turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GİDE GİDE…

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 HAZİRAN 2020

İktidar her gün yeni yeni adımlar atıyor. Yargıya müdahale onların işi, ihaleleri istediklerine vermek ya da vermemekte onların işi. Hemen her gün toplumun kendilerine muhalefet eden kesimlerine yönelik ağır suçlamalar yapılıyor ve bilinçli bir şekilde muhalifler terörize edilmek isteniyor.

HDP’ye yönelik yaklaşım öyle olağanlaştırıldı ki onca belediye başkanları görevden alındı, belediyelere kayyum atandı. Bugün neredeyse HDP’nin elinde 65 belediyelik kazanmış olmasına karşın iki elin parmakları kadar ya kaldı ya kalmadı.

Mecliste de CHP ve HDP milletvekillerinin milletvekillikleri düşürüldü. Her anlamda iktidarın saldırısına uğrayan HDP ise en doğal hakkını yanı kendisine karşı uygulanan bu yaklaşımı protesto için yürüyüş başlattı. HDP’nin en demokratik hakkı olan bu yürüyüşe karşı iktidar bu demokratik hakkı kullandırmamak için güvenlik güçlerini kullanıyor. Yürüyüşe katılan milletvekillerinden, parti üyelerine kadar hemen herkese karşı uygulanan şiddetin bir türlü arkasının geldiği yok.

Oysa her ülkede her kim olursa olsun hakkını aramak ve kamuoyu yaratmak amacıyla gösteri de yapabilir, yürüyüş de, basın açıklaması da. Bugün bu tür engellemeler salt HDP ile de sınırlı değil. Sendikalar işlevsizleştirilmiş, hak arama şansları da bırakılmamış, toplusözleşme yapabilme durumları da yok. İşçiler tıpkı Erdoğan’ın söylediği gibi her türlük haklardan yoksun bırakılırken patronların haklarını korumak için ne yapılıyorsa onlar için yapılıyor. Siyasi partiler rahatlıkla çalışmalarını yapamaz haldeler. Sürekli yasaklarla karşı karşıyalar.

Sendikalar, meslek örgütleri siyasi iktidarın işine gelmiyorsa hemen kısıtlamalara gidilerek örgütlenmeleri üzerine yeni yasalar getirilmek isteniyor. Şu an adalet çarkı dönmüyor ya hiç dönmeyecek hale getirmek için Türkiye Barolar Birliği’ne el atılmış durumda. Tıpkı geçmişte Fethullahçılar barolarla ilgili nasıl bir kısıtlamaya gitmişse aynı şekilde kısıtlamaya gidilmesi için iktidar çalışmalar yapıyor.

Adil yargılamaların tamamen ortadan kaldırılması için sanıkla yargıcın yüz yüze getirilmesinin önüne geçmek ve uzaktan görüntü yoluyla davalar görülmek isteniyor.

Kaç kez Anayasa Mahkemesi’nin kararları uygulanmadı. Öyle ki uzun zamandır özgürlüğünden edilmiş olan Selahattin Demirtaş hakkında hak ihlali olduğu, üstelik de 50 bin TL. tazminat ödenmesine de karar verildiği halde verilen karar ilgili ağır ceza mahkemesine gönderilmiş uygulanıp uygulanmayacağı belirsiz. Alt mahkemelerin üst mahkemelerin kararlarına uymayacak denli politikleşen bir yanları söz konusu.

Özetle iktidar tam anlamıyla adaleti ve hukuku ortadan kaldırmış.

Durum bu olunca da ülke gide gide öyle bir noktaya getirilmiş bulunuyor ki artık ortada cumhuriyet ve cumhuriyetin kurallarından söz etmenin olanağı kalmamış. Diyanet kendi kafasından bir takım kararlar alarak ikili hukuka doğru hızla yol alıyor. Yok, imamlar ve diyanet çalışanları faiz veren bankalardan aylıklarını almayacaklarmış da bilmem ne? Geçmişte böyle bankalar vardı. Onlar faiz kılıfına kâr payı kılıfını giydirmişler, Ali’nin külahını Veli’ye Veli’nin külahını Ali’ye giydirerek bir sürü dolap çevirmişlerdi de ne olmuştu? Bu şekilde bazı bankalar ve dinci şirketler yurttaşların az mı paraları cebellezi etmişlerdi bilmiyor muyuz?

Hani iktidar faize karşıymış gibi görünse de borçlanmaların hepsine ne kadar faiz ödüyormuş çıkıp bir açıklasa ya açıklayabiliyorsa. Halkın gözüne kül üfürerek halkı kandırmayı hüner sayanların işi getirdikleri noktaya baktığımız zaman ülke ne hale getirilmiş hepsini ama hepsini tek tek görmekteyiz.

Sonuç olarak AKP ve saray iktidarının gide gide geldiği iktidar durağı, dinci, gerici, faşist bir iktidardan öteye bir şey değil.

Bu yüzden de her geçen gün baskılar daha da bir artmakta, yurttaş bugün yurttaş olma hakkını bile yitirmiş bulunmaktadır.

İşte bu yüzden buradan bir kez daha söylüyoruz ki bu karanlık ortamdan çıkışın tek yol demokrasi güçlerinin iktidarın karşısına birlikte demokratik bir şekilde çıkmak ve iktidarı bir an önce iktidardan gönderip hakkın, hukukun, adaletin egemen olduğu bir ortam yaratarak, sömürüsüz baskısız bir düzen olan sosyalizm yolunda ara vermeksizin yolumuza devam etmektir ki ya başarmalıyız, ya başarmalıyız.

Başkaca da bir seçeneğimiz kesinlikle yoktur.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA