişle de bataklıktan çıkması olası görünmüyor. Vurguna, soyguna, devam ediliyor. Ülkede iş de yok aş da. Yurttaşlar geleceklerinden umutlarını kesmişler.

Değirmenin suyu beşli ya da bilmem kaçlı çetelere akıtılıyor. Şehir hastaneleri zarar ediyormuş varsın etsin. Fatma’mıza, Ayşem’ize helal olsunmuş. Bizler Recep Tayyip Erdoğan’dan iyi bilecek değiliz ya demek ki var bir bildiği ki konuyor. Ama ne var ki bizim de bir bildiğimiz var ki işlerin iyiye gitmediğini söylüyoruz.

Varsa bizi yalanlayacak bir babayiğit çıksın karşımıza boy ölçüşelim.

Öyle tehditle, cezaevleriyle korkutarak değil…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA