turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU İKTİDAR GİDECEK AKP TARİH OLACAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

14 OCAK 2020

AKP ve saray iktidarı 20 yıldır iktidarda. Bu süre içinde kendi açısından süregelen sözüm ona suçlamaları var. Bu suçlamalarla iktidar hem yerini korumak istiyor hem de herkesi susturmak için her yolu kendisine hak sayıyor.

İktidara göre kendisini desteklemeyen herkes darbeci. AKP ve saray bu suçlamayı diline dolamış durmadan bu konuyu işliyor. Ülkede darbe yapacak “zinde” güçler var mı, darbe ortamı söz konusu mu hiç önemsediği yok. Kim iktidarın gitmesini istiyorsa yanıt hazır. Sizi darbeciler sizi…

Öteden beri iktidarın kullandığı silahlardın birisi de vesayetçiler. İktidar bu suçlamayla bütün kurum ve kuruluşların içini boşalttı. Sonuçta öyle bir noktaya gelindi ki ortada bir şey kalmadı bütün kurum ve kuruluşlar iktidarın sopasına dönüştürülüp halkın kafasına inmeye hazır hale getirildi.

Ucuz ama etkili bir yolda dini birileri tekeline almış herkesi din karşıtı göstererek buradan yürümek istiyor. Bu ülkede geçmişte bütün solcular ve sosyalistler din düşmanıydı. Bu yolla halk kapitalizm savunucuları tarafından az uyutulmadı. Sonra bununla da yetinilmedi. Artık AKP’lilerden başka herkes din düşmanı sayılmaya başlanıldı. Yani alan solculardan ve sosyalistlerden daha geniş alanları kapsayan bir hale getirilerek din bir yapının tekeline geçmiş oldu.

İktidarın kendine göre bir din anlayışı vardı ve buradan yürüyerek türbanı bayraklaştırıp taban kazanmak için sıkı bir çalışma içine girildi. Üstelik bu konu konuşulurken ne ülkenin geçmişi dikkate alındı ne geçmişte Anadolu’da yaşayan atalarımız nasıldı konuşulma gereği duyulmadan İslam, bir saç teline indirgendi ve türban gerekliliğine de buradan hak kazandırılmaya çalışıldı. Sonuçta insanların yaşam tarzına karışılmaması gerektiği yolunda bir adım atıldı ama iktidar bununla da yetinmeyip türbanı hiç mi hiç gündemden düşürmedi ve siyasal bir malzeme yapmaya devam etti.

Evet, ülkemizde demokrasi bir türlü rayına oturmadı. Tamam, bunu anlıyoruz fakat buradan kalkarak en gerici en dinci kesimler hiç hız kesmeden yasakçılık propagandası yaparak kendilerinin insanlık düşmanı politikalarının din gibi algılanmasını sağlayıp demokrasi deyince sadece bunu anlayıp çağ dışı görüşlere özgürlük tanınmasını isterken insanlık için olmazsa olmaz özgürlükleri ise her zaman topa tutup eleştirdiler. Yani deyim yerindeyse kendileri tam anlamıyla bir yasakçıydı ama yasağı savunma özgürlüğünü hakları imiş gibi düşünerek herkese çamur atmaya devam ettiler.

Terörizm diye bir şey vardır. Lenin, terörizmi her fırsatta eleştirmiştir. Ancak kapitalizmi savunanlar kapitalist sistemin yerine sosyalist sistemi kurmak için mücadele edenlere terörist suçlaması yapmaktan da geri durmadılar. Anca Bu konu AKP ve saray iktidarı ile birlikte başka bir boyut kazandı. AKP ve saray iktidarını savunanların dışında kalanların dışında herkes teröristti. Bu ipe sapa gelmez anlayış yüzünden Türkiye gerçekten de sürekli olarak bastıra bastıra uçuruma sürüklendi.

Dünyanın bütün faşist ve dinci rejimleri milliyetçiliği baş tacı ederler. Çünkü milliyetçilik öyle bir şeydir ki kolayca bu yolla geniş bir kitlenin ayranını kabartmak olasıdır. AKP iktidarı da bunu iyi bildiği için MHP ile güçlendirilmiş bir anlayışla bunların hangi konu işlerine gelmiyorsa o konuları savunanlara bir hainlik damgası vurup vatan, millet, Sakarya üzerinden yürüyerek pek çok göze kül üfürdüler dersek abartmış olmayız. Oysa bizler gerçek anlamda hain kime denir biliriz.

Ne diyelim, iktidar sürekli gerginlikten beslenip ülkeyi yapay kamplara ayırarak varlığını sürdürmek istiyor. Sanki milyonlar bir avuç kendini beğenmişin kulu kölesiymiş gibi davranıp halkı sürekli olarak aşağılayan bir tutumu ilke edinmiş. Gerçeklerle hiçbir şekilde örtüşmeyen görüş ve düşünceleri yineleye yineleye insanların kafasını kireçlendirmeye çalışıyor. Halk artık iktidarın yapıp ettiklerinden gına geldi. Sonuçta da iktidara olan güven büyük ölçüde bitti.

Bu yüzden de iktidardan gidecek olanların korku ve telaşıyla herkese saldırıldığını görüyoruz ki bu sonucu değiştirmeyecek.

AKP ve saray iktidarı tüm benzerleri gibi iktidardan gönderilecek ve AKP diye bir parti de tıpkı Turgut Özal’ın ANAP’ı gibi eriyip yok olacaktır.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA