turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KILKUYRUK SOLCULAR

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

28 HAZİRAN 2013

Son olaylarda halk ayağa kalktı ya, örgütsüzlüğe övgüler düzen solcu bozuntuları da ortalığı dolduruverdi. Onlara göre son gösterilerin içinde parti, pırtı, örgüt, mörgüt, hele de marjinal gruplar mı dediniz yok oğlu yokmuş. Bunu böyle ifade edenler acaba bu gösterilerde ne kadar bulunmuşlar ve nasıl bir anlayışla bu sonuca varmışlardır bilemiyoruz ama bu anlayış temelinden yanlış ve zararlı görüşlerdir. Bir başka deyişle örgütsüzlüğe güzelleme düzen ve son tahlilde Recep Tayyip Erdoğan gibilere basbayağı hizmet eden görüşlerdir ki, bu anlayışlara karşı kuşkusuz bizim de söyleyeceklerimiz olacaktır. Bu tiplere göre bu eylemler kendiliğinden başlamış ya; devam mı edecek yoksa bitirilecek mi, karar vermek için de onlara sorulmalıymış. Bu eylemlerle ilgili sol ve sosyalist yapıların düşünce açıklamaya bile hakları yokmuş. 

Oysa sol ve sosyalist yapıların daha ilk günden başlayarak olayların içinde hatta en ön saflarında oldukları bilinen bir şeydir. Abartmanın anlamı yok, herkes güçleri oranında mücadelenin içinde oldu, olmaya da devam ediyor. Ancak bazı nasıl solcu oldukları belirsizler; sol ve sosyalist yapılara; "sen işe karışma, senin düşünce bile açıklama hakkın yok" diyerek intihar et dediği de bütün çıplaklığı ile ortada. Biz kendilerine solcu ve sosyalistim diyen bu ve buna benzer kimselere kılkuyruk solcular diyoruz. Bunlar her dönemde ortaya çıkarlar ve sol ve sosyalizm düşmanlığını bir şeklide yapıp görevlerini yerine getirirler. Bazıları ise kütüğün sele kapılması gibi oluşan sele kapılır ve gerçekte öyle olmadıkları halde amaçlı olanların amaçlarına hizmet ederler.

Bir solcu, bir sosyalist hiç kimsenin düşünemediği kadar kitleleri önemser. Önemser çünkü devrimin kitlelerin eseri olduğunu bilir. Ancak devrimin kitle kuyrukçuluğu yapılarak da yapılamayacağını herkesten ama herkesten daha iyi bilir. Öyleyse son gösterilerle ilgili olarak bazılarının nasıl olmaktadır da şaftı bu kadar kolay kayabilmektedir? Adı solcu ve sosyaliste çıkmış bazılarının yazdıklarına, çizdiklerine, yaptığı konuşmalara baktığımız zaman nedenini kolaylıkla anlayabiliriz. Bu olayların başlangıcından kısa bir süre önce; halkın cahilliğinden dem vurup adam olmazlığından çıkanlar bu olaylarla birlikte herkesten hızlı düşünce değiştirmişler bu kez de kendiliğinden gelişen halk hareketlerine övgüler düzerken, sol ve sosyalistlerin yığınların harekete geçmesinde ve sonrasında hiçbir etkilerinin olmadığını söyleyerek üstüne üstlük bir de kendilerine göre "marjinallik" tarifi yaparak burjuvazi ile ağız birliği etmişçesine sola ve sosyalizme saldırmaktadırlar. Bütün bu değerlendirmeler özünde bir burjuva saldırısıdır. Bizim de görevimiz bu burjuva saldırılarını püskürtmektir.

Şimdi gelelim bu tür soldan gelen ve kendilerini sözümona aydınım diyenlerin ayıplarına. Ayıplarına diyorum çünkü bunlar hiçbir şeye karışmazlar ama sol yapıları ağır bir şekilde eleştirmeyi kendilerinde hak görürler. Örneğin bunların biri kalkıp da bir sosyalist partiye başvurarak üye olmayı akıllarından bile geçirmezlerken, uzaktan hoş gelen sesleriyle gazel okumayı çok ama çok güzel sürdürürler. İnsan biraz insaflı olur ve sol ve sosyalizm düşmanı sermaye güçlerinin ve onun politik iktidarı AKP'nin tepesindeki adamın ağzıyla konuşmaz. Recep Tayyip Erdoğan da solculara ve sosyalistlere marjinal ve terörist diyor siz de. Hem bu kadarla da kalsa iyi. Ethem Sarısülük polis kurşunuyla katledildi ya. Bu çevreler Ethem Sarısülük'ü incik cıncık araştırıp ellerine ne geçerse kamuoyuna açıklıyorlar. Neymiş efendim; Ethem Sarısülük sol bir örgütün yayınlarını okuyormuş. Okur bire alçaklar size mi soracak hangi yayını okuduğunu. Yok, yok silahlı tetörist olduğunu gösteren resimleri varmış. Eeee neymiş o resim? Açığa çıktı. Bir askeri birlikte kaynak yaparken hatıra olsun diye çekilmiş resimler...

Bakın, nasıl da halk düşmanları her türlü yalana başvuruyor. Acaba niçin yapıyor bunları dersiniz? Çok basit her türlü iftira ve yalana başvurarak halkın vicdanını köreltmek ve mücadele edenleri sahiplenmesini önlemek istiyorlar da ondan. Baksanıza Ethem'in katilini salıveren yargıç daha fazla dayanamayıp açıklama yapmış ve "tamamen vicdani kanaatime dayanarak karar verdim" demiş. Hem Ethem'in vurulma anını defalarca izlemiş ve sonuca da varmış bile. Polis Ahmet Şahbaz beraat bile edebilirmiş. Kişi yargıç da olsa nasıl da gerçek kimliğini ortaya koyuyor görüyor musunuz? 

Bizler böylesine düşmanlıklarla kuşatılmış olmamıza karşın, bütün bunlar az geliyor, bir de içimizdeki döneklere, solun içindeki 5. kol görevi yapanlara, etliye sütlüye karışmayıp yerine göre halktan ölümüne nefret edip halktan bir cacık olmaz, yerine göre de ooo halk vallaha da billaha da sol siyasi partileri de örgütleri de sildi süpürdü, her şeyi yapıyor bravo vallahi çeken tatlısu aydınlarına karşı da mücadele ediyoruz. Ama boşuna. Recep Tayyip Erdoğan'ın dengesini bozdu o hiç görülen halkın ayağa kalkışı. Uluslararası ve işbirlikçi sermayeyi korkutup salladı. Kuşkusuz biz sol ve sosyalist parti ve örgütlere de çok şeyler öğretti. İşin özü hem öğrendik, hem de öğretmeye gücümüz oranında devam ettik. 

Devam da edeceğiz. 

Kimileri gibi dipte yatıp padişahı düşümüzde görmüyoruz. 

Anlaşıla ama doğru anlaşıla...
 


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA