turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU POLİTİKA İLE SAĞIN YAPMAK İSTEDİKLERİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

21 OCAK 2020

Din ve etnik köken kişinin kendi seçimi olmayıp hangi ailede gözünü dünyaya açıyorsa o ailenin dini ve etnik kökeni de kişinin kimliği oluyor.

Dünyada ve ülkemizde bu iki kimlik üzerinden politika yapmaya bayılan dinci, gerici, ırkçı ve faşist politikacılar o kadar çok ki saymakla bitiremeyiz. Din ve etnik köken yığınları yönetmek ve iktidar olmak için önemli bir silah olarak hep kullanılagelmiştir. Bu yüzden de iktidarda olanlar bu kimlikler üzerinden hareketle diğerlerini hep düşman yerine koyarak toplumu iyice körleştirip yönetmeyi kendilerine ilke edinmişlerdir.

Bu nedenle de sağ partiler hep dini politikalarına alet ettikleri gibi ırkçılığı da adeta bayraklaştırmışlardır. Bu yüzden ülkemizde söylene söylene dillerde pelesenk haline gelmiş şu sözler bir rastlantı değildir. “Vatan, millet Sakarya, din, iman, Kuran ve Bayrak.” Bu sözünü ettiğimiz konuları işleye işleye ülkemizde uzun yıllar iktidarda kalmayı başarmış bir sağ vardır. Bunların işleri esasında çok da kolaydır.

Bir düşünün geçmişte MHP’lileri kontgerillanın bir parçası haline getiren, onlar adına cinayetler işleyen komünizm karşıtlığı nasıl bu kadar kendisine yandaşlık bulmuştur? Bu yöntemle ABD’nin soğuk savaş politikasının uçbeyi gibi davrananları bu gerçekleri bilmeden anlayabilir miyiz? Ta on bin kilometre uzaktaki Amerika ve emperyelist dünya ile ortaklaşıp kendi ülkelerini kana bulayan, MHP vb. örgütleri ve şu ya da bu bahane ile askeri darbe gerçekleştirip Amerika’nın her istediğini harfiyyen yerine getirenleri düşünürsek gerçekler gözümüzün önüne serilmiş olmaz mı?

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askeri darbesine yol açan onca olaylar zincirini yaşamış bir ülke olarak Çorum, Maraş katliamlarının gerçekleştirilmiş olması nasıl okunabilir? Ya da bu ve buna benzer olaylar silsilesi kim ya da kimlerin elinde olgunlaştırılarak ülkemizde sol ve sosyalist solun canına nasıl okunmuştur bilmek bu kadar zor mudur? Peki, dine ve ırkçılığa sarılma olayı nasıl olmaktadır da sağ iktidarların iyice güç yitirdiği dönemlerde daha fazla hız kazanır ve niye hız kazanır?

AKP nasıl kuruldu? Bu kuruluşta ve iktidara gelişte ABD’nin ve AB’nin payı nedir? Cemaatler niçin bu iktidar döneminde iyice palazlandırılış ve Fetöcüler nasıl olmuştur da iktidarı ve yapacaklarını belirleyen bir güç haline gelmişlerdir? Sonrasında Ergenekon, Balyoz ve Casusluk davaları AKP iktidarı tarafından nasıl tezgâhlanmıştır ve de niye tezgâhlanmıştır? Hedefe konulan ordu, medya, üniversitelere yönelik birbirini izleyen operasyonlar yapılırken ne arzu edilmişti ve de arzu edilenlerin sonrasında ülkenin bugün geldiği nokta neresidir?

Şu eylemlere bir bakalım; Cumhuriyet gazetesine bombalı saldırıda bulunuldu. Danıştay Başkanı Mustafa Yücel Özbilgin katledildi. Hrant Dink, Zirve Yayınevi çevresinden Malatya’da işlenen cinayet, Rahip Santoro’nun katledilmesi hepsi ama hepsi sağ ve aşırı milliyetçi ve dincilerin işi değil midir? Peki, bunlar bu cinayetlerden ne sonuç almayı düşünmüşlerdir de bu olaylar yaşanmıştır hiç kafamızı yorduk mu?

Önemli bir şeyden daha söz edebiliriz. 7 Haziran 2015 1 Kasım 2015 tarihleri arasında Suruç’ta 2 polisin katli, Suruç ve Ankara Garı katliamı sonrası nasıl ve ne diye AKP oylarını yüzde 49’a taşıyabilmiştir? Ve de bütün bunlar sağcı, ırkçı dinci yapıların hangi konuları kullandıklarında ne sonuçlar elde edebileceklerinin hesabı değil midir?

Tek tek olayları sayıp zamanınızı almayı gereksiz sayıyorum. Ancak son zamanlarda gazetecilere, siyasilere, karşı yapılan saldırıların altındaki gerçek bizi nereye götürür dersiniz? Evet, AKP ve MHP arasında ‘Cumhur İttifakı’ kurulmuştur. Bu ittifak olayından sonra bir kez daha Ülkü Ocaklarının sahneye çıkması sizce bir rastlantı mıdır yoksa hesabı kitabı yapılmış organize işler midir oturup bir düşünün isterseniz.

Eee işçi sınıfının büyük önderi Lenin’in şu sözleri boşuna mıdır? “Kim ki işçileri emekçileri etnik kökenlerine ve inançlarına göre böler, parçalar karşıdevrimcidir.”

Bugün bu çevrelerin öyle ya da böyle durdurulması gerekir aksi halde geçmişte yaşadığımız sayısız acı olaydan hiçbir ders çıkarmamış oluruz ki zaten ülkemizdeki dinci, gerici ve faşist iktidarda bunu istemiyorlar mı?.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA