turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SOKAĞA NİYE DÖRT GÜN Ç I K I L M A Y A C A K ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

12 MAYIS 2020

Dünkü yazımda bilim insanlarını eleştirdim. Haksızlık etmediğimi eleştiri dozunu az bile tuttuğumu yaşadıklarımızı görünce bir kez daha anladım.

Neden derseniz; 2 günlük sokağa çıkma yasağının hiçbir işe yaramadığını Bilim Kurulu’nda bir kişi çıkıp da kamuoyuna açıklamadı. Aslında açıklamadı değil, açıklayamadı. Çünkü onlar da biliyorlar ki siyasi iradenin en tepesindeki kişinin yanında onların bilim adamlığının da bilgisinin de hiç mi hiçbir değeri yoktur. Peki, o zaman bu kurul niye kuruldu? Yanıtını vermek için kırk dereden su getirmeye gerek yok, çünkü AKP ve saray iktidarının böyle bir kurul oluşturmasındaki amacı kamuoyunda algı yaratmaktan öte bir şey değildi. Zaten hiçbir hükmünün de olmadığı ismi de değiştirildiği için anlaşılmış oldu. Artık bu Bilim Kurulu bundan böyle Danışma Kurulu olarak anılacakmış.

Kamuoyu olayı nasıl anlıyordu? Bilim Kurulu korona virüs ile ilgili olarak toplanıyor, ne gibi tedbirler alınması gerektiğini belirliyor, karalar Sağlık Bakanı ile paylaşılıyor. “Şimdi Allah var” Sağlık Bakanı Fahrettin Altun da basının önüne geçip adeta çırpınırcasına çaba harcayarak bir sonraki günde aynı şeyleri yineliyordu fakat önemli bir konuda soru sorulduğunda bu soruya yanıt vermiyor. Bu konuda yetkinin Recep Tayyip Erdoğan’da olduğunu söylese de insanlar işin bu yanına fazla takılmıyor giderek Sağlık Bakanı bildiğimiz çevrelerde bile olumlu puanlar topluyordu. İşin özünde bir değişiklik söz konusu bile değildi ama Sağlık Bakanı’nı ve çalışmalarını beğenenlerin sayısı bile artmaya başlamış, bazıları iktidar gerçeğini dışında tutarak övmeye bile başlamışlardı ki gerçeklerin anlaşılması uzun sürmedi.

Neyse bizim söylemek istediğimiz bazı kimselerle ilgili sıkı bilim insanıdır açıklamalarına karşılık olsun diye biriktirdiklerimizdir. Dün bilim insanları ile ilgili söylediklerimi söylediğim için konuyu çok da uzatmayacağım.

Korona virüs salgını ile ilgili alınan tedbirler dünyanın pek çok ülkesinde sıkı tedbirler olarak gündeme geldi. Bizde ise bilimin bize yol gösterdiği gibi değil de AKP ve saray iktidarı nasıl düşünüyor kendince neyi doğru buluyorsa o şekilde ilerledi. Sokağa çıkılmaması mı gerekiyor kaç gün olması gerektiğini bilim insanları farklı söylüyor, Recep Tayyip Erdoğan ise çıkıp gecenin bir saatinde yarın sokağa çıkılmayacak mı dedi hemen uygulamaya o konuyor. Sonra alışkanlık haline geldi yasağın içine cumartesi-Pazar günleri de alındı. Bu yasağın bir işe yarayıp yaramadığı konusunda Bilim Kurulu’ndan hiçbir şey işitmedik.

Arkasından Bilim çevrelerinden değil de tedbirlerin gevşetileceği açıklaması geliyor. Kim tarafından bildiğimiz irade tarafından. Peki, sizlerin bu konuda öneriniz var mı? Eğer varsa niye bu kararlardaki payınız topluma açıklanmıyor. Siz mi doğru buldunuz AVM’lerin açılmasını? Ya da ne diyeyim sizin doğrunuz mu doğru dürüst bir işe yaramayacak olan 16-17-18-19 Mayıs günleri ilan edilen sokağa çıkma yasağı? Üstelikte biraz sert biraz gevşek. Sahi bu virüs salgını gerçek mi, değil mi? Yoksa insanları koşulsuz diktatöryal bir sisteme alıştırmak için mi bütün bu yapılan edilen şeyler? Bir de terbiye denemesini sürekli hale getirdiğiniz 65 yaş üst yurttaşlar var, yoksa sizin bilim hükmünüz iktidara değil de bu yurttaşlara mı geçiyor. Haydi diyelim ki sizler böyle düşünmüyorsunuz da sizin önerileriniz iktidar tarafından çok da dikkate alınmıyor. Eğer öyleyse ne demeye adı Bilim Kurulu mu yoksa son haliyle Danışma Kurulu mu ne diye orada bekleşip duruyorsunuz da istifa etmek aklınızdan bile geçmiyor? Şimdi size soracağım da nasıl soracağım konusunda gerçekten zorlanıyorum ama sormak da zorunda duyumsuyorum kendimi. Siz bu Danışma Kurulu’nun üyesi olarak maaşınızın dışında kaç lira alıyorsunuz? Biliyorum açıklayamazsınız, çünkü aldığınız kararları nasıl uygulama yetkisine sahip değilseniz bunu da açıklamaya yetkili olmanızın olanağı yok. Bu durum da bende yetkililer açıklasınlar diyeceğim de yetkililerin de ne diyeceğini, ticari sır deyip geçecekleri için onlara da sormuyorum. Ama doğrusu bu olup bitenleri özellikle kuruldaki sağlıkçılara soruyorum NASIL SİNEYE ÇEKEBİLİYORSUNUZ?

Yazımı niye 2 gün değil de 4 gün sokağa çıkma yasağı koydunuz sorusu ile noktalamak istiyorum.

Sizlerin nelere alerjiniz olduğunu bilmeyen yok. 23 Nisan, 19 Mayıs, hele hele 27 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim ve 10 Kasım tarihleri ile alıp veremediğiniz arızalarınız büyük. Bu yüzdendir ki yasağın içine 19 Mayıs’ı da almış bulunuyorsunuz.

Öyle ya 19 Mayıs tarihi bu ülkenin Bağımsızlık Mücadelesi’nin başlatıldığı tarih olduğuna göre, bu tarihe Amerikan 6. Filosu’nu kıble yapıp namaza durduktan sonra devrimci avına çıkmış olan sizler bugün iktidardasınız.

Bu yüzden de 19 Mayıs tarihi size çok kötü bir şeyi anımsatıyor.

Çünkü o tarih emperyalistlere karşı mücadelenin yani Kurtuluş Savaşı’nın başlatıldığı tarihtir, siz bu tarihten korkmayacaksınız da kim korkacak? Bir konuya daha işaret ederek yazımızı bitirelim.

9 Mayıs 1945 Sovyetler Birliği için anavatanın faşist işgalden kurtuluşu, faşistlerin Berlin’de tepelendikten sonra savaşın da bittiği tarihtir.

Peki, Putin komünist midir de bu tarihin yıl dönümünü her yıl aksatmadan, korona virüs salgınına karşın yine de bu yılda kutlamıştır?

Size başka sözümüz yok…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA