turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NATO MATO VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 KASIM 2019

Eski dönemlerde NATO’nun adının geçtiği yerde devrimciler ve sosyalistler haklı olarak öyle bir öfkelenirlerdi ki yer yerinden oynardı.

Şimdilerde bu konular fazla dile getirilmese de Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak bizler hiç değişmiş değiliz.

Çünkü NATO’ya karşı olmanın aynı zamanda emperyalizme ve kapitalizme de karşı olmak olduğunu iyi biliriz. Bu yüzden de ne sesimizi alçalttık ne de karşı olmak huyundan milim geri adım attık.

Öyle ya NATO niçin kurulmuş ve kurulduğu tarihten bu yana ne gibi işlevleri olmuş bunların bir tekini bile unutmuş değiliz unutamayız da. NATO, SSCB ve İkinci Paylaşım Savaşı’nın arkasından bir dünya sistemi haline gelen sosyalizme karşı mücadele amaçlı kurulduğu gibi dünyanın bütün mazlum halklarına da baş eğdirmek için kurulmuş ve bu yönde görev yapmıştır. Bu yüzden de TSİP olarak ABD emperyalizmi ve NATO şemsiyesi altında kendini var eden emperyalist dünyanın temsil ettiği emperyalist/kapitalist sistem yıkılmadığı sürece de insanlığa biliyoruz ki rahat yoktur.

Bilindiği gibi SSCB yıkılmış, Sosyalist Sistem de onunla birlikte tarih olmuştur. Sosyalist dünyanın Varşova Paktı dağıldığı halde NATO her ne hikmetse başka başka bahaneler üretilerek dağıtılmamıştır. Dağıtılmamıştır çünkü kapitalist/emperyalist kampın silah tüccarlarının ürettiği silahların bir şekilde satılması gerekir. Bu yüzden de NATO nereleri kaşırsa oralarda silah alımı olağanüstü arttığı gibi hem emperyalist ülkelerin hegemonyası güçlenmiş hem de silah tüccarlarına oluk oluk paralar akıtılmıştır.

Bu konuyu daha fazla uzatmadan şöyle özetlemek en doğrusu olacaktır.

NATO SALDIRI VE SAVAŞ ÖRGÜTÜDÜR.

Bu gerçekler ışığında NATO nerelerde görevini yerine getirmek için bir araç olarak kullanılmamıştır kim söyleyebilir? Afganistan’ın işgalinde ve bugünkü durumun yaşanmasında NATO’nun dibine kadar görev yaptığı bir gerçektir. Irak’ın işgal edilmesi ve koalisyon devletleri adıyla anılan ülkelere baktığınız zaman hemen hepsine yakını NATO üyesi ülkelerdir. Libya’nın eylemli işgalinde NATO en önemli görevi üstlenmiş, hatta Recep Tayyip Erdoğan NATO’nun Libya’da işi ne dedikten bilmem kaç saat sonra Türkiye’de NATO’nun emrinde Libya’yı işgale kalkanların içinde yer almıştır. Suriye’de derseniz NATO üyesi ülkeler aynı rolü oynamışlar fakat Rusya ve İran birlikteliğinin karşısında daha fazlasına yüreklenememişlerdir. Diğer Ortadoğu ülkelerinde de NATO’nun rolü aynıdır.

NATO üyesi ülkelerin karşısında Varşova Paktı yoktur ancak bir Rusya gerçeği olduğu da unutulmamalıdır. Bu yüzden de NATO, Rusya’ya karşı bir tehdit oluşturmak için Baltık programı adı altında yeni bir organizasyona girişmeye kalkmış bu girişimini ise Türkiye üye ülke olarak veto etmiştir. Zaten Türkiye’ye karşı peşin peşin bir yaptırıma gidilmesini savunan NATO ülkelerinin bu veto karşısında elbette sesleri yükselecektir. Yine bildiğiniz gibi Fransa geçmişte de NATO’nun işlevi bakımından sadece ABD çıkarlarını gözettiğini düşündüğü için sorunlar yaşandığını biliyoruz. Bu yüzden de Fransa geçmişte de NATO ile sorunlar yaşamış, bugünün Fransa’sında da benzer sorunlar söz konusu olduğu için Macron NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini söylediğini de hepimiz biliyoruz.

Ancak bu sözler üzerinden Recep Tayyip Erdoğan’a sanki yeni bir fırsat çıkmış da onu değerlendiriyormuş gibi Erdoğan kalkıp NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir sözünü alarak NATO’yu savunması asıl beyin ölümü gerçekleşen Macron’dur demesini iyi okumak gerekir. Recep Tayyip Erdoğan bu çıkışı ile elbette bir yerlere mesaj vermektedir ancak Fransa’da kapitalizmin ezdiği yığınların tepkilerinin SARI YELEKLİ denilen eylemcilerde somutlanmasını da ele alan Erdoğan Macron’a seslenerek; “sen sarı yeleklilerin eylemlerini önleyebiliyor musun” diye sorması da oldukça ilginçtir. Recep Tayyip Erdoğan sanıyor ki Fransa’da Macron çıkmalı ve Sarı Yelekli eylemcileri ezip geçmeliydi. Öyle ya kendisi Türkiye’de hak arayan 1 kişinin bile üstüne onlarca polis göndermesi ve herkesi susturmaya kalkmış olmayı bir başarı sayıyor olmalı ki Macron’un başarısızlığının ya da başarısının ölçüsünü de böyle ölçmeye kalkışıyor.

Evet, bir olay bile kimin neci, kim emperyalizme karşı açıkça ortaya çıkmasına neden oluyor. Gördüğünüz gibi NATO’yu canhıraş bir şekilde savunmak Erdoğan’a düştüğüne göre bu ülkenin sermaye güçleri adına iktidar edenlerdeki huyu hiç ama hiç değişmez. Recep Tayyip Erdoğan da yaşanan son olaylarla ilgili olarak NATO’yu savunmak ve NATO’yu eleştirenlere karşı, karşı çıkmak ve en ağır eleştirilerde bulunmak huyunu maşallah kimseye bırakmamış ve kendisini dünya lideri sandığın için birilerinin haddini bildirmeye devam ediyor olmalı.

Ne demişler; yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış. Bakarsınız bir başka olay yaşanır bu kez de geçmişte iyi dost olan Erdoğan bugün değil gibi görünüyorsa da yarın iyi dost olup çıkmıştır.

NATO’yu eniği ve cücüğü ile savunmak Recep Tayyip Erdoğan’a kaldığına göre AKP ve saray iktidarı demek ki yeni bir olaya gebe olmanın eşiğindeler demektir…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA