turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İNCE’Yİ TARTIŞSAK MI?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 AĞUSTOS 2020

İnce’yi ne kadar tartışırsak tartışalım geride kalan geride kalmış, geride kalan şeylerden de işe yarayacak bir ders yok. Yok, çünkü İnce, kalktı bugün “bombalamalardan” söz edeceğini söyleyen demeçlerinden sonra açıklamasını da yaptı.

Ancak ortada ne bombalama söz konusuydu ne de onu dinleyenlere vay anasına, ‘biz bunları bilmiyorduk’ dedirtecek yeni bir şey söyledi.

Dediği şey daha önce söyledikleriydi. CHP bana bilgi vermedi, CHP ben kazanmayayım diye beni yeterince desteklemedi, afişlerimi bile bilbordlara ya asmadı ya geç astı, 13 bin sandıkta CHP’nin temsilcisi yoktu, CHP iktidara yürüyorsa Kılıçdaroğlu kendisi aday olmalıydı, bir de Kürtler sayesinde kazandığı yerler var Kürtlere çıkıp teşekkür edilmedi.

Bu söylenenler içinde yeni bir şey var mı? İnce gemisini bu sözler yüzdürebilir mi?

Bize göre yeni şeyler de yok, İnce’nin gemisi de bu sözlerle değil yürümek yerinden bile kıpırdayamaz.

Ha bir de unuttum, amacı millet ittifakını bölmek değilmiş, kendisi de millet ittifakından yana olurmuş.

Hani durum bu olunca insan sormadan edemiyor, bizler zaten bunların hepsini hatta daha fazlasını biliyoruz söyleyeceğin yeni bir şey var mı onu duymak isterdik fakat duyduğumuz bir şey de olmadı.

Seçim gecesi sonuçlar daha belli değil, ne yapmış ince?

FOX TV programcısı İsmail Küçükkaya’yı dost bilirmiş de dost bildiği için adam kazandı diye bir mesaj göndermiş. Küçükkaya’da dostluğu bir yana bırakıp gazetecilik görevini yapmış ve kamuoyuna açıklamış. Sizce bu sözler bir şey ifade ediyor mu? Bence etmiyor.

İnce olaya farklı baksa da bir de sosyal medyadan yayımladığı Ayasofya mesajı var. Bize göre bu mesaja kendisi nasıl bakıyor olursa olsun bize göre bu mesajı da aşağı yukarı Küçükkaya’ya gönderdiği mesaja benzer bir havada.

Ne demiş mesajında:

“Ayasofya Türkiye sınırları içindedir ve ibadete açılması kararı Türkiye’nin egemenlik hakkıdır. Buna Rusya, ABD, Yunanistan veya başka bir ülke, kuruluş karar veremez.”

İnce mesajla bitirmedi tavrını, canlı yayında İsmail Saymaz’ın sorusunu şöyle yanıtladı:

“O gün protokol olmaz ama özel bir gün olduğu için belki davet gerekebilir. Davet olursa icabet ederim.”

Peki, İnce’nin bu açıklamasına saray medyası nasıl sarıldı?

Artık İnce, iktidarın gazete, televizyon bütün medya kuruluşlarına kolayca konu ediliyor, kendisi pohpohlandıkça pohpohlanıyor İnce ise sesini yükselttikçe yükseltiyordu. Bu konu çok az sayıda muhalif basında yer bile almamıştı ki ortalık durup dururken toza dumana karışmasın ama ne var ki İnce’yi tutana aşk olsun. Maşallahı vardı ve her konuda da söyleyecek bir sözü mutlaka bulunuyordu. Birçok çevreden istendi ki fırtına biraz dinsin, ortalık sakinleşsin.

Sonuçta olay şu kadar oy götürür bu kadar götürmez değil tam anlamıyla Cumhur ittifakı’nı millet ittifakına karşı açtığı savaşta millet ittifakında yaratabileceği moralsizlik ve gedikti ki olabildiğince susuldu.

Sonra İnce, alaheyle Yalova’dan yola çıktı ve çıktığı gün kendisine soru sormak için gelen yandaş basın muhabirlerine ise söyleyeceğim her şeyi yarın Ankara’da söyleyeceğim diyerek konuşmadı. Sonuçta da bugün Ankara’da konuştu.

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak dinci, gerici, faşist cepheyi oluşturanlara karşı verilen mücadeleyi önemsiyoruz.

Hele de iyice yalnızlaştırılıp küçültülmek istenen HDP’ye karşı açılan savaşta hiç ama hiç gözümüzden kaçmıyor.

Bu durumda diyoruz ki HDP’nin Pervin Buldan aracılığı ile güçbirliği çağrısını da çok önemsiyor ve destekliyoruz.

Evet, demokrasi düşmanları, işçi sınıfı ve halk düşmanları ya durdurulacak ya durdurulacaksa ki doğru olan budur, HDP’nin bu çağrısını da çok ciddiye almak gerekir çok diyor, İnce konuşuldu ve bitti demekten de kendimizi alamıyoruz.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA