turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YARIN KURBAN BAYRAMI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 TEMMUZ 2020

Konu üzerinde yazmadan önce kısaca TBMM’deki yeni bir oldubittiye değinmeyi gerekli görüyorum.

Biliyorsunuz. AKP ve saray iktidarı aklına ne gelirse oldubittiye getirip meclisteki çoğunluğuna da dayanarak yasalaştırıp geçiyor. Meclisten Af Yasası böyle geçti. Bekçiler Yasası böyle geçti. Barolarla ilgili yasa böyle geçti. Son olarak da Sosyal Medya ile ilgili düzenlemeleri gerçekleştiren yasal düzenleme de böyle geçerek AKP ve MHP’nin oylarıyla kabul edildi.

Son zamanlarda TBMM’nin çıkardığı yasalarla ilgili bir özet yaptım. Bu yasalar TBMM’ye getirildikten sonra muhalefet ne yaptı, yapabilir miydi, neden yaptıklarını ve yapamayacaklarını geniş halk yığınlarıyla paylaşıp meclisin içine düşürüldüğü durumu tek tek anlatarak yurttaşları yeterince aydınlatma yoluna gitmedi?

Sonra TBMM’nin bu koşullarda bir anlamının da kalmadığı biline biline sanki varmış gibi davranılarak AKP ve saray iktidarına neden ve hangi hakla bir olumluluk kazandırılır sormak isteriz. Ayrıca Kurban Bayramı bahanesiyle halk delikli kuruşa kurşun atarken milletvekillerine hangi hakla 20 bin lira bayram harçlığı koltuğu çıkılır bunları aç, susuz, işsiz ve umarsız yurttaşların bilmesi gerekmez mi? Sonra din, vatan aşkına politika yaptığını söyleyen sözde Ayasofya fatihleri MHP ve AKP milletvekilleri niçin bu paranın verilmesi için oy kullanmışlardır çıkıp halkımıza açıklayabilirler mi?

Kendilerine bayram ikramiyesi verilen emeklilerin cebinde aldıkları paranın acaba kuruşu kaldı mı?

Çalışan ama emeğinin hakkını hiçbir zaman alamayan hatta asgari ücret bile eline geçmeyen işçiler, emekçiler ne durumdalar, enflasyonun ağırlığı altında ezile ezile bayram sevinci yaşayabilecekler mi yanıtınız var mı?

Sonra sıcakta, soğukta gecesini gündüzüne katarak üreten köylülerimize alın terlerinin karşılığı verilmediğinde onlar elinde kılıçla duaya çıkan fakat lanet okuyup kılıç hakkından söz eden Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kılıç palavrasıyla mı karınlarını doyuracaklar?

Sonra ne olacak bu ülkenin memurlarının hali? Yandaşı yandaş olarak iktidarın sözünden çıkmaz, işin ehli olmadığı halde salt sizden diye işe aldığınız kapıkullarıyla mı insanlar haklarını arayacaklar?

Hacıdan, hocadan bir de kendinizden yana olan iş insanı, politikacı vb. kimseler dışında kan kusturduğunuz yığınların sahte bayram nutuklarıyla mı gözlerini boyayacaksınız?

Ülkede tarımı, hayvancılığı, sanayiyi elde ne var ne yok bitirmiş kurum ve kuruluşları özelleştirme bahanesiyle yabancılara satmış yerli bir tek şey bile bırakmamışken palavra ile mi peynir gemisini yürütecek ve millete bu bayram olmazsa, bir dahaki bayram, o da olmazsa daha sonra bayramlaşır kucaklaşırsınız mı diyerek bayram havası yaratıp insanları uyutmaya devam edeceksiniz?

SADAT’INIZLA, TARİKAT VE CEMAATLERİNİZLE Cumhuriyeti yıkıp yerine halifelik ve saltanat getirerek mi bayram kutlanıldığını halka yutturacaksınız.

SADAT nedir? SADAT’ın Başkanı Adnan Tanrıverdi neyin nesi kimi fesidir? Bu çağdışı sözüm ona general eskisini niye ve ne için nerede görevlendirdiniz? Bir avukat arkadaşımın son yaşananları kendine dert ettiği için yazdığı yazının altına not düşen ve demokrasinin en güzelinin Recep Tayyip Erdoğan döneminde yaşandığını iddia edip sözde yok ya ne şeriatı diyerek yüreklere su serpmeye çalışanların ihanetleriyle mi bu ülke bayram kutlayacak?

Sonra; sonra şu Barışları ve Murat Ağırelleri niye içeri almıştınız? Sizler değil misiniz herkesin bildiği bir konuyu MİT’in gizliliğine bağlayıp onların içeri yollanmasında rol oynayan. Neymiş? İstanbul’da MİT binası açılışı yapılıyormuş. Orada herkesin gözü önünde siz ne konuşuyorsunuz, sizi dinleyenler neyin nesidir? Yoksa sizin için suç niteliği taşıyan aymalaçık etme halinin karşılığı yok mu? Bu ne yaman çelişkidir? Bu ülkeyi ne hale getirdiniz de bayram kutlamasından söz ediyorsunuz?

Ha evet, MİT’in sitesinde sizin Abdülhamit’inizle ilgili yazılanları okumamışsınız sanırım. Ya da ne bileyim MİT’i de Abdülhamit’in kişisel hafiye örgütü haline çevirmek gibi bir niyetiniz olmalı ki o dönemi övüyor o dönemin isabetli istihbaratlarından dem vuruyorsunuz.

Böyle bir şey olmadığını, Abdülhamit’in istihbaratının sadece ülke içinde Abdülhamit’e karşı muhaliflerine uygulandığını da bilmeyen var mıdır acaba diyor, ülkemizdeki bu kasvetli havanın da dağıtılacağı umudu ve kararlılığı ile Biz sosyalistlerin duruşu her zaman bayramdır sözlerinin altına imzamı çakıyorum.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA