turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TAM GAZ NEREYE?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

21 ARALIK 2019

Gün geçmiyor ki AKP ve saray iktidarı yeni bir skandala imza atmasın.

Biliyorsunuz saray iktidarı eliyle Türkiye’de hukukun H’si bırakılmadı. Ancak bu iktidarın bu kadarla da yetinmeyeceği her fırsatta ortaya çıkıyor. Neymiş efendim bazı finans kuruluşları hukuk devleti kurallarına bağlı olarak değil de şeriat kurallarına bağlı olarak denetlenmeliymiş. Bu tartışma öyle haber olup kalmadı. TBMM’de 2020 yılı bütçesi görüşülürken bir AKP’li CHP’lilere seslenerek mevcut hukuk kurallarının yanında şeri hukuku da karıştırarak uygulamaktan söz etti ve arkasından da çok olağan bir şey söylüyormuş gibi CHP’lilere siz niye bundan rahatsız oluyorsunuz diye sordu.

Yani Cumhuriyeti kurmuş olan TBMM’nin çatısı altında işlerin nereye vardırıldığını anlamak açısından bu sözler herkese ama herkese yeter de artar bile. Eğer bu sözler cumhuriyetin kurulduğu yıllarda söylenseydi bu sözlerin sahipleri bilinmeli ki kaçacak delik ararlardı. Şimdi ise adamlar tınmıyor bile ve ülke yönetimini ne hale getirdiklerinin adeta coşkusu içindeymişler gibi bir hava içindeler.

Bu kadarla değil, bir halta yaramaz konumda olan Diyanet şeriat toplantıları yapıyor. Şeriat hükümlerinin Tıp Bilimi ile bir ilintisi varmış gibi sempozyumlar düzenlenerek sanki atılacak adımların provası yapılıyor. Kimin neyi olursa olsun, Emine Erdoğan demek ki arkasında büyük bir güç olduğunu düşünüyor olmalı ki Cumhuriyetle birlikte kaldırılan hilafeti sanki geri getirmişler gibi dünyada halifelik görevini yerine getirdikleri açıklamasında bulunabiliyor.

Yok efendim yok, sanki ülke şeyh, şıh, hacı, hoca ve meczuplar ülkesi olmuş gibi birileri ortalıkta fink atıyor. Tarikatlar, cemaatler, dinci vakıf ve dernekler eğitime el atmış, 4-6 yaş arasındaki anaokulu çocuklarının ve öğrencilerimizin beynini yıkayabiliyorlar. Bu kendini bilmezlerin kimisi din devletinden söz ediyor kimisi şeriat hükümlerinden. Devletin her kademesine yerleştirilmiş olan beceriksiz ve paradan başka hiçbir şeyi tanımayan iş bilmezler akıllarına estiği gibi davranmayı kendilerinde hak sayıyorlar. Bakan hem de Adalet Bakanı olmuş kişi Suriye kökenli bir tarikatın şıhının omuzunu öperek bir yerlere ne kadar dinci olduğunun iletisini vermeye çalışıyor. Sonra da çıkıp bir açıklama yaparak tamam ben o zaman öpmüştüm ama o tarihte milletvekili bile seçilmiş değildim diyerek özrü kabahatinden büyük bir açıklamaya imza atıyor.

Recep Tayyip Erdoğan gitmiş Malezya’da oradaki toplantıya katılan Müslüman devletlerin yöneticilerine bilgiçlik taslıyor. Yok efendim, Müslüman ülkelerde Müslüman Müslümanı kırıyormuş da, yoksulluk diz boyuymuş da, gelir dağılımı konusunda arada uçurumlar varmış da, bir Müslüman ülke ile bir başka Müslüman ülkenin geliri birbirinin 200 katı fazlaymış da, zekât konusunu bir hale yola koymak gerekirmiş de, zekâ verilseymiş yoksul kalmazmış da özetle palavra üstüne palavra dinliyoruz. Hem insan bunları söylerken kendileri yönetime geldiği tarihten bu yana yurttaşlar arasında gelir dağılımı kaç kat artmış nasıl olur da hesabını kitabını bile yapmadan böyle konuşabilir bunun bir açıklaması var mı?

Öyle ya adam bu ülkenin işçisine, emekçisine mal bağışlıyor. Neymiş, hele şu asgari ücret bir tespit edilsinmiş muhterem de jestini yapacakmış. Yeminle söylüyorum her şey şaka gibi. Sen ülkede yoksulluğu ve adaletsizliği arşı âlâya çıkarmışsın, insanlar kuru ekmeğe muhtaç hale gelmişler. Yargıyı doğrudan kendine bağlamışsın, içlerinde varsa vicdan sahibi onu da bir şekilde susturuyorsun sonra çıkıp akılına ne eserse onu konuşuyorsun. Adalet kalmamış, ülke çıkarlarını savunmanın yanından bile geçtiğiniz yok. Amerika ne derse onu yapmak marifetiniz haline gelmiş, durumu eyy meyy diyerek geçiştirmek hüner olmuş.

Sözün özü dün Suriye’nin iç işlerine karışılmış, dinci terör örgütleri arkalanmış. Bugün başımıza ne gelmiş ortada. Sanki bunlar hiç yaşanmamış gibi çıkıyorsun, Libya’da da tıpkı Suriye’de olduğu gibi davranmaktan söz ederek tam anlamıyla bir gaflet sergiliyorsun.

Yok arkadaş yok, bizim eli kanlı Müslüman geçinen katiller için ölüme gönderilecek Mehmetçiğimiz yok. Peki, sizin yaptığınız ne? Mehmetçik sizin bekanız için, eli kanlı dinci terör örgütleri için pekâlâ ölüme gönderilebilir. Gönderilebilir de bu işin bir bedelinin olacağını da unutmamak koşuluyla…

Gün geçmiyor ki AKP ve saray iktidarı yeni bir skandala imza atmasın. Biliyorsunuz saray iktidarı eliyle Türkiye’de hukukun H’si bırakılmadı. Ancak bu iktidarın bu kadarla da yetinmeyeceği her fırsatta ortaya çıkıyor. Neymiş efendim bazı finans kuruluşları hukuk devleti kurallarına bağlı olarak değil de şeriat kurallarına bağlı olarak denetlenmeliymiş. Bu tartışma öyle haber olup kalmadı. TBMM’de 2020 yılı bütçesi görüşülürken bir AKP’li CHP’lilere seslenerek mevcut hukuk kurallarının yanında şeri hukuku da karıştırarak uygulamaktan söz etti ve arkasından da çok olağan bir şey söylüyormuş gibi CHP’lilere siz niye bundan rahatsız oluyorsunuz diye sordu.

Yani Cumhuriyeti kurmuş olan TBMM’nin çatısı altında işlerin nereye vardırıldığını anlamak açısından bu sözler herkese ama herkese yeter de artar bile. Eğer bu sözler cumhuriyetin kurulduğu yıllarda söylenseydi bu sözlerin sahipleri bilinmeli ki kaçacak delik ararlardı. Şimdi ise adamlar tınmıyor bile ve ülke yönetimini ne hale getirdiklerinin adeta coşkusu içindeymişler gibi bir hava içindeler.

Bu kadarla değil, bir halta yaramaz konumda olan Diyanet şeriat toplantıları yapıyor. Şeriat hükümlerinin Tıp Bilimi ile bir ilintisi varmış gibi sempozyumlar düzenlenerek sanki atılacak adımların provası yapılıyor. Kimin neyi olursa olsun, Emine Erdoğan demek ki arkasında büyük bir güç olduğunu düşünüyor olmalı ki Cumhuriyetle birlikte kaldırılan hilafeti sanki geri getirmişler gibi dünyada halifelik görevini yerine getirdikleri açıklamasında bulunabiliyor.

Yok efendim yok, sanki ülke şeyh, şıh, hacı, hoca ve meczuplar ülkesi olmuş gibi birileri ortalıkta fink atıyor. Tarikatlar, cemaatler, dinci vakıf ve dernekler eğitime el atmış, 4-6 yaş arasındaki anaokulu çocuklarının ve öğrencilerimizin beynini yıkayabiliyorlar. Bu kendini bilmezlerin kimisi din devletinden söz ediyor kimisi şeriat hükümlerinden. Devletin her kademesine yerleştirilmiş olan beceriksiz ve paradan başka hiçbir şeyi tanımayan iş bilmezler akıllarına estiği gibi davranmayı kendilerinde hak sayıyorlar. Bakan hem de Adalet Bakanı olmuş kişi Suriye kökenli bir tarikatın şıhının omuzunu öperek bir yerlere ne kadar dinci olduğunun iletisini vermeye çalışıyor. Sonra da çıkıp bir açıklama yaparak tamam ben o zaman öpmüştüm ama o tarihte milletvekili bile seçilmiş değildim diyerek özrü kabahatinden büyük bir açıklamaya imza atıyor.

Recep Tayyip Erdoğan gitmiş Malezya’da oradaki toplantıya katılan Müslüman devletlerin yöneticilerine bilgiçlik taslıyor. Yok efendim, Müslüman ülkelerde Müslüman Müslümanı kırıyormuş da, yoksulluk diz boyuymuş da, gelir dağılımı konusunda arada uçurumlar varmış da, bir Müslüman ülke ile bir başka Müslüman ülkenin geliri birbirinin 200 katı fazlaymış da, zekât konusunu bir hale yola koymak gerekirmiş de, zekâ verilseymiş yoksul kalmazmış da özetle palavra üstüne palavra dinliyoruz. Hem insan bunları söylerken kendileri yönetime geldiği tarihten bu yana yurttaşlar arasında gelir dağılımı kaç kat artmış nasıl olur da hesabını kitabını bile yapmadan böyle konuşabilir bunun bir açıklaması var mı?

Öyle ya adam bu ülkenin işçisine, emekçisine mal bağışlıyor. Neymiş, hele şu asgari ücret bir tespit edilsinmiş muhterem de jestini yapacakmış. Yeminle söylüyorum her şey şaka gibi. Sen ülkede yoksulluğu ve adaletsizliği arşı âlâya çıkarmışsın, insanlar kuru ekmeğe muhtaç hale gelmişler. Yargıyı doğrudan kendine bağlamışsın, içlerinde varsa vicdan sahibi onu da bir şekilde susturuyorsun sonra çıkıp akılına ne eserse onu konuşuyorsun. Adalet kalmamış, ülke çıkarlarını savunmanın yanından bile geçtiğiniz yok. Amerika ne derse onu yapmak marifetiniz haline gelmiş, durumu eyy meyy diyerek geçiştirmek hüner olmuş.

Sözün özü dün Suriye’nin iç işlerine karışılmış, dinci terör örgütleri arkalanmış. Bugün başımıza ne gelmiş ortada. Sanki bunlar hiç yaşanmamış gibi çıkıyorsun, Libya’da da tıpkı Suriye’de olduğu gibi davranmaktan söz ederek tam anlamıyla bir gaflet sergiliyorsun.

Yok arkadaş yok, bizim eli kanlı Müslüman geçinen katiller için ölüme gönderilecek Mehmetçiğimiz yok. Peki, sizin yaptığınız ne?

Mehmetçik sizin bekanız için, eli kanlı dinci terör örgütleri için pekâlâ ölüme gönderilebilir.

Gönderilebilir de bu işin bir bedelinin olacağını da unutmamak koşuluyla…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA