turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NE OLACAK BU BAŞ BELASI İHTİYARLARIN HALİ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 NİSAN 2020

Her zaman egemenler günah keçisi bulurlar. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Kur’an ayetlerine dayanarak felaket ve koronavirüs gibi salgınlara cinsel tercihleri farklı olanların neden olduğunu söyledi ve tam anlamıyla Cuma vaazında kin ve nefret söyleminde bulundu. Arkasından da eleştirilere karşı AKP ve sarayın cümlesi harekete geçerek atıp tutmaya başladılar ve bizlere Müslümanlık dersi verip kendileri gibi düşünmeyenleri tehdide yönelerek atılan ve de atılacak adımların neler olabileceğini oturup bir güzel ortaya koydular. Daha da önemlisi nedir biliyor musunuz; kendilerini Müslüman sayanların kullandıkları kabalığın yanında ne kadar ahlaki değerlerden yoksun olduklarını gösteren bir tutum sergiliyor olmalarıdır. Üstelik de çocuklara tecavüzden tutun da kadınlara karşı tecavüz ve öldürme olaylarına kadar varan suçların çoğunlukla kimler tarafından işlendiğini anlamak mı istiyorsunuz gidin o zaman bakın adliyelerdeki sonlanmış veya süren suç dosyalarına. Bu durumda Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hem suçlu hem güçlü psikolojisi içinde davranmış olmuyor mu sizce?

Evet, madem bilim sizi ilgilendirmiyor o zaman bir fetva da yaşlılar için verse de hepsini evlerine kilitleyip öylece bırakıp onların da icaplarına bakılsa olmaz mı? Bu konuda virüsün ülkemizde ilk konuşulmaya başlandığı günlerden başlayarak bugünlere kadar yaşlılarla ilgili neler neler söylendiğini ve nasıl davranıldığını görmüyor muyuz? Hani bilime inancımız tamdır tam olmasına da onların yaşlılarla ilgili söyledikleri nedeniyle yaratılan ortamı da hepten yok sayamayız.

Dikkat ederseniz ilk kez yazımda yaşlılar tanımlamasını kullanıyorum. Oysa bugüne kadar tüm yazılarımda 65 yaş üstü diye yazıyordum. Şimdi bu görüşümü değiştirdim neden mi toplumun özellikle pek çok kesimi zaten yaşlılar sözünü çok da saygınlık anlamında kullanmıyor. Bu yüzden de ben de diyorum ki 65 yaş üstü desek ne, yaşlılar desek ne olur. Gerçekleri alalayınca sorunlar çözülmüş mü olacak? Ya da ne bileyim, ikiyüzlülüğün yerini saygı ve sevgiye mi bırakmış olduğunu düşüneceğiz?

Şu virüs salgını gösterdi ki yaşlı sayılanlar tam anlamıyla hiç yerine konmaktadırlar. Bu yüzden de ne onların eve tıkılarak hapsedilmesi bir sorunmuş gibi görülüyor ne de salt evde oturmaktan kaynaklı başka hastalıklarla boğuşacağı düşünülüyor. Sadece onlara denilen “evde kal sağlıklı kal.” İyi de be ülkenin büyük büyük yöneticileri sizler kaç yaşındasınız ha sizler kaç yaşında? Elinizde bulundurduğunuz güçle kendinizi bir üstünlük makamına atmış istediğiniz gibi davranıyorsunuz da geriye kalan milyonlar ne olacak? Şimdi daha açık bir soru sorayım:

Recep Tayyip Erdoğan ya da Mustafa Şentop kaç yaşında? Peki, bunlar 23 Nisan etkinlikleri dolayısı ile niye güvenlik mesafesi falan tanımadıkları gibi maske bile takmadılar da Erdoğan çocuklarla haşir neşirdi, Şentop’ta onca insanın içinde ala bilmem ne gibi yürüyordu?

Şimdi işin özüne gelelim; madem virüsün yayılmasını önlemek için genel anlamda tedbirler almadınız, bu işin içine sadece yaşlıları ve 20 yaş altı çocuklarımızı koydunuz, bu durumda da virüsün yayılması için önlem almış olmuyorsunuz ama birilerine mahkumiyet kararı verebilme hakkını kendinizde niye görüyorsunuz? Yoksa sizler kendinizi koruma bağlamında çok daha bilinçli ve disiplinli mi sayıyorsunuz? Haydi diyelim ki öylesiniz öyleyse neden 23 Nisan günü bu denli aykırılığı milyonlarca insanın gözünün içine soka saka göstermeye çalıştınız?

Bu ülkenin insanlarına biz ne söylersek ona uyarlar. Uymayanları da para cezası ve emniyet güçleriyle korkutur olmadı içeriye atar çıkarız işin içinden diye de düşünüyor olabilirsiniz. Söylüyorum size bunu sürgit devam ettiremezsiniz. Neden diye soruyorsanız size söyleyeyim. Sayıları giderek azalsa da ülkede hala yüzbinlerce 68’liler ruhu taşıyan insanlar var. Bunlara bir de 78’lileri eklediniz mi bunlarla öyle kolay baş edeceğinizi düşünmeyin. Bakın size söylüyorum sözünü ettiğim kesimlerin neredeyse büyük bir bölümü yaşamın içinde. Elini ayağını dünya işlerinden çekmiş sabahtan akşama tespih çevirerek ne zaman hakkın rahmetine kavuşacağı hesabı yapıp durmuyor. Eğer siz bu virüsü önlemek için köklü bir çözüm yolunu uygulamayacaksanız ki uygulayamazsınız çünkü bunu uygulayacak ekonomik güç ortada bırakmamışsınız, o zaman da insanlar sizin emrinizi, cezanızı, güvenlik güçlerinizi dinlemez kendi güvenlik önlemlerini alırlar ve sokağa da çıkarlar. Çünkü her konuda olduğu gibi bu kuşaklar kesinlikle sizlerden çok daha bilinçli ve ne yapacaklarını gayet iyi bilen insanlardır.

Bu konu ciddi şekilde ele alınır, bir karara varılır ya da kimse sizin koyduğunuz mahkumiyet kararını sineye çekip sonsuza kadar evinin bir köşesinde kuzu kuzu oturamaz...
TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA