turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GİDİŞ NEREYE?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

11 ŞUBAT 2020

Her gün benzer şeyleri yaşaya yaşaya hepimize bir hâl oldu. Yineleye yineleye öğrenmek diye bir şey var ya işte bu aklı kıt cahillerin tek yaptıkları ve de iyi yaptıkları şey o. Çünkü binlerce kez yinelenen Sübaneke’yi kimse unutmaz. Yineleye yineleye tekerleme haline gelmiş olan Allahümme inna naste inike’de öyle, ya Allah Bismillah Allahüekber de.

İşin daha da kötü olanı nedir biliyor musunuz?

Şu dinci imancı takımının her gün Allah’ı da işin içine sokarak cinsel fantezilerini sürekli olarak açıklıyor olmaları. Sonra olmadık şeylerden kendilerine cennetin kapılarının açık tutulacağına dair aldatıcı bir sürü alalamalar. Cennete gidilirse, köşklerden, saraylardan, bal, süt, şarap vb. şeyler akacak ırmaklarından ve huri kızlarından dem vuruluyor olması da cabası. Adamlar utanmasılar çıkıp kesinlikle TOKİ’nin öbür tarafta yaptığı binaların bile satışını yapmaya kalkacaklar. Ortaçağ’da Hıristiyanlık bu kafa ile az cennet tapusu dağıtmadı hani. Şimdi bu haller İslamiyet’in hiç değişmeyecekmiş gibi görünen yazgısı haline getirildi.

Bir sürü yalancının, hilebazın ve ahlaki düşkünlük içinde olan zerzevatların Kuran kurslarına yardım ettiklerinde ne biçim ödüllendirileceğini sözüm ona cumhuriyetin bir kuruluşunun başında olan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş söylüyor.

Neymiş efendim Kuran ve Hafızlık kurslarının bulunduğu yerlere şeytanlar uğrayamazlarmış. Şeytan ne diye buralara uğrasın değil mi? Zaten buralardakilerin çoğu şeytana pabucunu ters giydiren kimseler değil mi? Şeytanın, buralarda dolaşıp pabucunu ters giydirecek olanlarla yüz yüze gelmeyi göze almaya kalksın aklı mı yok?

Herkesin bildiği AKP ve sarayın bilinenleri tersinden okuduğu bir tarih yaşanmış geçmiş ama yaşananları siz unutsanız bile tarih asla unutmaz. Osmanlı borçları nedeniyle Filistin topraklarını Siyonistlere satan adam olarak belgelerle kanıtlı olan padişah kimdir desek pek çoğumuz bunu bilmiyor olabiliriz, bunda bir masumiyette vardır, ancak cin oğlu cin AKP ve saray çevresinin bunları bilmiyor olması düşünülemez. Bu padişah Abdülhamit olduğu bilindiği halde inkâr edilmesinin de ötesine geçilerek Abdülhamit bizlere yutturulmaya çalışılır niçin?

Tamam, sizlerin bin yıl geçse kafanızdaki taşlaşma kolay kolay değişmez, bunları anladık da tarihçilerin ve tarihi belgelerin söylediklerini nasıl inkâr edip işin içinden sıyrılacaksınız anlatabilir misiniz?

İstanbul’da Saadet Partisi Kudüs Mitingi yaptı. Bu mitingi yapıyor olmasının nedeni nedir?

Trump’la Netanyahu’nun yüzyılın anlaşması dedikleri Kudüs’ün İsrail toprakları olarak ilan edilmesi değil mi?

Peki, Filistin toprakları Abdülhamit döneminde kimindi?

Osmanlıların değil miydi?

Bu toprakları Siyonist tüccarlara borç karşılığı satan irade neydi?

Abdülhamit iradesi. Öyleyse dün yapılan Kudüs Mitingi’nde Abdülhamit’in posteri ne halt yemeye asılmıştı da bu posterin altında Kılıçdaroğlu, İmamoğlu birer konuşma yaptılar?

Birlikte olmak için karşılıklı duyarlılıklar gözetilmesi gerekmez mi?

Eğer gerekiyorsa Saadet niye bu duyarlılığı göstermediği halde mitingi gidilip boy gösterilmiştir?

Arkadaşlar AKP ve sarayın Suriye politikası yinelene yinelene Sübhaneke’ye döndü. Girdik, giriyoruz, hadlerini bildireceğiz, kim Suriye politikamıza karşıysa gafildir, haindir açıklamaları neyin nesidir?

Onca kafa koparıcı katillerle TSK’yı aynı çuvala sokarak İdlib sokaklarında yan yana bulunmalarının anlaşılır bir yanı var mıdır?

Ya da şöyle soralım bu politikaları ülkemizin başına bela eden AKP ve saray iktidarı değil midir de muhalefet olarak kimse doğruları söylemeye cesaret edemez hale getirilmiştir ya da nasıl getirilmiştir.

Bugün sarayın yanlış politikaları yüzünden ülkemizin evlatları orada yaşamlarını yitiriyor. Gelen ölüm haberleri ile birlikte konu daha da duyarlı bir noktaya sıçratılmıştır. Bu yüzden de muhalefet bile doğruları söylemekten çekinir olmuş sanki AKP ve saray iktidarının politikaları doğruymuş olgusu yaratan açıklamalar yapmaya kalkışılmaktadır. Biz yine de söyleyelim, hangi muhalefet hangi kaygıları taşıyarak durumu idare eder tarzda açıklamalar da yapsalar biz sosyalistlerin duruşu da olaylara bakışı da değişmez. Bugün sürdürülen politikalar yanlıştır, bu yanlışlık yüzünden göreceksiniz sonuçları da ağır olacaktır. Bu gerçekleri söyleyememek ve yutkunmak nasıl bir şeydir ve de nasıl bir hayırlara vesile olacaktır? Bu konu ile ilgili olarak yazdıklarımız nedeniyle CHP’lilerin ve diğer muhalefet takımının kamuoyuna açıklama borcu yok mudur sizce?

Evet, bugün yalaka ve yandaş basında yaşamlarını yitiren çocuklarımız için boy boy “Bu Vatan Kimin” şiirinden de esinlenilerek ‘Bu vatan toprağın kara bağrın sıra dağlar gibi duranlarındır’ benzeri güzellemeler düzenler niye o toprağın kara bağrında kendileri kahraman kahraman yatmıyorlar da hep bu ülkenin yoksul halkının çocukları hem de AKP ve sarayın kendi geleceği için kara toprağın bağrına düşüyorlar bunun bir açıklaması var mı?
Ortada ülke savunması falan olsa anlaşılır elbette ama ortada emperyal güçlerin politikalarına payanda olmanın ötesine geçmeyen ve de AKP’nin iktidarda kalma çabasına yarayacak bir durumun olmasını anlamak bu kadar mı zor?

Ortada emperyal oyunlar ve AKP’nin fetihçi kafası var.

Bu yüzden de AKP ve saray iktidarının yürüttüğü hiçbir politika ile örtüşülmesinin olanağı yoktur.

Kim ya da kimler; ama, fakat gibi kıvırma sözler ederse AKP ve emperyal güçlerle suç ortaklığı yapmaktadır bu da böyle bilinmelidir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA