turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BURJUVAZİ ÇÜRÜMÜŞTÜR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

24 KASIM 2019

Ülkemizde yaşananları hepiniz biliyorsunuz. İşsizlik, yoksulluk, açlık, baskı ve zulüm kol geziyor.

Burjuvazinin insanlığa verecek bir şeyi kalmadığından yığınları kandırmak üzerine siyaset yapması olmadı baskı ve zor yoluyla iktidarını sürdürmeye kalması da bilinmeyen bir şey değil. Üstelik amaçları da ne işsizliği ne yoksulluğu çözüp ülkeyi özgürlükler ülkesi haline getirmek de değil. İşçilerin, emekçilerin kısacası tüm halkımızın sırtına binmişler keyf çatlatıyorlar.

Bu yüzden de halkın gözünde mi yıprandılar, kalkıp halkın isteklerini yerine getirmek değil de halkın gözünü nasıl boyarız da iktidarımızı sürdürebiliriz onun hesabındalar. Bildiğiniz gibi AKP ve saray iktidarı 17 yıllık iktidarı döneminde halkın değil sorunlarını çözmek, sorunlarını daha da ağırlaştırmıştır. Bu yüzden de zaten sorunları çözmek yolunda yapacağı bir şey olmadığından onlar da sürekli olarak katakullilere başvurarak yığınların aklını çelmeye çalışıyorlar.

AKP ve sarayın konuşmalarının kısa bir özetini çıkarıp üzerinde düşünün isterseniz. Ortada ahlaki değerleri hiçe sayan saldırı ve tehdit konuşmalarından başka bir şey bulamazsınız. Aslına bakarsanız bu bir rastlantı değil, hepimizin burnunun direğini kıran kokuşmuşluk ve çürümeden kaynaklı.

Sistem içi politikayı amaç edinenlerin yol ve yöntemlerine baktığınız zaman da bütün sistem partilerinin çok da birbirlerinden farklı olmadıklarını görüyorsunuz. Şunu bilin ki AKP ve saray iktidarının iktidarını sürdürmesinin olanağı kalmadı. Bu yüzden de en yakın iktidar adayı olan CHP’ye yönelik iç karıştırıcı politikalardan medet ummaya başladılar.

Neymiş, CHP içinden bir politikacı saraya çıkıp CHP’nin genel başkanı olmayı istemiş. Recep Tayyip Erdoğan da kendisine yardım sözü vermiş ama o politikacı yine de seçileceğinden emin olamadığı için saraya tam anlamıyla olur diyememiş. Şimdilerde CHP ve kamuoyunda en çok konuşulan şey bu konu üzerinden sürüyor.

Bu yazıyı yazan kişi ise Sözcü gazetesi yazarlarından Rahmi Turan. Rahmi Turan gibilerinin gazetecilikte eski olmaları başka bir şey, güvenilir biri olmaları ise bambaşka şey. Böyle bir haber gerçek olsaydı inanıyorum ve biliyorum ki Rahmi Turan bu kıvırtma haberi gazetesine başlık attırarak verirdi. Öyle olmadı ve tartışmalar büyüdü. Saraydan güvenilir birine dayanılarak verildiği iddia edilen haberin arkasında bu kez de Gazeteci Talat Atilla çıktı. Onun açıklamalarından da öğrendik ki, Talat Atilla’nın da kaynağı bir CHP’liymiş. Talat Atilla öyle diyor ama bu CHP’li kimmiş adını vermiyor. Buradan da anlaşılıyor ki Talat Atilla’nın haberinin özü CHP’nin içinde fırtına koparmaktan ibaret. Sarayın güvenilir bir kaynağından alınan haber döndü dolaştı CHP içinden alınan habere dönüştü. Kısacası öyle anlaşılıyor ki tam da böyle bir zamanda böyle bir haberin çıtlatılıp bir kaşık suda fırtına koparılması sarayın arayıp da bulamadığı bir sonuca dönüştü.

Recep Tayyip Erdoğan yeni bir açık bulmuş gibi ortalıkta bas bas bağırıyor. “Bay Kemal, Haberi doğrularsan cumhurbaşkanlığından istifa edeceğim, doğrulayamazsan sende CHP genel başkanlığından istifa edecek misin” diyor.

Ortaya öyle bir sonuç çıktı ki ne ülke sorunları kaldı ne iktidarın içinde bulunduğu konum konuşulabiliyor. Varsa da yoksa da insanlar bu dandik haberin peşine düşmüşler, çılgınlaşıp herkes herkese demediğini bırakmıyor. Muharrem İnce’nin adı geçiyor ya haber doğrulanırsaymış İnce kendisini Taksim’de yakacakmış. Ya İncecilere ne buyrulur? Onlar da fırsat bir fırsat deyip Kılıçdaroğlu ve şimdiki yöneticilere demediklerini bırakmıyorlar. Hani utanma, arlanma AKP ve saray çevresinde yok da CHP’lilerde var mı sanki? Onlar da birbirlerine demediklerini bırakmıyorlar. Yani kokuşmuşluk ve çürümüşlük sistem partilerinde tavan yapmış durumda.

Şimdi gelelim şu Rahmi Turan’a. Sözcü çevresi var ya sözcü çevresi; eğer Bahçeli ve MHP’de toz kadar tutarlılık görsünler bilinsin ki onların peşinden ayrılmazlar. Faşistliklerini gizlemek için bir de M. Kemal Atatürk’ü kullanmıyorlar mı işin kötüsü daha da bir tehlikeli konumdalar. Yok efendim, Rahmi Turan duayen gazeteciymiş de böyle atlatma bir haberi köşesinde nasıl yazarmış da estek, köstek bir sürü laf söyleniyor. Bu yaklaşımlara bizce gerek yok. Gerek yok çünkü Rahmi Turan zaten böyle biri. Gerçekleri görmek için ille de Bahçeli gibi çıkıp gece gündüz Recep Tayyip Erdoğan güzellemesi yapması gerekmiyor ki? Ama söyleyelim siz siz olun çok da güvenmeyin böylelerine. Daha önce biliyoruz pek çoklarınız Metin Feyzioğlu’nun CHP’nin Genel Başkanı olmasını istemiyor muydu? Peki, şimdi de isteyen varsa eğer kaç kişilerse çıkıp da açıktan açığa yazacak kadar yürekleri var mı?

İşte böyle. Ülke işçileri, emekçileri kısacası tüm halkımız işsizliğin, açlık ve yoksulluğun pençesinde inim inim inletilir ve özgürlüklerini kullanamaz hale getirilirken nasıl oluyor da sistemin savunucuları suni gündemle halkın kafasını karıştırmaya soyunuyorlar dersiniz?

Niçin?

Söyleyelim bu düzen devam etsin diye düşündükleri ve kokuşup çürüdükleri için…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA