turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TEHLİKELİ SÖZLER

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 ŞUBAT 2020

AKP ve saray iktidarının bugüne kadar hiçbir konuda tutarlılığına rastlamış değiliz. Yeri geliyor bizim başkalarının topraklarında gözümüz yok deniliyor, aynı gün içinde söylenenler unutulup bu kez de iktidar ecdat yadigârı topraklardan söz ederek ilhak sözüne rahmet okutacak sözler söylüyor. İnsan çok hırslandığında kontrolü yitirir ve hangi kötü işleri yaparsa o zaman yapar ya Recep Tayyip Erdoğan’da da aynı tutum belirgin bir şekilde görülüyor.

Neymiş efendim “Esed adam değil”miş. Şöyle bir araştırın bakalım hangi ülkenin en tepedeki adamı bir başka ülkenin en tepedeki adamına bu sözlerle sesleniyor ki Recep Tayyip Erdoğan bu sözleri rahatlıkla kullanabiliyor?

Bir kez atılan adımların bir tutarlılığı bir seviyesi olması gerekmez mi? Ama ne gezer bir tarafta kendisi önüne kim çıkarsa içerde ve dışarda demediğini bırakmıyor, diğer yandan da en küçük bir eleştiriyi bile hakaret sayarak yurttaşlar hakkında sürüyle dava açtırıyor. Bir örnek verelim; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ni kast ederek ne diyor Erdoğan?

CİBİLLİYET FUKARASI!

Nasıl, bu söz eleştiri sınırları içinde söylenen bir söz mü sizce? Değil tabi de, ne olacak ki nasıl olsa elinin altında istediği gibi karar aldıracağı bir yargı bulunduğu için oldukça rahat davranıyor. Hani yok mu, pek çok davada eleştirilen yargının durumu karşısında iktidarın ileri gelenleri çılgına dönüyorlar niyeyse. İyi de bu yargı değil mi iktidarın istediği bir doğrultuda karar verirse alkışlanan, tersine içlerinde hukukun gerektirdiği şekilde karar verenler olursa yerin dibine batırılmakla da kalmayıp HSK harekete geçirilerek haklarında kararlar çıkarılan.

Bakın, bu eleştiriler karşısında Adalet Bakanı Gül ne söylemiş? “Yargıya kimse hakaret edemez” derken Gül, yaşanan onca çelişkiden niye habersiz ki? Üstelikte kimsenin kimseye hakaret ettiği falan yok, tam tersine yargının içine düşürüldüğü konum eleştiriliyor. Hem bütün bunlarda ne var ki her yurttaşın bir şekilde yargının kapısına işi düştüğünde adaletli davranılacağını düşünmesi kadar doğal ne olabilir ki insanların yaşadığı tedirginlik hiç noktasına indiriliyor?

Konuşacağımız şeyler çok aslında. Bir düşünün; İdlib’te bulunuşumuzu açıklamakta zorluk çeken Recep Tayyip Erdoğan ne dolambaçlı sözler ediyor öyle. Hem bu sözlerin ne anlama geleceğini kavramak için çok mu üstün zekâlı olmak gerekiyor? Bir bakıyorsunuz başkalarının topraklarında gözümüz yok denmiş, bir bakmışsınız ki her yer ata yadigârı topraklar olarak görülüyor. Bulunulan yerden çıkılmayacağını belirten sözler bastıra bastıra söyleniyor.

İdlib’i konuşuyoruz, TSK’nın orada bulunması üstelikte İslami terör örgütleri ile birlikte iç içe savaşın içine girilmesi hem Türkiye hem de dünya kamuoyuna anlatılabilir mi? Haydi, ne iç ne de dünya kamuoyu iplenmedi diyelim, karşılaşılacak sorunlar hiç mi hesaplanmaz da veryansın savaş naraları atılır durulur. Bir gece ansızın gelebiliriz derken o bölgede resmen savaş oluyor savaş. Tanklar imha ediliyor, askerlerimiz yaşamlarını yitiriyor, buradan yapılan açıklamalara bakılırsa kanları yerde kalmadı denilerek şu kadar rejim askerini hallettik sözleri gümbür gümbür söylenip duruyor. Haklılığı haksızlığı bile geçtik; peki, karadan savaşa sürülen askerlerimiz havadan desteklenebiliyor mu? Erdoğan’ın söylediği kadarıyla desteklenemiyor. Durum buysa yaşanacak şeyler bir cinayet değil midir? Neymiş efendim o sorunla da ilgileniliyormuş. İyi de Rusya sana o sahayı kapattığına göre bu sahayı nasıl açacağını düşünüyorsun? Rusya’dan aldığınız S-400 boruları ile mi yapacaksın bu işi yoksa kapısında fır döndüğün Amerika’nın patriotlarıyla mı?

Gördüğünüz gibi hangi konuya değinseniz iflas etmiş bir iktidar yüzüyle karşılaşıyorsunuz. Hani sürekli Fetöcü sensin siyasi ayağı şu bu gibi tartışmalar yapılıyor ya şimdi de kalkmış Recep Tayyip Erdoğan 15 Temmuz akşamı kim neredeydi yakında HTS kayıtları da açıklanarak aklınca bir yerleri tehdit ettiğini sanıyor. Haydi diyelim ki bu konuda küçücük bir içtenlik yok, yok olmasına da olduğunu kabul edelim.

Peki, niye meclis araştırması ile bu HTS kayıtları ve diğer başka konular açıklığa kavuşturulmadı?

Başkaları soruyor bir kez ben soruyorum; söyler misiniz; o gün bakanlarınız neredeydi?

Buyurun açıklayın açıklayabilirseniz.

Her gün başkalarını susturmak için bir gün önce söylediğinizi bir gün sonra unutarak yaptığınız açıklamalar büyük çelişki Sayın Erdoğan büyük çelişki…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA