turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NE DE ÇOK BİLEN İNSAN VARMIŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

16 KASIM 2020

Korona virüs salgını çıkalı ortalığı kasıp kavuran ve bilgiç bilgiç konuşan bir sürü insan var. Her birinin isminin başında unvanları yazılı. Kimisi dünya çapında tanınıp biliniyor kimisi de o yolda yürüyor. Virüsle mücadele ile ilgi o kadar çok şey duyduk okuduk ki gına gelde desem yeridir. Sanki insanlık bu ve benzeri felaketlerle ilk kez karşılaşıyor. Ne veba yaşanmış, ne İspanyol gribi. İsimlerini saymadığımız daha başka salgınları ise varın siz düşünün. Bütün bu salgınlar nasıl ortaya çıkmış da insanoğlunun adeta kökünü kazırcasına felaketlere dönüşmüş? Yoksulluğun, yokluğun, bitmez, tükenmez savaşların sanki hiç ama hiç etkisi yokmuş gibi yaşananları ve geceli gündüzlü uğraşıp didinerek bu salgınları yok etmeye çalışanları konuşuyoruz sadece niyeyse.

Sanki dünyayı cehenneme çeviren kapitalizm diye bir şey yok. İnsana, doğaya, doğadaki tüm canlılara ve de besin kaynaklarına sömürü ve soygun sistemi kapitalizmin neler yaptığı bilinmiyormuş gibi davranılmıyor mu, insanı çileden çıkarıyor bütün bu olanlar. Savaş çıkaran emperyalist odakların bütün bunları niye yaptıkları, diğer az gelişmiş ülkeleri birbirleriyle karşı karşıya getirip neden kırılıp gitmelerine ortam hazırlandığı dert bile değil. Suları, ırmakları, denizleri, gökyüzünü ve dünyamızı bu denli berbat hale getirenler de o dünyanın kaymağını yiyen, kasaları para dolu ve milyar milyar insana hükmedenlerden söz etmeye bile gerek yok. Niye birileri para kazanacak, neden ama neden daha çok kazanacak, toplumu adeta efsunlanmış gibi tüketime yönlendirenler neredeler? Bunlar aydı mı, Mars’ta mı yoksa başka bir gezegende mi oturuyorlar da hükmettikleri insanlar aracılığı ile insanlığın sırtına kene gibi yapışmış sömürdükçe sömürüyorlar?

Korona virüs ilk çıktığında pek çok çevre bu virüsün labarotuarlarda üretildiğini söylemiş olmasının hiç mi bir anlamı yok sizce? Ya da ne bileyim kesin olarak üretilmemiş olduğunu mu sanıyorsunuz? Haydi, öyle sanın diyelim yaşanılan ortamı bu denli sömüren, kirleten ve yaşanmaz hale getiren bir ortam hazırlayan birilerinin günahları sonucu böyle bir virüs ortaya çıkmış olamaz mı?

Besin kaynağımız olan bitkilerin, meyvelerin ve de tüm canlıların genetiğini değiştirip daha fazla ürün elde edip daha çok para kazanmak için labaratuarlara bilim insanı dediğimiz kimseleri kim oralara kapattı da geceli gündüzlü çalıştırıp ucubeler ortaya çıkaracak olan buluşlar bulmalarını sağladı dersiniz? Bu ucubelerin insan vücudunda yarattığı yıkımı namuslu diye addettiğimiz kaç bilim insanı insanlığın gözlerinin önüne serdi de milyonlarca insanı uyardı? Uyarmadıysa niçin uyarmadı? O kapatıldığı laboratuarlarda bilim insanı sıfatı ile çalışıp duran arada sırada haklarında saygınlık yazıları döktürülen binlerce bilim insanından kaçının insanlara kapitalizmin kurduğu tuzaklardan söz ettiğini işittiniz? Bırakalım masum gibi görünen insan soyunun sonunu getirecek olan her türlü silah üreten fabrikalarda çalışanların kaçından çıt çıktı biliyor musunuz?

Bu anlı şanlı, çalışmaktan gözlerinin altı morarmış, gözlüklü ve uzun beyaz giysili ya da ne bileyim özel giysili kaç bilim insanı çıktı da kapitalizmin insan doğasına ters olduğunu söyleyip gidip bir sosyalist partiye üye olup mücadele yolunu seçtiler var mı bu çevrelerden aldığınız umut dolu mesajlar? Yok, olamaz da. Çünkü bu insanların hemen yüzde yüzüne yakını sistem tarafından yedirilip içirildiğini, giydirilip, kuşandırıldığını, mala, mülke ve paraya boğulduklarını görürsünüz. Kapitalistlerin kasaları harman harman servetlerle doludur fakat bunların durumu da toplumun diğer kesimlerine baktığınız zaman hiç de kötü sayılmaz.

İşte bu yüzden bu çevrelerden sadece nasihat dinliyoruz. Onu yapma, bunu yap, maske tak, sigara içme, iyi uyu, beslenmene dikkat et, kalabalık yerlerden sakın, mümkün olduğunca toplu taşım araçlarını kullanma. Hayat eve sığar evinden çıkma. Sosyal ve fiziksel teması kes. Kendini herkeslerden yalıt. Sonra da cehennemin dibini boyla vb. şeyler işte… Ha bir de şu 65 yaş ve üstü kimseler var. Onlar zaten yaşadıkları kadar yaşamışlar. Herkes gezsin, tozsun bir şekilde onlara virüsü bulaştırsın onlarsa ne işleri var evlerinden dışarıya adımlarını atmasınlar. Sırası geldiğinde de sapır sapır dökülüp ölüp gitsinler. Önemli olan korona virüs vb. bir salgının çıkmamasıdır değil mi? Salgının çıkmaması için halk sağlığı ile ilgili çok az sayıda tıp insanının dışında kaç kişiden dinledik önceden alınması gereken tedbirlerin ne olduğunu? Ama nasıl tedavi edilir, neler yapmalıyız, bol bol sıtma tedavisinde kullanılan ilaçları nasıl hastanın vücuduna vermeliyiz maşallah hepsini hepsini öğrendik.

Şimdi de Almanya’da özel şirket kurup korona virüs aşısını geliştiren 2 kahraman Türkü konuşuyoruz. Kim imiş bunlar? Acaba yolda el ele giden bu karı kocanın düşünürken buldukları şey miymiş sözü edilen aşı. Bunlar Almanya’ya Türkiye’den çalışmak için giden ailelerin çocukları değil miymiş? Özlem Türeci ve Uğur Şahin’in Almanya merkezli BioNTech şirketi neyin nesiymiş? Bu şirket Amerikan merkezli Pfizer ile birlikte geliştirmemişler mi bu aşıyı? Sözü edilen Pfizer şirketini isterseniz ele alıp bir inceleyin. Ürettikleri ilaç ya da başka konulardaki ürünleri nasıl bir şeymiş, yıllık bilançosu neymiş, nasıl bu kadar parayı kazanıyormuş sorup soruştursanız ya? Neden işin özü ile ilgilendiğiniz yok da iki kahraman Türk masalı ile Türkiye kamuoyunun gazını almaya çalışıyorsunuz?

Sözün özü biz onu bunu bilmeyiz. Kapitalist sistem insanlığın düşmanıdır. Sözü geçen o büyük büyük adı geçen ilaç şirketleri de insanlığın çaresizliğinden milyarlarca dolar kazanan yamyam sürüsüdür. Bu yüzden de buralara kapılanmış olan ve de kendilerine bilim insanı unvanı verilmiş olanlara saygı duymuyoruz. Çünkü bu bilim insanları sisteme hizmet eden kimseler olup hele de gıklarını bile çıkarmıyorlarsa çekin kuyruklarını gitsin. Hele onca insanlık düşman bir oluşumun göbeğinde yer alıp da kapitalizmin hizmetkârlığını yapıyorlarsa ve de istisnalar kaideyi bozmaz hepsi sitemin insanlarıysa insanlığın tek kurtuluş seçeneği olan sosyalizm mücadelesine katılmak için hiçbir sosyalist partiye de üye bile değillerse bizim için bir şey ifade ettiklerini düşünmüyoruz. Düşünmüyoruz çünkü gözle görünmeyen ancak kaç bin kez büyütüldüğünde görülebilen virüsleri bulabiliyorlar ve de bunlar için aşı vb. şeyleri üretip ve bunlara akıl erdirirken sosyalizmden bir haberlerse bizler de böylelerini sadece kapitalist /emperyalist sistemin köleleri olarak görürüz o kadar…

Ya insanlığa yaptıkları ne olacak mı diyorsunuz?

Demeyin, demeyin çünkü insanlığa yaşattıklarına baktığımız zaman buldukları aşı, ilaç vb. şeyler devede tüy bile değildir anlıyor musunuz tüy…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA