turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GERÇEKLER VE GERÇEK OLMAYANLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 ARALIK 2020

AKP ve saray iktidarı artık ülkemiz halkına söyleyeceği hiçbir şey bırakmadı. Çünkü sayısız boş palavraları da cebi boş, karnına kuru ekmek giren halk artık söyleneni yutmaz oldu. Hem öyle ki artık iktidar kendi gençlerine bile bir şey sunacak konumda değil. İktidar için varsa yoksa bilinen müteahhitlere bol bol ihale verip onların kasalarına milyarların girmesini sağlamaktan öte yapabileceği bir şeyin de kalmadığı açıkça görülüyor. Meclise getirilen Kuru Ekmek Bütçesi her ne kadar AKP’li milletvekillerince ölümüne savunulduysa da kimsenin gözünü boyamak için de yetmedi. Mecliste burunları bulut çizen bakanlar gelip bütçelerini savundular savundular da ağızlarından inandırıcı tek bir söz çıkmadı çıkamadı. Onlar da ne yapsın muhalefet milletvekillerini azarlamakla yetinerek zevahiri kurtarmaya çalıştılar. Çalıştılar da ne mi oldu diye soruyorsunuz? Yanıtı şu değişen hiçbir durum olmadı. İktidarın her topa giren milletvekilleri ve bakan beyleri ağızlarının payını alıp oturdular. Yarın bunlar iktidardan düşmüş olsalar inanın kimse bunların isimlerini bile anımsamayacak.

Erdoğan’ın ağzından işittiklerimiz gerçekten ilginç. Kalktı ne dedi? Eğer bunlar iktidara gelirlerse, AKP’yi kapatacaklar, yandaş şirketlere, televizyonlara el koyup kamulaştıracaklar, AKP’li iş insanlarının mallarına el koyacaklar. Özetle AKP iktidarı ile kim boya kazanına girdiyse hepsinin durumu vahim anlamında şeyler söylendi. Başka ne söyleyebilirdi ki? Her şey kötüye gidiyor, üstelik de gidişi durdurmanın olanağı da kalmadığına göre en iyisi bulaşmışların hepsini korkutarak AKP çevresinde tutmak en iyisi diye düşünülmüş olmalı. Kimler ne makamlara geldi, kimlere ne şatafatlar sunuldu ise hepsine mesaj gibi şeyler söylendi özetle. Bunları anladık ama bir şey daha var. O da siyaseten bunları iktidardan göndermek isteyen demokrasi güçleri şunu da açık açık dile getirmeli ki bunlar iyice paniğe kapılıp duracakları yerde duramaz hale gelsinler. O da yapılan edilen tüm yolsuzlukların ve hukuksuzluğun hesabının sorulması. İşte o zaman bu iktidar ve çevresi bir daha dikiş tutmayacak patır patır döküleceklerdir. Ya da ne bileyim en koyu faşizmle iktidarlarını korumak için ellerinden geleni yapacaklardır.

Şuraya bir bakın; örneğin sahte lise diplomasıyla CB başdanışmanlığı, Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcılığı yapan eski sporcu Hamza Yerlikaya içinde bulunduğu durumu acaba nasıl görüyordur hiç düşündünüz mü? Yerlikaya’ya benzeyen daha ne kadar insan var şöyle bir akıl yorun isterseniz. İşinin ehli konusunu az tartışmadık ama işe acaba işinin ehlini alan hatta kapıdan geçiren kim? İmam Hatip Okulu çıkışlı arkadaşlar nerelere getirildi, hem de kimin hatırıyla biliyor musunuz? Bu denli hukuk mukuk gözetmeden işe insan yerleştirenlerin halleri size çok mu olağan görülüyor? Ya da tersini söyleyelim biri çıkıp da bunların hepsini tek tek araştırıp yargı önünde hesabını soracağız derse mi olağan olmayan şeyler söylemiş oluyor da tehditler yağmur gibi arka arkaya geliyor ne dersiniz?

Televizyonlarda profesör unvanlı ipe sapa gelmez şeyler söyleyenleri dinledikçe anlıyoruz ki bunlar hepten işi ayaza vurmuşlar. Üniversitelerde varlıkları problem haline gelmiş. Ettikleri lafların her biri ne insanı ne de bilimle, gerçekle ilgili. Niye? Niye olacak çünkü birileri ancak böyle kendini gösterip yukarılara tırmanabiliyor da ondan. Kafasının içi cıfıt yuvasına dönmüş bir profesör öğrenci evleri için fuhuş yuvası derken neye ve kime düşmanlık ettiğinin farkında olmadığını mı sanıyorsunuz? Yok, yok arkadaş bu iktidarla birlikte olağanla olağan olmayan şey yer değiştirdi. Bu yüzden de meğer anaların ne aslanlar doğurduğunu da öğrenmiş olduk iyi mi?

Birileri de diyanete seslenip cenaze namazları için şunlar şunlar camiye sokulmasın isteğinde bulunuyor. Bu curcuna birden yandaş kanallarda ve gazete köşelerinde ses getiren bir saldırganlığa dönüşüyor. Adamların gözleri dönmüş tamam da bizler niye bu tartışmanın içinde zaman öldürelim ki? İnanın inananlar için söylüyorum bu tür haramzadelerin ne namazınızı kıldırmalarını isteyin ne de onların sokulmamalı dedikleri yerlerde ruhunuz da gövdeniz de dolaşmasın çünkü bir şeylerin bulaşacağı muhakkak.

Ülkemin güzel insanları bugün AKP örgütlerini iş bulma merkezlerine çeviren zihniyete bir diyeceğiniz olmamalı mı? Sizler işsiz, aç gezerken hakkınız için mücadele ederseniz suç mu işlemiş olursunuz? Hangi profesör simitle karnını doyuran kredi ile zar zor yaşamını sürdüren öğrenciler için yok fuhuş yapıyorlar da ya da ne bileyim ahlak ölçüleri şu da bu da diyerek kara çalarlar da bizler onlar için söyleyeceğimiz sözlerden mi çekinip korkacağız? Din alıp satanlara, yıllardır dini siyasete alet edenlere karşı okkalı sözlerimiz olmayacak mı? Vergileri silinen patronlar efelenip duracaklar da bizler kuru ekmeğe talim ettiğimiz için mi boynu bükük ortalıklarda dolaşacağız?

Bugün isimlerinden sık söz ettiğimiz kimseler var ya kapitalist sistemin, AKP rejiminin her biri cüruhudur. Ancak cüruhu deyip de vazgeçmek olmaz.

Eğer kapitalizmle ve AKP rejimi ile mücadele edip başarıya ulaşmak istiyorsak kararlılığımızdan milim geri durmayacağız anlaşılıyor mu milim geri.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA