turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SUÇLARI SABİT

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

04 ARALIK 2019

AKP’liler size soruyoruz: Bu ülkeyi ne hale getirdiniz? Edirne’de yolda yürüyen genç kızların yüzüne birisi sinek ilacı serpip kaçıyor. Ordu’da evinin önünde Balerin Ceren isimli bir başka genç kızımız bir saldırgan tarafından bıçaklanıp öldürülüyor, bir başka kadın savcılığa yaşamım tehlikede demesine karşın devlet tarafından korunmaya alınmayıp kocası tarafından öldürülmesinin koşulları hazırlanıyor, ülke bilinen bilinmeyen onlarca kadın cinayeti ile sarsılırken kendilerini dine bağlı görenler azdıkça azarak toplum içinde görülmemiş bir kışkırtıcılık üstleniyorlar ama iktidarın kılının bile kıpırdamadığını görüyoruz.

Mille Eğitim Bakanı denilen muhterem ise kendi özel okullarında öğrencilerinin hiç ama hiç önüne çıkarmaya bile yüreklenemediği hacıları, hocaları, özetle tüm fıttırıkları Milli Eğitime bağlı okullarda çocuklarımızın başına musallat ediyor. Diyanet Değerler adı altında çocuklarımızın kafasını ütüleyecek kimi madrabazların ders vermeleri için müftülükleri görevli kılabiliyor. Yetmiyor, dinci gericilik anaokulu öğrencilerine de el atarak 4-6 yaş arası çocuklarımıza sözüm ona din dersi adı altında Arapça okuma yazma öğretmeye kalkıyor.

Bugüne kadar dinci ve gerici partilerin arka bahçelerine dönüştürülmüş olan imam hatip okullarına hemen her gün bir yenisi eklenerek ve eğitim bütçesinden sadece bu okullara milyarlar aktarılarak öyle bir kuşak yetiştirilmek isteniyor ki içi dışı kin dolu ve kafaları sapık değerlerle doldurulmuş eğitimde en sondan nal toplayan gençler olsun isteniyor.

Dünya çapında yapılan araştırmalar bu dinci, gerici takımın yüzünü kesinlikle kızartmıyor. Yapılan araştırmada bizim çocuklarımız neredeyse en son sıralara ancak girebiliyorlar. Ne fen ne matematik ne Türkçe ne okuduğunu anlamak ne yorumlamak ve eleştirel bakmak gibi konular bizim çocuklarımızın dağarcığında bile yok.

Peki, bu iktidar eğitimi bu denli başarısız kılmak için neden bu denli çaba harcıyor dersiniz?

Nedeni çok açık. İktidar istiyor ki bizim insanlarımızın kafaları hiç çalışmasın. Yaptıkları işin değerini de anlamasınlar aldıkları ücreti ise hiç mi hiç sorgulamasınlar. Kendilerine ne verilirse şükür çekip sermaye güçlerinin karşısında el pençe divan dursunlar ki yöneticilerimiz ve zenginlerimiz yesinler, içsinler, gezsinler, tozsunlar kısacası ülkemizin işçilerini ve emekçilerini kanlarının son damlasına kadar sömürsünler.

Şöyle bir düşünelim; şu termik santrallerinin bacalarına filtre konulması sizce niye meclis tarafından 2,5 yıl ertelendi dersiniz? Hem bu kaçıncı ertelemedir ki filtre takmayanlar günü dolduğunda niye filtre taksınlar ki? Araştırın göreceksiniz, bu santrallerin neredeyse tamamı kendilerini Müslüman sayan ve de iktidarın adamlarıdır. Şimdi AKP kalkıp da ne diye kendinden olan bu sözüm ona dini bütün adamlarını üzsün değil mi? Mecliste AKP Grubu da tıpkı bizim söylediğimiz gibi davrandı. Yanına MHP gibi AKP’nin kuklası ve halk düşmanı bir partiyi de alarak ne yaptılar erteleme yasasını torba yasaların içinde geçiriverdiler.

Evet, her şey buraya kadar iyiydi de bu andan başlayarak ülke çapında muhalefetin sesi daha gür çıkmaya başladı. Sonra ne oldu? Baktı ki Recep Tayyip Erdoğan pabuç pahalı yasayı geri çevirdi. Devamında olanlar ise daha kan dondurucu. Kan dondurucu çünkü bu yasa için parmak kaldırıp yırtınan AKP milletvekilleri bu kez de Recep Tayyip Erdoğan’ı yere göğe sığdıramaz oldular. Sanki bir kurtarıcı gibi karşılayıp yağlayıp, cilalayıp, boyayıp Erdoğan’ı kitlelerin beğenisine sunmaya kalkıştılar.

Bunları yaşadık ya bizde buradan haykırıyoruz; yahu siz nasıl şeylersiniz? Sizin gibi yalancı, yanardöner sözüne güvenilmez kimselere biz ne diyelim ki içimiz soğusun? Ne kadar da iş bilirsiniz öyle? Demek sizler Erdoğan’dan habersiz parmak kaldırıp bu yasanın geçmesini sağlayacaksınız öyle mi? Kimi kandırıyorsunuz? Saray sakini kimi kandırıyor? Sizler kendinizi bir kez o kadar ayrıcalıklı saymışsınız ki yediğiniz önünüzde yemediğiniz arkanızda. İsrafı bile kendinize hak görürken ülkemizin insanı ekmek bulamıyor ekmek.

Diyanetinizin altında özel uçak, Recep Tayyip Erdoğan’ın altında sayısı bile bilinmeyecek kadar çok uçak. Ohh ne âlâ paşa gönlünüzü eğlendirip duruyorsunuz. Şimdilerde ortada görünen görünmeyenlerinizle habire iş çeviriyorsunuz. Melen Barajı’nın bittiğini müjdeleyip İstanbul’un su sorununun 2071 yılına kadar çözüldüğünü söyleyen bakan meğer şimdilerde neredeymiş biliyor musunuz? Cibuti’de hibe baraj yapıyormuş. İktidar bir de buraya yaptırdığı cami açılışı için 774 bin liraya kiralanmış olan uçakla açılışa gitmiş. Hepsi bizlerin cebinden paralarla.

Ya bize ne bilmem kimin Müslümanlığından, bize ne camisinden? Artık çizmeyi aşmakla kalmadınız siz, siz var ya siz, işte siz sizsiniz anladınız mı?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA