turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİZ BUNA DEMOKRASİ Mİ D İ Y O R S U N U Z ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

08 MAYIS 2020

AKP ve saray iktidarı ile birlikte Türkiye’nin nereye sürüklendiğini anlatmaya bile gerek yok. Gerek yok çünkü her şey bütün çıplaklığı ile ortada. Ekonomi çökmüş, yoksul daha yoksul, yandaş zenginler ise paraya para servete servet demez hale gelmişler. En basit sorunların bile üstesinden gelinemediği gibi bugüne kadar söylenen ne varsa hiçbiri ama hiçbiri ne denildiği gibi oldu ne de sorunların üstesinden gelinebildi.

İktidarın kullandığı dile bakarsanız kendi dışındakiler için söylediği her söz diyebiliriz ki evrensel insan haklarına da aykırı, mevcut anayasaya da. Eğer kim bu yaşananlara eleştiride bulunursa onlara baskı da hazır zulüm de. Bir zamanlar ülkemizde 141-142. Maddeler vardı. İşte bu maddelerden kim muhaliftir bir yolu bulunur ve bir sınıfın bir sınıfa tahakküm vs. denilerek cezalar yağdırılırdı. Şimdi bu yasalar yok fakat bu yasalara rahmet okutacak yeni yasalarla insanlarımıza dünyanın kaç bucak olduğu gösteriliyor. Dil, din, ırk, cinsiyet vb. konularda ayrımcılık yapmak suçtur elbette ama bu yasa bile sözü edilen konulara yönelik işletilmiyor da muhalefeti susturmak için öyle komik gerekçelerle kullanılıyor ki ağzınız açık kalır.

Bildiğimiz gibi muhalif basın baskılar konusunda başı çekiyor. Gazeteciler kollarından tutulup tutulup içeri atılıyorlar. Suçlamalara bakıyorsunuz komik, hazırlanan suçlama dosyalarının içeriğini okuyorsunuz güler misin ağlar mısın bir anlayış söz konusu. Ülkede af çıkarılıyor bazıları içerde kalsınlar düşüncesi ile yasaya özel maddeler konulmuş. Bu yüzden de en adi suçlara haydin dışarı denilirken gazetecilere siz içerde kalacaksınız deniliyor.

İş bu kadarla mı sınırlı? Elbette değil. Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarını alt alta yazın sonra ne anlama geldiğini düşünün göreceksiniz ki bu sözlerin hemen tamamı ülkede demokrasinin kırıntısını bile ortada bırakmayacak sözlerdir ama hiç mi hiçbir yaptırımı da yoktur, doğru mudur, değil midir diye bile tartışmanız başınıza ummadığınız belalar açacaktır. Onca kışkırtıcı sözleri Erdoğan’dan işitiyoruz ama suçlananlar her ne hikmetse muhalefet oluyor. Söze CHP zihniyeti diye başlayan ve CHP’nin tasfiyesini içeren sözler ne ayrımcılık oluyor ne yasalara aykırı bulunuyor ama CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu iktidarın gönderileceğini söylediği için darbeci sayılıp ölümle tehditten tutun da darbeci olmaya varıncaya kadar bir sürü saldırıya uğruyor. Oysa AKP’nin İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak Kaftancıoğlu için ne diyor. “Boğazın suları serin, yazın da derin.” Bu kişiye bu sözleri söylediği için gözünün üstünde kaşın bile var denmiyor. Önceki gün kavanozlarda mermi ile resim çektirip CHP’lileri öldürmekten söz eden AKP Kadıköy Gençlik üyesi olduğu söylenen kişi sorguya çağrılıyor fakat güle güle denilerek evine uğurlanıyor. Daha benzer bir sürü örnek verebiliriz.

TELE 1 hemen her gün RTÜK’ten para cezası yiyor. Öyle suçlamaları var ki aklın alacağı şeyler değil. RTÜK bu haliyle belli ki iktidardan aldığı emir kuluyuz hesabından bir görevi yerine getiriyor da bu durumda ülkemizde yaşananlar ne anlama geliyor? Halk TV’ye para cezası ile birlikte Şirin Payzın’ın programı için 5 kez yayın durdurma yasağı konuluyor. FOX TV’de benzer bir ceza ile karşılaştı. Son olarak da Haber Türk’e bir ceza verildi benzer gerekçelere dayandırılarak.

Tamam, bunların hepsini bir yana koyalım ve soralım AKP ve saray iktidarı ne yapmak istemektedir? Bundan böyle bu iktidarı iktidardan göndermek isteyen herkes suçlu yerine konulup susturulacak mıdır? Bundan böyle AKP ve saray iktidarı seçim yapılıp yapılmayacağı konusunda ne söylemektedir? Yoksa bize anlatmak istediği siz ne yaparsanız yapın bundan böyle ben iktidarda mı olacağım demektedir? Bunun için mi herkesi susturup ortaya korku salıp ya oturursunuz oturduğunuz yerde ya da karşılığını görürsünüz mü demek istiyor? Eğer gelinen nokta bu özetlenecek biçimdeyse ve böyle sürecekse bu rejimin adı bizce bellidir de sizce nedir?

Ama biliyorum sizler darbe marbe diyerek yapıp ettiklerinizi kapatmak istiyorsunuz da vallahi yapıp ettikleriniz var ya dal taban ortadadır. Bunun adı da faşizmdir. Faşizm karşısında bizlerin de susup oturacağını kimse düşünmemelidir.

İşte bu yüzden başta TELE 1 olmak üzere Halk TV’ye ve diğer televizyonlara verilen cezaları kınıyor, bu cezaları verenlerin yaptıklarının altında kalacaklarını, bugün olmazsa yarın işledikleri suçun hesabını bağımsız yargı önünde mutlaka vereceklerini söylüyorum.

Bilmem yeterli oldu mu?


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA