turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HERKES TERÖRİST

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

11 ARALIK 2019

Recep Tayyip Erdoğan Bilkent Üniversite’sinde konuşmuş. Kendisini dinleyen öğrenciler öyle sorular sormuşlar ki bu sorular lay lay lomun ötesinde sorular değil. Gelecekte ülkemizin yazgısında rol oynayacağını düşündüğümüz gençler, Recep Tayyip Erdoğan’a Libya’yı, Nobel ödülünü alan Avusturyalı yazarı bile sormuşlar ama ne ülkenin durumu ile ilgili, ne dış politikadaki çıkışsızlıklar, ne halk kitlelerinin içine düşürüldüğü yokluk yoksulluğu ne de ülkede yaşanan baskı rejimi ile ilgili küçücük bir soru soran bile olmamış.

Tabi iş böyle olunca da insan ister istemez iki şeyi düşünüyor. Ya Bilkent Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin tuzu kuru, onlar için okulu bitirdiklerinde iş bulmakmış, şuymuş buymuş dert bile değil ya da bu toplantıya katılanlar özenle seçilip oraya toplanmışlar. Bu iki seçenekten ikisi de doğru olabildiği gibi eğer değilse bu üniversiteden bir grup çıkıp konu ile ilgili açıklama yapabilirler. Her neyse demek ki AKP ve saray iktidarı ile birlikte herkes birbirine kapısını kapatmış olmalı ki gemisini kurtaran kaptan düşüncesi bazı gençlerin bile ilkesi haline gelmiş.

Her neyse, durum hiç de parlak değil. Gördüğümüz şey ucu bucağı belirsiz bir karanlık o kadar.

İşte bu toplantıda rahatı yerinde olan Recep Tayyip Erdoğan yine o bildik tavrıyla esip yağmış. Avusturyalı yazarı Sırpları desteklediği savıyla terörist ilan etmiş. Bu konuşması ile de Arnavutlara, Makedonyalılara, Hırvatlara vb. ülkelere aklınca yanınızdayız iletisi vermiş. Tamam, iyi de Yugoslavya’yı 6 parçaya bölen ve bölgede bu sayılan ülkeler bir gün önce barış içinde bir arada yaşarlarken ne oldu da dünyanın gözü önünde bunca büyük katliamlar yapıldı ve insanlık büyük bir acıyı film seyreder gibi seyretti. Buradaki operasyonda ABD’nin İngiltere’nin, Fransa’nın, Almanya’nın, Hollanda’nın özetle NATO’nun ve NATO üyesi olan ülkelerin hiç mi suçları yoktu? Yugoslavya’yı paramparça etmek için bu ülkeler kimleri kullanıp ortaya sürdüler de böylesine kanlı boğuşmayı başlattılar Sayın Erdoğan farkında mısınız acaba?

Öyle ya bir yerde konuşuyorsunuz, karşınızda çetin kimseler de yok, ağzınıza ne gelirse söyleyebilirsiniz. Erdoğan’da öyle yaptı. Verdi veriştirdi. Nobel ödülünün kimlere verildiğinin adeta doktorasını yapmış gibi karşımıza bir sürü terörist çıkardı. İşin özüne bakarsanız; biz sosyalistler Nobel Ödülü gibi ödüllerin ne amaçla verildiğini bilmiyor değiliz. Bu yüzden de bu ödülün kapitalizmin savunulması işlevinden öte bir özelliği olmadığını da yeri geldiğinde dile getirdik. Ancak ne söylemişsek sonradan düzeltmek için sancılara tutulup kıvranmadık.

Erdoğan Orhan Pamuk’a Nobel Ödülü verilmesine gönderme yaparak ödülün daha önce Türkiye’den bir “teröriste” verildiğini savunan Erdoğan, bakın ne diyor?

“Sadece şu an verdikleri ödül değil, bundan önce verdikleri ödüllerde de hep bunlara dikkat etmişlerdir. Mesela Türkiye’den kalkmışlardır teröriste ödül vermişlerdir. Niye? Mantık budur… Anlayış budur… Bundan sonra da bunlar böyle devam edecekler. Hiçbir zaman objektif bakıp evet bu ilim adamıdır biz buna ödül verelim demeyecekler… Örneğin Aziz Sancar hocamıza vermiş oldukları ödül gibi orada tartışılacak herhangi bir şey söz konusu değil. Niye ilmiyle bir defa temayüz etmiş olan bir hocamızdır. Eyvallah… Biz de alkışlarız… “

Bütün bu sözlerden sonra bu saray ve çevresi bizleri akılsız, söyleneni doğru anlamadığımızı düşünmeli ki sarayın en sözü geçen kişisi Fahrettin Altun bir açıklama yaparak durumu düzeltmeye kalkıştı. Kalkıştı da bu kişinin unvanına baktığımız zaman düzeltme zırvasında ne durumlara düştüğünü gördüğümüzde de çok eğlendik desek olmaz, çok üzüldük hiç diyemeyiz. Özetle bu nasıl bir cehalettir demekten kendimizi alamadık.

Şimdi görelim Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun denilen muhterem nasıl bir düzeltme yapmış:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın bugünkü konuşmasında yer alan ‘Türkiye’den teröriste ödül vermişlerdir’ şeklindeki ifadeleri herhangi bir şekilde sayın Orhan Pamuk’a yönelik değildir. Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye düşmanı ideolojik yaklaşımları ve terör faaliyetleri bilindiği halde Nobel’e aday gösterilen ya da farklı uluslararası örgütlerce ödüllendirilen isimleri kastetmiştir. Cumhurbaşkanımız burada esasen Avrupalı kurum ve kuruluşların ideolojik yaklaşımlara dayanan ödül sistemlerini eleştirmiş, ırkçılığı ve terörizmi ödüllendiren iki yüzlülüğe vurgu yapmıştır."

Şimdi bu gerçekler ışığında ne düşünürseniz düşünün. Gerçek o ki biz böyle iletişim başkanlarını çok gördük desek hakikaten böylelerini sık göremezsiniz. Böylesi kişilikler sadece ve sadece AKP ve saray döneminde ortaya çıkmışlardır ki varın gerisini siz düşünün.

Bizler Orhan Pamuk’u politik olarak da, aydın ve yazar olarak da farklı bir yere koyuyoruz. Kendisini onca eleştirmişliğimiz var. Ancak yine de Recep Tayyip Erdoğan’ın o bildik tavrıyla herkesi terörist ilan etmesinden de doğrusu gına geldi. Birileri ülkeyi devlet gücünü arkasına alarak canı nasıl istiyorsa öyle yönetecek, baskı ve zulüm sistemini herkese kabul ettirmek için her yolu deneyecek sonra da sanki hiçbir şey yokmuş gibi vıdı vıdılarla ilgileneceğiz öyle mi?

Yok, öyle bir şey Sayın Erdoğan!

Yok, öyle bir şey Sayın Fahrettin altun!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA