turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİZİN HER ŞEYİNİZ PARA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

29 KASIM 2019

Biz unutmayız da sizler de unutmayın. Ne söylemişti Recep Tayyip Erdoğan? “İstanbul’a ihanet ettik.”

Peki, bu sözleri söyleyen kişi uzun zaman İstanbul Belediye Başkanı değil miydi? Sonrasında ise iktidar kendileri olmadı mı?

Evet, İstanbul’u tamı tamına 25 yıl AKP zihniyeti yönetti. Bu dönemde İstanbul’un tarihi sit alanları da dahil, yapılaşmaması gereken neresi varsa imara açıldı. Bir vurgun furyası başlatıldı ki akıllara şenlik vurgun vuranın elinde kaldı. Bu konu ile ilgili bir tek örnek bile versek yaşananları anlatmaya yeter de artar bile. Kadir Topbaş’ın Belediye Başkanı olduğu dönemde belediye arazisi damadına yok pahasına satılmadı mı? Daha sonda ise bu arazi satışının bilmem kaç katı fiyatla geri alınarak aradaki fark birilerinin cebine girmedi mi?

Sizin anlayacağınız AKP iktidar olduktan sonra bu ve buna benzer pek çok nedene bağlı olarak bu dinci imancı kesimin yedi sülalesi ihya edildi. Bazen vurgun belediyelere mi takıldı o zaman da bir kolayı bulunup orada imar yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredilmedi mi? Eee sonra ne çabuk unuttuk görevden alınan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın söylediği sözleri? Bu muhterem değil miydi, “ben ne yaptıysam Recep Tayyip Erdoğan’ın emriyle yaptım, ben suçluysam o da suçlu” diyen. Sonra da birden sesi kesilip unutturulan bu bakan şimdi nerede ne iş yapar konuşuyor muyuz?

Özellikle turistik kentlerimizde eğer yetki belediyede ve de AKP bu kentlerin olmadık yerlerini imara açıp vurgun vurması engellendiğinde buralarda ki yetkilerde alınıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredilmedi miydi? Pek çok para getirilecek yerler bu şekildi kitabına uydurularak yağmanın dikalası yapılmadı mı? İstanbul göz göre göre deprem bölgesi olmasına karşın salt bu iktidarın bal tutan adamları parmaklarını yalasın diye özel izinlerle bilmem kaç kat bina dikme izinleri verilmedi mi? Tarikatlar, cemaatler, dinci dernek ve vakıflar İstanbul’u ve ülkenin her tarafını böyle yağmalamadılar mı? Bu yağmalamanın içine TOKİ denilen kuruluş boğazına kadar sokulup İstanbul’un her tarafı gökleri delecek gökdelenlerle doldurulmadı mı? Şimdi sizler Recep Tayyip Erdoğan’ın itiraf yerine geçen sözlerini bir özeleştiri gibi mi kabul ettiniz?

Öyle değil elbette. Recep Tayyip Erdoğan ve iktidarı tam anlamıyla bir talan üzerine kurulu bir düzenin sorumlularıdır. Öyle olmasaydı İstanbul’u CHP kazandı diye boğazlardaki yetki saraya devredilmeye kalkışılır mıydı? Onlar kendilerini iyi biliyorlar bu denli yetki gaspı ve iktidar gücüne dayanarak ben yaptım oldu zihniyetinde olunmasaydı kimler en güzel kıyılarımızda villalar sahibi olabildi?

İstanbul’da Ayazağa’da bir gökdelen projesini biliyorsunuz mahkeme durdurdu. Sanki durdurdu da ne oldu? Devreye iktidar gücü girdi ve bu konu ile ilgili yetki konusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi devre dışı bırakılıverdi. Devreye giren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aracılığı ile bu konuda Cumhurbaşkanı bir kararnamesi ile inşaatın devamına karar verildi.

İnsan bu gerçekleri görünce ne düşüneceğini bilemiyor. Ancak genelleyerek söylememiz gerekirse bu dinci-imancı takımına para olsun da gerisi fasa fiso. Onların hiçbir söylediklerine inanılamaz. Adamlar sözüm ona içkiye karşıdırlar ya her şeyin kulpu bunların elindedir. Bakarlar ki işin içinde gelir getirecek bir durum söz konusu hemen o bölgeyi turistik bir bölge ilan edip bir güzel içki içilecek ruhsatı da koştura koştura verirler ki ağzınız açık kalır.

Hani bilim insanlarımız konuşuyor. Etmeyin, gitmeyin İstanbul bir deprem bölgesidir kentin imarını bu şekilde bozup göğü delen binalar dikmeyin mi demişler, onlar bu sözleri takmazlar bile. Öyle ya onların nezdinde ne olursa Allah’ın buyruğu ile olduğuna göre kim takar bilim insanını? Varsınlar konuşup dursunlar. Yeter ki onlar milyarlar kazanacak bir fırsatı ele geçirsinler de gerisi hava ile civa.

Bu zihniyet var ya bu zihniyet, 17 Ağustos 1999 depremini askerlerin gazinolarında içki içmelerine bağlamamış mıydı? O zaman da onca acıya karşın bu zihniyetin saçma sapan dile getirdiklerini tartışıp durmamış mıydık?

Sözü uzatmayalım ve de yazımızı şöyle bitirelim;

SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN YARGI KARARINA KARŞIN AYAZAĞA’DAKİ BİNA İÇİN ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NI DA DEVREYE SOKUP CUMHURBAŞKANI KARARNAMESİ İLE YAPIMINA NİYE KARAR VERDİNİZ, BU KARARINIZDA NE GİBİ ÜLKE YARARI GÖRDÜNÜZ BUYURUN AÇIKLAYIN,

açıklayabiliyorsanız tabi...

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA