turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DİNCİ TAKIMININ YALANLARI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

25 ARALIK 2019

Son zamanlarda AKP ve saray iktidarının eşelendiğinde yolsuzluklarının ortaya çıkması halk tarafından anlaşılmasın düşüncesiyle yepyeni bir kampanya başlatıldı.

Yerel yönetimlerde seçimi yitiren AKP, seçimleri kazanan CHP’li belediye başkanlarını karalamak için her yola başvuruyor. Bugünlerde en çok yüklenen belediyeler isi henüz 6 ayı bile doldurmamış olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 8 ayın içinde olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş üzerinde yoğunlaşılmış durumda. Televizyonlar yalanlar uydurup pislik atma yarışına girişmişler. Hem de kendi Dönemlerinde yaşanmış olan vurgun, soygun rüşvet ve irtikapları bile sanki bugün yaşanmış gibi göstererek yığınları kandırmaya çalışıyorlar. Gazeteleri derseniz utanılacak denli pislik kusuyor.

Aslında bu yaklaşımın önünün kesilmesi zor değil. Geriye dönük ne kadar benzer yolsuzluk yapılmışsa dosyalar çıkarılmalı halkla paylaşıp doğrudan sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmalıdır. Ki o zaman onlar en iyi savunma şekli saldırıdır diye bu tür bir yönteme başvuruyorlar ya göreceksiniz kendilerini savunmak zorunda kalmaktan karalama kampanyalarına bile zaman bulamayacaklar.

Örneğin Şu Sinan Aygün sorunu. Neler yaşanmış, nasıl yaşanmış, kimlerin zamanında CHP’den geçmişte milletvekili olduğu halen de CHP üyesi olduğu halde İ. Melih Gökçek’le ilişkisi, belediyeden işlerini nasıl yaptığı o kadar belirginken, bir başka deyişle Ankara’yı soyanların arasında bulunurken kalkıp diktiği kuleleri ile ilgili önü kesilince nelere başvurduğunu görmüş olduk. Tamam da, bu tür adamların CHP’de işi ne? Haydi, burada bir yanılgı yaşandı diyelim, Çankaya İlçesi’nde oyların %70-75’ni alan CHP’nin Sinan Aygün ve kız kardeşi Sibel Aygün’den beklediği nedir ki böylelerini partiye toplayıp sonra da vurgun vurma isteği engellendiği için ortalığı birbirine katmasına izin verilebiliyor? Tabi burası CHP’lilerin bileceği iş tamam da bu kadar da olmaz ki?

Şu yandaş ve yalaka basının bugünkü sayfalarını karıştırın ne büyük pislik atma makinelerine dönüşmüşler bir görün. Bazı gazeteler sanki CHP aşkına düşmüşler gibi kimleri nasıl partiden kovduklarının dertlerine düşmüşler ve onların isimleri ile Akit gazetesi CHP’yi yaylım ateşine tutuyor. Kanal İstanbul Projesi’ni savunacak bir yol bulamıyorlar da bazı isimler üzerinden CHP’yi vurmaya kalkışmışlar. Neymiş efendim Menderes şöyle demiş de, Turgut Özal böyle demiş de şimdi de CHP köprülere, tünellere son olarak da Kanal İstanbul’a karşı çıkıyorlarmış. Verdikleri isimlere dikkat edin. Menderes dönemi Amerikancılığın, vurgunun, talanın tavan yaptığı dönemdir. Turgut Özal dönemi ise akıllara durgunluk verecek denli Amerikan yanlısı bir politika izlenmiş ve vurgunlara sonuna kadar kapı aralanmıştır. AKP iktidarı zaten bu saydıklarımızın katmerlisinin yapıldığı bir dönemdir ki Kanal İstanbul’la birlikte de her şeyin tepesine tüy dikilmek istenmektedir.

Bir düşünün ülkede işsizlik tavan yapmış, iş isteğinde bulunanlara öyle sözler söyleniyor ki aklın fikrin alacağı şey değil. Öyle ya Recep Tayyip Erdoğan, “devlet herkese iş bulmak zorunda değildir” derse Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu niye, “Kendimi atarım diyenleri almıyoruz, ‘atla’ diyoruz” demesin ki.

Bir düşünün işsizlik fonu işsiz kalan işçiler için toplanan paralardan oluştuğu halde, işinden atılan işçilere ödenen paranın 9 milyar civarında kaldığını, bu paradan 20 milyara yakınının ise patronlara koltuk çıkıldığını görüyoruz. Sizce ne memleket değil mi? Açlık ve yoksullukla boğuşan emekçilere gelince kapıyı kapat, hiçbir hakkı olmadığı halde işverene gelince kapıyı sonuna kadar aç ve onlara işçinin parasını peşkeş çek.

Şimdi yazımızı toparlarsak dün yazdım, yine yazıyorum. AKP’den devralınan bütün belediyelerde verilen ihaleler, yapılan haksız ödemelerle ilgili bütün dosyalar mercek altına alınmalı, ayrıca parası ödenmeyen ihaleler var ise onların dosyası da inceleme sonuna kadar paraları ödenmeyerek bekletilmelidir. Bunların içinde de varsa bir dümen savcılığa suç duyurusunda bulunmak için harekete geçilmelidir.

Yoksa yavuz hırsız ev sahibini bastırır oyunu ile bugün AKP ve saray iktidarı ortalığı velveleye vermekte ve ortalığı kirletmektedir. İşte buna kesinlikle izin verilmemelidir.

Hani bir laf var halkımız plandan anlamaz ona pilavdan söz etmek gerekir diye, işte halkımıza planın da pilavın da ne olduğunu bir güzel anlatmak herkese en çok da sosyalistlere düştüğü gerçeğinden hareketle elimizden geleni yapmalıyız derim o kadar.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA