turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKP’YE 100 BİN YENİ ÜYE ÖYKÜSÜ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

23 EYLÜL 2020

İşe bakın bir, AKP’ye üye isen sarayı da gezersin, çoluğun çocuğun iş de bulabilir makam mevki sahibi de olabilirsin.

Olmayanları kafaya takmanın gereği yok. Zaten onlar AKP’ye üye olmayarak her şeyi hak etmişler. Bu yüzden de onlara devlet kapısında iş namına zırnık bile koklatılamaz.

Kim muhalefet ederse alınıp içeri atılır ki aklı başına gelsin. İçerde çürüyüp nedamet getirsin.

Müyesser Yıldız gibi gazetecilere iddianame bile hazırlamaya gerek yok. Hem niye hazırlanacakmış ki ya iddianameyi okur da yargıyı etkileyip dışarı çıkarsa ne olacak, ülkeye zararı dokunmayacak mı?

Bakın bakın, AKP’ye üye değilsen ne hakkı ne hukuku ne özgürlüğüymüş, git be kardeşim kumda oyna…

Demek sen sürekli olarak AKP ve saray iktidarının altını oy sonra da vatandaşım, benim anayasal haklarım var de öyle mi? Sahi sende hiç mi akıl yok? Sizin gibileri iktidar asmasın da beslesin mi? Pardon…pardon! İçeri atmasın da dışarda insanların kafasını çel öyle mi? Sen üye olmadın hadi neyse bir de oy da mı vermeyeceksin? Senin gibiler hepten yandı be kardeşim, yutar mı AKP’nin hafiyeleri senin ettiğin muhalefetin iktidara neye mal olduğunu? Bu yüzden kesmez mi senin gibilerin hesabını?

AKP ve saray iktidarından kuşku duyan tek bir söz bile çıkmamalı ağzından. Hele güvensizliğini açıklamaya hiç mi hiç kalkma? Senin gibi bozguncuların aklına uyacak birileri daha çıkarsa o zaman ne olur bu ülkenin hali bilmez misiniz be gafiller? Oturun oturduğunuz yerde, size ne yapılırsa yapılsın Allah yöneticilerimize uzun ömürler versin, Allah devletimize zeval getirmesin diye günde yimi beş vakit söz tekrarında bulunun ki belki AKP ve saray iktidarı da gözünüzün yaşına bakıp kimbilir sizin canınıza okumaz da yaşar gidersiniz bir köşede.

Hele iktidarın yolsuzluklarından yapıp ettiklerinden dem vurmaya hiç mi hiç kalkmayın. Meydan boş değil, bu devletin pardon AKP devletinin bir sahibi yok mu sandınız? Sonra tonga altına gidersiniz de iminiz timiniz belli olmaz. En iyimser olarak içeri atılırsınız da bilmem ne kadar yatarak hayatınız kurtulur o zaman da yüce devlet yöneticilerine minnetinizi söyleme fırsatı bulursunuz kimbilir?

Baksanıza ya Bahçeli iki de bir idam da idam deyip duruyor. Ya idam getirilir de sizin gibi iflah olmayanların bilmem kaç tanesi meydanda sallandırılırsa ne olacak?

Yine mi aklınız başınıza gelmeyecek?

Yine mi Erdoğan’a ve partisine muhalefet edip politikalarına karşı çıkacaksınız?

Çıkanların halini görüyorsunuz, siz ne inat şeylersiniz öyle, dersinizi alıp da uysallaşıp otursanız olmaz mı da Bahçeli’nin iki de bir kükremesine neden oluyorsunuz? Siz hiç onun her kükrediğinde dünyada alacağı kaç soluktan kaçını eksilttiğinizi bilmiyor musunuz? Türk Tabipler Birliği adamı bir konuşturdu ne kadar ömrü azıldı biliyor musunuz? Siz sanıyor musunuz bunların hesabı sorulmaz?

AKP ve saray iktidarı size yine de yaşama olanağı bahşetmiş. Peki, siz ne yapıyorsunuz? AKP’ye gidip üye olmadığınız için yüz bin dandik üyeden biri olmayı bile AKP’ye çok görüyorsunuz. Anlaşıldı, anlaşıldı AKP ve saray iktidarı ne yapsa size yaranamayacak.

Adamlar daha ne desinler?

Üye olun bir gün boyu sarayı gezdirelim yiyin için, gezin, dolaşın. Ama yok, siz ve sizin gibiler ille de inat edecekler ve AKP’nin yüz bin yeni üye sayısına ulaşmaması için ellerinden geleni yapacaklar da ne olacak? AKP’nin çıktığı yoldan geri döneceğini mi sanıyorsunuz?

Bence dönmez. Yandaş gazeteleri geceli gündüzlü çağrı yazıları yazar, televizyonları hep bu hedeften söz eder, devletin televizyonu TRT bile işi gücü bırakıp bu reklam işine yönelirse ne olur biliyor musunuz? Biz ne olacağını söyleyelim.

Hayatta köylüler kadar şakacı kimseler yoktur. Demokrat Parti’nin son zamanlarıydı. Demokrat Parti Vatan Cephesi’ni kurmuş o cepheye durmadan katılımlar sağlıyordu. Katılanların isimleri de her gün Radyo bültenlerinin arkasından okunuyordu. Bizim köylüler Demokrat Parti’sini pek sevmezlerdi. Bu yüzden üye de olmayı akıllarından bile geçirmiyorlardı ama köyün şakacılarından birisi Demokrat Parti ile dalga geçecek ya bir gün köy odasında düşüncesini açıklayıverdi.

Düşüncesi özetle şuydu:

Köylüler o zamanlar köpeklerine, keçilerine, koyunlarına, mandalarına, atlarına, ineklerine hep isim verirlerdi. Köyün bütün hayvanlarının ismi bir kağda tek tek yazıldı. Vatan Cephesi’ne katıldıklarına dair bir dilekçe ile gönderildi. O günden sonra köylüler her gün bizim ineğin, bizim köpeğin, koyunun koçun, mandanın atın ismi okunacak mı diye köy odasından hiç kalkmadılar. Her liste okunuşunda kulak kesilip çıt bile çıkarmadan dinlediler. Sonra bir akşam köy odasında öyle bir kayamet koptu ki sokakta köpekler havlamaya, ahırda hayvanlar böğürmeye başladılar.

Vatan cephesine katılan köyümüzün hayvanları da nihayet unutulmamış okunmuştu iyi mi?
Gerisi yok.

Gerisini de siz tamamlayın artık…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA