turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HARİTAYI PUSULAYI ŞAŞIRMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 ARALIK 2019

Yandan çarklı olarak iktidara bağlantılı Aydınlık gazetesinin bugünkü başlığı Kocaman harflerle ‘VİCDANSIZLIK’.

Bu başlık altında HDP İl binalarının önündeki iktidar oyununu göklere çıkaran Aydınlık bununla da kalmamış, bu duruma karşı eleştirel yaklaşan EĞİTİM-İŞ’i de hedef tahtasına koyarak vermiş veriştirmiş.

Tabi iş böyle olunca Aydınlıkçıların cephesinden bakılıp ‘VİCDANSIZLIK’ başlığı bir güzel vatan, millet, Sakarya palavrası ile vıcık vıcık hale getirilerek tam da bölücülüğün daniskası yapılıp Vatan Partililer AKP ve saray iktidarı ile birlikte MHP çizgisine cuk diye oturuvermiş. Bu çizgiden yürüyerek kendisine yol açacağını düşünen Vatan Partisi ise derin düşlerin zavallılığında liderleri Perinçek’e saraydan nasıl görev verilir sevdasına kendilerini öyle bir kaptırmışlar ki “Milli Hükümet”in içinde ha yer aldılar ha alacakları savıyla sersemleyip ortada sersem tavuk gibi dolaşmaya başlamışlar.

Oysa; Hürriyet gazetesi dahil yandaş ve yalaka basın bu konu üzerinde ne senaryolar öyküleştiriyorlar ne senaryolar. Nasıl geldiği, nereden geldiği belirsiz bir genci tutup annesine teslim ettikten sonra o delikanlının çayı nasıl höpürdettiğinden tutun da nasıl bir gelecek hayal ettiğine yönelik bir sürü zırva sunuluyor topluma. Hani bu görüntüleri görüp yazılanları okuyunca aklımıza AKP ve sarayın kapalı ve kimselerin pek anlamadığı bir af yönünde yeni bir adım attığını da düşünmeden edemiyoruz. Böylelikle hem HDP’den kurtulmayı ve Kürtlerin oyunu yeniden alacağını hesaplayan AKP öyle sanıyoruz ki baş aşağı yuvarlanışını bu şekilde durdurabileceğini sanıyor olsa gerek ki bütün Türkiye bunların yeni bir Alicengiz oyununa tanıklık ediyor.

Ayrıca sürekli güç yitiren AKP bunun yanına bir de Suriyelilere vatandaşlık verirse yitirdiği oyları bir başka yerden kazanabileceğinin hesabını yapıyor. Bu yöntem olur mu diye sormayın, bizce bugüne kadar bir sürü Alicengiz oyunlarını tutturan AKP ve saray bunu da tutturabilir. Tutturabilir diyorum çünkü AKP ve saray iktidarı o denli içinden çıkılmaz ve açıklaması zor yolsuzlukların içinde debeleniyor ki alacağı tedbirlerle durumu kurtarması çok da kolay görünmüyor.

Solda yer alan bazı gazete ve televizyonlar durmadan yoksulluğu işliyorlar. Kitlelere aldıkları ücretten tutun da bu iktidarla birlikte ne büyük sıkıntılara düştüklerine dair haber üstüne haber yapıyorlar. Ancak habere konu olan yığınların bunlardan haberleri bile olmuyor. Zaten bu gazeteleri yoksulların alıp okuyacak paraları olmadığı gibi bazı televizyonları izleme yerine vur, kır, ağla, ağlat dizileri izlemek için televizyonların önüne oturuyorlar ancak bittiğinde ayağa kalkıp doğru yatağa koşuyorlar.

Biz solcuların ve sosyalistleri aksine bu halkı soyup iliğine kadar soran vurguncular ise kendilerini çok da zahmete sokmadan bir cümle ile muratlarına eriveriyorlar. Daha solda yer alan sol ve sosyalist partilerin isimlerini bile anmadan CHP’ye oy verenlerin zenginler olduğunu söyleyip işi bağlayıveriyorlar. Zaten sıkıntı içinde olan yığınlarsa zenginlere düşmanlık besledikleri için kendilerinin kanını kene gibi emen AKP ve benzeri partilere koşup oylarını veriveriyorlar. Şimdi iki gazeteden iki örnek başlığı göstererek söylemek istediğimi daha anlaşılır kılmak istiyorum.

BirGün şöyle başlık atmış:

“MAAŞLAR ERİDİ MUTFAK BOŞ KALDI”.

Sonra da bu işin nasıl olduğunu bir güzel açıklamaya girişmiş. Ancak alıcısı ve okuyup etkileneni yok.

Everensel gazetesi ne başlık atmış:

‘İKİ KİŞİ ÇALIŞIYORUZ YOKSULLUĞU AŞAMIYORUZ’.

Bu gazetenin yazdıklarına da imzamı atarım ancak bu yazılanlar ortaya nasıl bir sonuç çıkmasını sağlıyor işte bu konuda hiç ama hiç emin değilim. Ancak bu değerli arkadaşlarımızın da durumu görmüyor olmaları olası değil fakat şöyle düşündüklerinden de kesin olarak eminim. Bizim yazdıklarımız belki de tutar…

Bir konu daha var. Sosyalist partiler biz de içinde olmak üzere şöyle yapacağız, böyle yapacağız, işçileri emekçileri ortaya döküp birilerine günlerini göstereceğiz yönünde yazıp çizmek ve konuşmaktan gına geldi. Ne var ki bunları söylüyoruz ama kimseyi de ortaya döktüğümüz falan yok. Benzer bir şeyi sendikalar da yapıyorlar. Geçen gün Türk-İş biliyorsunuz önlerine çıkan her fırsatta işçileri işverene ve iktidara pazarlamakla meşhurdur. Başkanı şöyle dedi, 1 milyon 300 bin işçiyi sokağa dökeriz… Görüldüğü gibi ortalıkta bir gariplik var. Kimsenin değil 1 milyon 300 bin işçiyi 300 işçiyi bile sokağa dökecek gücü de yok enerjisi de ama lafa gelince kimse mangalda kül bırakmıyor niyeyse? Bu olup bitenlere bakıp uzun bir şiir yazdım ama kısaca bir kısmını sizinle paylaşayım.

Devrimin kesin hükmüyle
Sokağa indim
Oradan buradan çağırdım işçileri
Tezgâh başından fabrika önünden çağırdım
Az birazı geldi
Çoğu vardiyada kaldı
Tanımış olduk
Kesin hükmüyle devrimin
Ne yapalım ekmek parası diyen sınıfı

Şimdi bu şiiri okuyup da benim sınıf penceresinden bakmadığıma dair yazı döşenecekler olacağını da biliyorum ancak peşin peşin söylemeliyim ben bir kez olsun sınıf penceresinden an bile bakma konusunda tökezlemiş bir insan hiç olmadım, olmam da.

Ne var ki bir çok şeyin nedenini anlamak için daha çok kafa yorulması gerektiği konusunda da her soruya yanıt bulmaya Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) olarak çaba harcıyoruz…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA