turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İSANBUL SÖZLEŞMESİNE GICIK OLANLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

29 OCAK 2020

Son günlerde cumhur ittifakı için 1 kişi bile önemli olduğundan Recep Tayyip Erdoğan eline geçirdiği hiçbir fırsatı kaçırmıyor. Saadet Partili Oğuzhan Asiltürk’le de bu nedenle görüştü zaten. Kuşkusuz hoş beş dışında Erdoğan’la Asiltürk arasında başka başka konuşmalar da olmuştur ama her nedense Asiltürk’ün aklında bir tek Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesinden çıkma isteğiyle söyledikleri kalmış aklında. O da kamuoyu ile bunları paylaşıyor ve aklınca dincilere bu yaklaşımın iyi bir mesaj olacağını düşündüğü için de söyleyeceklerini bu konu üzerinden duyuruyor.

Sizce çok garip değil mi? Bu iki insanın ne ülkenin içinde bulunduğu durum gelmiş akıllarına ne ekonomik çöküntü, ne açlık ne sefalet ne de işsizlik. Sonra koronavirüs salgını sonrasında evlerine ateş düşen onca insanımız da gelmemiş. Bunlar takmışlar akıllarına kadınları onlar üzerinden akıllarınca olup bitenleri düzene sokacaklarını düşünüyorlar. Bu yüzden de Asiltürk sanki çok önemli bir mesaj verirmiş gibi konuştukları ile ilgili ipuçlarını kadınlar üzerinden veriyor.

Yahu be adamlar sizler ülkede neler yaşandığını görmüyor, duymuyor olabilirsiniz. Daha da önemlisi sizlerin yaşam standardı yüksek olduğu için can alıcı konulara da hiç eğilmek gereği de duymamışsınızdır anladık da hemen her gün bu ülkede 3-5 kadının yakınları ya da başka erkekler tarafından katledilmesi sizi hiç mi ilgilendirmiyor? Ya da sizin hiç mi ananız, bacınız, kızınız yok? Niye kadın düşmanlığı üzerinden prim yapabileceğinizi düşünüp işi getirip getirip kadınlara bağlıyorsunuz? Ya da İstanbul sözleşmesi ne diyor da sizlerin dini ayarını bozuyor? Kadınların yaşam hakkının korunması ile ilgili söylenen sözlerden nasıl oluyor da bu kadar gıcık kapabiliyorsunuz? Sizin din diye yutturduğunuz şey böylesi kötülükleri içinde barındıran bir şey midir ki buradan yürürsek prim yaparız diye düşünüyorsunuz?

Siz kadınlara yönelik cinsel tacizlerden tutun da yaşam hakkının ortadan kaldırılmasına kadar varan şeylere karşı değil misiniz? Değilseniz çıkıp kamuoyu önünde paylaşın ki sizleri en yakınlarınız bile terk etsin eğer bu kadar inancınıza sıkı sıkıya bağlıysanız. Ahlak diye başlayıp ahlaksızlığı topluma dayatmanız nasıl bir şeydir acaba? Bu ülkede kadınlar öldürülürken, tecavüz edilirken, kız ve erkek çocuklar cinsel istismara uğrarken sizler niye bu konunun üzerine gidilmesini bir türlü kaldıramıyorsunuz?

Madem yanyana gelmişsiniz namus kavramından başka konuşacak dağarcığınızda hiç mi bir şey yok? İşin daha da kötüsü bu mu namus dediğiniz şey de İstanbul Sözleşmesinden bu denli büyük gıcık kapıyorsunuz? Din, töre, gelenek, şu, bu diye toplumu bugüne kadar mankafa haline getirdiğiniz yetmiyor mu da hala bunları konuşmak gibi bir şeyden bu kadar zevk alır hale geldiniz? Ya da niye geldiniz?

Nasıl bir kafa taşıdığınızı anlamak gerçekten de zor. Kadınların özgür yaşam istemleri karşısında niye gözleriniz fal taşı gibi açılıyor? Aile mevhumu diye diye yaratmak istediğiniz hapishaneler neden size bu kadar çekici geliyor? Aile, şu, bu neyse yoksa sadece sizin düşündüğünüz gibi midir ki doğru olduğunu sandığınız düşüncenizi bu topluma dikte ettirmeye kalkıyorsunuz?

Tamam, meramınız başka çünkü oylarınız giderek dibe vurmak üzere bunu sizler de görüyorsunuz ki bir çaba içindesiniz anladık da sizlerin kafası kadınla erkeğin her konuda eşit olması gerektiğini niye basmıyor? Erkekler güven abidesi mi de kadının yanının erkeğin yanı olduğu düşüncesini topluma yaşam tarzı olarak benimsetme uğraşısı içindesiniz?

İşiniz gücünüz hikaye. Tutturmuşsunuz bir kutsallık habire veryansın edip duruyorsunuz. Öyle ya ne kutsalsa o dokunulmaz oluyor sizin için. Bu nedenle de bastıra bastıra toplumu raptı zapt altında tutmak gibi bir kolaylığınız var değil mi? Bu yüzden de anneliğe bir kutsallık yakıştırması yaparak gözlerine mil çekme isteğinizi anlamayan mı var? Öyle olunca daha mı güçlü olacak, kral gibi ülkeyi yöneteceksiniz?

Yok, efendim yok, sizler dinin kadınları koruduğuna öyle kendinizi inandırmışsınız ki Müslüman ülkelerde kadınların başına gelenlerden bile bihabersiniz. Ya da ne bileyim değilsiniz de işinize öyle geliyor.

Sizleri dinleyenler de sanırlar ki kadınların iyiliğini düşünüyorsunuz. Gerçekten erkek erkeğe konuşurken ne de cin fikirler üretiyorsunuz öyle. Ürettiğiniz tüm fikirler sonucunda da kadınlara cehennem hayatını reva gördüğünüz gibi ölmüşler, kalmışlar, her türlü saldırıya uğrayıp hayatlarından olmuşlar derdiniz bile değil değil mi?

Sahi size ne oldu? Yaşadığınız yaralar bu kadar derin mi de bu denli kadınlara karşı kin ve nefret içindesiniz? Yoksa annelerinizden çok mu sopa yediniz ya da ne bileyim babalarınızın annenizi, kız kardeşlerinizi ağızları köpüre köpüre dövdüğünün mü tanığısınız? Söyleyin İstanbul sözleşmesi aklınıza gelince neden kırmızı görmüş boğa hali ile oraya buraya laf yetiştirme arzusundasınız, sizi anlamaya çalışıyoruz Buyur Asiltürk önce madem bu kadar gıcıksın İstanbul sözleşmesine düşünceni de önce sen açıkla!


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA