turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"



turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TERÖRİST KİMDİR?

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

24 TEMMUZ 2013

AKP ile birlikte at izi it izine karıştı. Kavramların içi boşaltılıp başka başka anlamlar yüklendi. Diyelim baskı rejimlerinde bile yazıp çizdiğiniz şeyler AKP iktidarı ile birlikte terör tanımlamasına sokuldu. Böylece de iktidar, kimi kendisi için tehlikeli görüyorsa bir işaretle içeri alıp yıllarca çürütebildi. Aklınıza ne geliyorsa kolaylıkla terör suçu kapsamına alınıp yüksek hukuk bilgisi olanlarca işletilip insanlar kollarından tutulduğu gibi cezaevlerini atıldılar. Son Gezi Parkı gösterilerine katılanlar da kolaylıkla bu kapsama sokularak gözaltına alınıp tutuklanarak terör suçu kapsamına sokuldu. Sınır tanımazlığı kural haline getirenler öylesine keyfi davranmaya başladılar ki, sonuçta Türk Bayrağı satan yurttaş bile gözaltına alınırken, gözaltı sırasında hakaretler görüp polislerin analı/avratlı küfürlerine uğradı. Yüksek hukuk bilgisine vakıf AKP yargısının görevlileri de tutuklayıp attılar bayrak satan yurttaşı içeri. Sonra itiraz edildi de zar zor özgürlüğüne kavuştu.

Anayasal hak olan gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan gençlerimiz, kadınlarımız ve yurttaşlarımız yakapaça edilip gözaltına alınırken Anayasa ve yasalar dikkate bile alınmadı. Bu gösteriler sırasında nelerle karşılaşmadık nelerle. Orada burada dövülüp, tekmelenenler mi dersiniz, yüzüne yüzüne gaz sıkılanlar mı dersiniz, şimdi çıkmış İçişleri Bakanı Muammer Güler diyor ki, gaz bombası 40 metre yakından insanların üzerine atılmamalı, sopa ve benzeri şeylerle göstericilere vurulmamalı. Günaydın demek gerekiyor. Birbuçuk ay içinde değil kırk 5 metreden insanların üzerine gaz bombası atıldı. Sokaklarda ellerinde budaklı, çivili sopalarla birileri çıktı gösterici dövdü. Ali İhsan Korkmaz yaşamını bu yüzden yitirdi. Sözü geçen eli çivili kimseler gündeme getirildiğindeyse İzmir valisi çıkıp onlar sivil polisler dedi. Aynı yöntem başka illerde de kullanıldı. İnsanlar öldüler, gözleri çıktı, 8000 kişi yaralandı. Şimdi kalkmış İçişleri Bakanı Muammer Güler neden söz ediyor?

Önceki gün Anamuhalefet partisi CHP içerde olan gazetecileri basına açıkladı. 70'in üstünde bir sayı saptanmış. Üstelik Yalçın Küçük ve Doğu Perinçek nasıl bir anlayışsa bu sayının dışında tutulmuş. Sözünü ettiğimiz her iki kişinin ömrü neredeyse gazetecilikle geçmiş. Çeşitli dönemlerde sayısız gazete ve dergi çıkarmışlar, çıkardıkları yayın organlarında başyazarlık yapmışlar. Neyse bilen biliyor zaten. Düşünün ki, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan ve ötekileri tutuklanalı 5 yılı çoktan aşmış, CHP'nin aklı başına şimdi gelmiş gibi kalkmış böyle bir araştırma yapıp sonuçları da kamuoyu ile paylaşmış. Oysa Recep Tayyip Erdoğan'ın iki de bir de ağzından; gazeteciler tutuklu denildiğinde ne işitiyorduk? "Onlar gazeteci değil, terörist." Ne kadar güzel değil mi? Balbay bir kez eline silah almamış ama terörist, Özkan da öyle, Hikmet Çiçek, Yalçın Küçük, Doğu Perinçek ve diğerleri de. Uydurulmuş gerekçelerle insanları içeri tıkacaksın sonra da çıkıp yavuz hırsız kesilerek insanların cezasını baştan kesip yıllarca içerde tutarak sözümona yargılıyormuş gibi yapacaksın, bizde bunları yutacak sesimizi çıkarmayacağız.

Tutuklananlar tutuklanmıştır, bir de tutuklanmayıp da dışarıda tutuklu dolaşan gazeteciler var. Bunların biletini de bizzat Recep Tayyip Erdoğan kesiyor. Çağırıyor gazete patronlarını, şunları şunları işten atacaksın diyor. Atmadı, iktidar olmanın olanakları kullanılarak gazete patronlarının işi bitiriliveriyor. Ya da ne bileyim bir numaralı AKP yandaşı olup çıkıyorlar. Gazeteciler işsiz kalmanın korkusu ile patronun ve iktidarın kulu kölesi konumuna getiriliyorlar. Bir kısmı da işsizler ordusuna katılıp kapı kapı iş arar duruma düşürülüyorlar. AKP iktidarının yarattığı korku imparatorluğu ki, gazeteci gazetecilik yapamaz duruma getirilmiş. Sorsanız kendilerine "ne yapalım ekmek parası" yanıtını alıyorsunuz. Kişi olarak bu şekilde ekmek parası kazandıklarını sananlara hiç mi hiç saygı duymuş değilim. Üstelik bu söz; zalime teslim olmuş alçakları getiriyor aklıma ki, bunlar için ne söylesem azdır.

AKP iktidarı korkunç bir çelişki içindedir. El Kaide, El Nusra, Müslüman Kardeşler gibi kelle uçuran, ciğer yiyip olmadık işkenceleri yapan ipten kazıktan kopmuş örgütler terör örgütü sayılmıyor. Gazeteciler, gösteri hakkını kullananlar, siyasetçiler ve ordudan iktidara karşı çıkabileceği düşünülen ordu mensubu kimseler, bayrak satan yurttaş terörist sayılıyor. Görüldüğü gibi Recep Tayyip Erdoğan ve iktidarı için bütün bunlar yaman çelişkidir. Yukarıda tescilli terör örgütleri bizzat iktidar tarafından korunup kollanmakta, onlara her türlü lojistik destek sağlanmakta ama her nedense iktidarı elinde bulundurduğu için AKP teröre bulaşmamış sayılmakta tersine terör suçu ile yakından uzaktan ilintilendiremeyeceğimiz kimseler terör suçlusu sayılarak içeride çürütülmektedir. 

Bütün bu gerçekler yaşanırken, Türkiye halkının aklıyla dalga geçer gibi birileri oturmuş mecliste anayasa hazırlamaya yeltenmektedir. Bugün onca faşizan uygulamaları barındıran yürürlükteki Anayasa'ya karşın yurttaşlar haklarını kullanamaz duruma düşürülmüşler üstelik tutsak edilip içeri atılmışlar sonra da aynı erk özgürlükçü anayasa hazırlıyorum cinliğine yatarak yığınların gözünü boyamaya kalkışmaktadır. Ankara Baro seçimlerinde cezaevinde bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Selçuk Kozağaçlı başkanlığa seçilen Sema Aksoy'dan sonra en çok oyu alan kişidir. Peki, bugün Selçuk Kozağaçlı hangi uydurma nedenlere dayanılarak içeri atılmıştır? Ki adı geçen arkadaşımız hakkında tutuklama çıkarıldığında Suriye'deydi. Terör suçu ile ilişkilendirilen Kozağaçlı sonucu bile bile nasıl olmaktadır da Türkiye'ye dönmekte ve tutuklanmayı göze almaktadır? 

Sonuç olarak AKP'nin ileri gelenleri kanal kanal dolaşıp Gezi Parkı gösterilerine katılanların TCK'nın eski 212. Maddesini bugün karşılayan TCK'nın yeni 216. maddesine göre cezalandırılmaları gerektiğini söylemektedirler. 216/1 Halkı kin ve düşmanlığa tahriktir. 

Yani bunlar hem savcı hem de yargıçtırlar.Bu yüzden de bugün iktidarın söyledikleri ile gerçeklerin örtüşmesi olanak dışıdır.

Dolayısıyla da halkımız demokratik hakkını kullanacak bedel ödeye ödeye de kimin terörist olduğunu kanıtlayacaktır.
 


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA