turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇIPLAK ARAMA ve İNSAN ONURU

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

31 ARALIK 2020

Herkes, 2020 yılını geçmişte yaşanan kötü zamanlarla kıyaslıyor ve en kötü yıl olduğu sonucuna vararak bir an önce terkedip gitmesini istiyor. Bu tür yaklaşım ister istemez benim gibilerin canını sıkıyor. Canını sıkıyor çünkü bu tür davranışlar bir gerçeği gözden kaçırmaya da yarıyor sanki. Oysa yılın ne suçu var? Kapitalist sistem artık gelip öyle bir noktaya dayanmış ki insanlığa sunacağa bundan daha iyisi yok. Bu yüzden de iş başka noktalara çekiliyor ve kötü gidişin önüne geçmek ve kapitalist sistemin süresini biraz daha uzatmak için çabalar içine giriliyor. Doğal olarak yaşanan korona virüs salgını da kapitalizme kendisini savunmak için bir kale de hediye etmiş durumda. Yani kapitalist sistem salgının ipine sarılarak mazluma yatıyor şimdilik…

Türkiye’de kapitalist sistem topu attı sayılır. Dünyanın pek çok ülkesinde korona virüs salgını yaşanırken en azından yetkililerin ağzından duyduğumuz şeyler bu salgın Türkiye’ye en geç girdi. Gerkeli tedbirleri alma şansımız vardı ama AKP ve saray iktidarı gibi bir iktidar olduktan sonra bunun olanaksızlığını çok geçmeden anladık ve Türkiye pat diye Avrupa birincisi oluverdi. Ülkeyi bu noktaya taşıyan yönetim nasıl bir yönetimdir tabiki de sorgulamalı ve gerçeklerle yüzleşmeliyiz ki bir ders almış olalım yoksa ne yaşanırsa yaşansın bir ders alınmadıktan sonra bir anlamı yok.

İşler böylesine karışırken ve de doktor ve sağlık personelinin canlarını ortaya koyarak çalışmalarına ve önerilerine karşın bütün bunları önemsemeyen hatta takmayan bir iktidar yüzünden ortalık can derdine düşmüş insanlarla kaynamaya başladı. Ön alıcı hiçbir tedbiri almayan iktidarın yapıp ettikleri yüzünden salgın köşe, bucak her yere yayıldı. Yine de kendilerinin başarılı olduğunu söyleyen iktidara karşı eleştiriler hız kesmedi. Tehdit edildiler, cezalandırıldılar, hain ve terörist olarak ilan edildiler ama yine de onların seslerini kısmak olası olmadı. İktidar cahil cesaretiyle Umreler, toplu namazlar, Ayasofya Camisi’nin açılış, iktidar mitingleri ile aşılanıp Türkiye’nin dört bir yanına virüs taşındı. Cahil cesareti bütün eleştirileri bize bir şey olmaz kafası ile karşıladı ve susturmak en büyük silahları oldu.

İktidar işbaşına geldiği günden bugüne kadar bildiği yolda yürüdü. Dini devlet anlayışı ile kapitalizmin faşizminden yarattığı baskı yönetimi en etkili silah olarak kullanıldı işçilere, emekçilere, aydınlara, kadınlara ve gençlere, çiftçilere karşı. Bir de dönülüp bakıldı ki ülkemizde meğer 14 milyon 251 bin çalışana karşı 17 milyon 200 bin işsiz sayısı varmış. Doç. Dr. Atilla Özsever İLO standartlarını baz alarak böyle bir tespitte bulunmuş.

Herkesin söylediği var da bu konularda niye devletin TÜİK’ine bakılmasın değil mi? TÜİK tam da iktidarın istediği rakamları sundu kamuoyuna. Verilen rakamların gerçeklerle hiçbir bağı yoktu yok olmasına da ne olacak ki her şey güllük gülistanlık gösterilsin olsun bitsin.

Bu ülke neler görmedi ki sonuçta. AKP’nin de iktidar dönemi gelip çattı. 12 Eylül faşizminde alışamadığımızın mislini yaşar olduk ama onlar paşaydı. Şimdiki beyefendi de paşaların paşası ne olacak ki yani?

Zamlara bakıyorsunuz içiniz üşüyor. Erdoğan’ın taban ücret için söylediklerine bakıyorsunuz içiniz Sibirya olup çıkmış ama ne gam, bizim ülkemizde yoksulluk çoktan yenilmiş. Aç insan yok kuru ekmek yiyen insan var, işsiz insan da yok iş beğenmeyen insan var da yine de rakamlar niye “yalan” diye çığlık atıp duruyor öyleyse?

Şimdi yakındığımız, hakkında söylemediğimizi bırakmadığımız 2020 yılını uğurluyoruz diye seviniyor muyuz yakınıyor muyuz bilemedim. Oysa değil 2020 yılı, 2021 yılı 2022, 2023…..2073 yılı da gelse insanlığın canına okuyan kapitalizm sonuncu yenilgiye uğratılmadan bu yılların hepsi de karanlık yıllar olarak geçecektir tarihe. Bu yüzden de ne yapacaksak kapitalizmi yıkmak için yapalım.

Ancak o zaman yaşadığımız yıllar ve gelecek yıllarımız güzel olacaktır.

Bu bağlamda bir kararlılıkla dünyanın tüm çalışanlarının, köylülerinin, aydınlarının, gençlerinin, kadınlarının, çocuklarının YENİ YILINI SOSYALİST DUYGULARLA KUTLUYOR BAŞARI DİLEKLERİMİ SUNUYORUM…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA