turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ŞİKAYET…ŞİKAYET…ŞİKAYET

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

21 NİSAN 2020

Yerel seçimlerde halk size niye oy verip Türkiye’nin en 11 büyükşehir belediyesini kazandırdı?

Kazandırdı, çünkü AKP ve saray iktidarının yapıp ettiklerinden gına gelmişti. Kazandırdı, çünkü AKP’nin elindeki belediyelerin iktidar, cemaat ve tarikatların arpalığı olmasını istemiyordu. Kazandırdı, çünkü daha iyi hizmet almak ve yaşanılan onca haksızlığın önüne geçilsin istiyordu. Gerçekler bütün çıplaklığı ile ortadayken bile AKP ve saray iktidarı İstanbul’u CHP’ye vermemek için her türlü zorbalığa başvurduğu gibi yargıyı da istediği gibi ayarlayarak zorla İstanbul’u almak istediyse de bu kez daha açık ara ile seçimleri yitirdiği için sonuçları sineye çekmek zorunda kaldı.

Çekti de ne oldu?

CHP’li ve HDP’li belediyeleri hedef tahtasına koyarak HDP’li belediye başkanlarını görevden alıp yerlerine daha önce ne yaptıklarını yakından bildiğimiz neredeyse aynı kimseleri kayyum atadı, CHP’li belediyeleri ise çalıştırmamak için elinden ne geliyorsa uygulamaya başladı. Belediyelerin payını mı kesmedi, kazanç alanlarını mı daraltmadı, imar yasasının onca kırpılmış maddeleri ile bile yetinmeyerek ya doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’ın yetkisine bıraktı ya da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na aktararak CHP’li belediyeleri işini yapamaz hale getirmek istedi.

Dolayısı ile ulaşımdan tutun da diğer alt yapıların yapılmasına kadar belediyeleri zora sokup halkın gözünden düşürmek ve CHP’yi seçtiniz ya gördüğünüz gibi bunlar hiçbir şey yapamıyor demek için zorbalığın dışında hiçbir kuralla açıklanmayacak yol ve yöntemlere başvurdu. Bütün bunlar yetmezmiş gibi AKP ve ortağı MHP’nin dışındaki belediyeleri sanki bu ülkenin düşmanıymış gibi göstermek için yapmadığını bırakmadı. Zorbalığı öyle boyutlara çıkardı ki çevre yağmasını sürdürmek için belediyeleri yetkisiz kıldı.

Bu iktidar döneminde bozulmayan hiçbir şey olmamasına ekonominin tepetaklak gitmesine karşın iktidar ülkeyi zorbalıkla yönetmeyi olağanmış gibi diyebiliriz ki neredeyse yığınlara kabul ettirdi. Bütün olumsuzluklar yaşanırken iktidar seçeneği konumunda olan CHP ise bütün yapıp etmesi gereken görevleri mecliste Salı toplantılarına ve parti genel merkezinde genel başkan yardımcılarının basın açıklamalarına kilitleyerek Recep Tayyip Erdoğan’a ve partisine laf yetiştirmekle sınırladı.

Bugün artık neredeyse korona virüs salgını çıktıktan sonra başka bir şey konuşamaz hale geldik. Korona virüs için şu mu yapılmalı, bu mu yapılmalı, bilen bilmeyen herkes konuşur oldu. Öyle bir hava yaratıldı ki neredeyse bıkkınlık yaratıldı desek abartılmış olmaz.

Şu an ülke emekçileri ve halkı öyle zor günler geçiriyor ki ne kadar anlatsanız yetersiz, kime ne söyleseniz boşa söylemiş gibi oluyorsunuz. İktidar, iktidar gücünü kullanarak bir kez daha kendisini destekleyenler dışında herkesi “hain” ve “terörist” olarak suçlamakla kalmadı, CHP’li belediyelerin atacağı her adımı baltalama yoluna gitti. Hesaplarına el koydu, yardım dağıtılmasını engellemek için kolluk kuvvetlerini kullandı. Çok eskilerden beri süregelen aşevlerini kapattı. Korona virüsle mücadele için hiçbir adıma izin verilmedi. Örneğin Adana Büyükşehir Belediye’sinin fuar alanını hastaneye çevirme girişimine bile katlanamayıp Sağlık Müdürü aracılığı ile kapısına kilit vurdurttu. Halka ekmek dağıtımını yasakladı, yiyecek yardımının dağıtılmasını kimi yerlerde engelledi kimi yerlerde ise engellemeye girişti. Bu konuda ısrarlı davranan İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlarının hakkında soruşturma başlattı.

Oysa Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın selamı var denilerek hem AKP örgütleri hem de AKP’li belediye başkanlarıyla bir toplantı yapıp korona virüs olayını iyi değerlendirmeliyiz diyen Recep Tayyip Erdoğan belediyeler aracılığı ile partisine güç kazandırmak için harekete geçilmesini emretti. Şu an CHP’li belediyelere her şey yasakken AKP’li belediyeler CHP’ye yaptırmadıkları yardım işini hız kesmeden devam ettiriyor.

Uzatmayalım, “Biz Bize Yeteriz TÜRKİYEM” sloganıyla iktidar halktan para toplamayı sürdürürken bu işin içine Acun’un SURVİVOR yarışması aracılığı ile bile telefon mesajları üzerinden iktidara para aktarılır, tarikatlar, cemaatler, dini vakıf ve dernekler tarafından bağış toplanırken iş başta CHP belediyelerine ve diğer muhalefet belediyelerine gelince hem yasaklanıyor hem de bu belediyeler teröristlikle suçlanarak devlet içinde devletmiş gibi gösterilmeye çalışılıyor.

Bu gerçekler ışığında bir değerlendirme yapacak olursak diyebiliriz ki ortada iktidarın uyduğu ne kural ne de hukuk mukuk söz konusu bile olmadığına göre sözümüz CHP’yedir, her olup bitene bir açıklama yaparak bu işlerin nasıl üstesinden geleceğini mi düşünüyor acaba? Hiçbir şey yapma, sadece açıklamalarla yetin ama güç karşı hakkın olan konularda bile ne yapalım bizi iktidar engelliyor diyerek mücadele ettiğin san…

Bu yüzden diyoruz ki hiçbir konuda kararlı değilsiniz. Son çıkarılan af olayında bile oy kullanan 19 milletvekiliniz vardı o milletvekillerinden birisinin de yanlışlıkla evet oyu verdiği söyleniyor. O zaman şunu yapacak iradeye sahip değilseniz bırakın bu işi bu halkta boyun eğecekse eğsin iktidara karşı mücadele edecekse etsin…

Mış gibi yapmanızdan herkes bıktı herkes…

Bu yazdıklarım karşısında birçokları şimdi zamanı mı CHP’ye yüklenmek diyebilir.

Bunun kabul edilecek yanı yoktur. Yoktur çünkü bugüne kadar birileri dönüp bize hep zamanı mı diye bize eleştiriler yönelttiler.

Açık açık söylüyoruz; şimdi zamanı mı, olmadı şimdi zamanı mı, olmadı yine şimdi zamanı mı deyip durmayın ne zaman zamanıysa buyurun siz söyleyin o zaman zamanını da…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA