turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YOK, DEVE!

TURGUT KOÇAK (Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) Genel Başkanı)

15 EYLÜL 2013

AB Bakanı Başmüzakereci Egemen Bağış, 'Söz Sende' isimli programda Balçiçek İlter'in sorularına verdiği yanıtta bir kez daha AKP iktidarının ne menem şey olduğunu gözlerimizin içine batıra batıra gösterdi.

Egemen Bağış, "Suriye'de 2 yılda 100 bin kişi öldü. Gıkı çıkmayan uluslararası medya Taksim'deki basit bir gösteri için 8 saat aralıksız yayın yaptı. Sanki dünyaya bir iç savaş yaşıyormuşuz gibi gösterdi" dedi.

Bunun üzerine kendisini uyaran Balçiçek İlter, "Basit demeyelim isterseniz. İnsanlar hayatlarını kaybettiler" diye karşılık verdi.

Bunun üzerine Bağış, daha da akıl almaz bir yanıt vererek; "Suriye'de 100 bin kişinin hayatını kaybettiği olaylarla kıyaslarsanız devede kulak…" gibi insani olmayan bir karşılık verince; Balçiçek İlter, "Ama insanlar öldü…" deyince karşılığı daha da çizmeyi aşan yanıtlar oldu.

Egemen Bağış, "Ölen insanlara Allah'tan rahmet diliyorum. Bu ülkede kimsenin genç yaşta hayatını kaybetmesini istemeyiz. Ama şu da bir gerçek; burada yaşanan olaylar Paris'te, Lonra'da, Newyork'ta yaşansaydı oradaki polise de molotof atılsaydı çok daha yüksek sayıda insan kaybı olurdu. Bizim polisimiz sabretmiştir, göğsünü siper etmiştir..." gibi saçma sapan sözler söylemeyi sürdürdü.

Bunun üzerine Balçiçek İlter, "Taksim'e çıkan herkes teröristtir." demiştiniz deyince de Egemen Bağış'ın yanıtı; " Hayır, bakın. Hemen açıklayayım. Bu telefon bağlantılı bir yayında söylediğim bir cümlenin çarpıtılmış halidir. Başbakan bir dizi toplantı ve istişareden sonra çıktı dedi ki; 'Biz topçu kışlası inşaatını durduruyoruz. Yargı kararını bekleyeceğiz. Ona göre plebisit yapacağız. Şimdi bu söylendikten sonra, o noktadan sonra gösteriye devam etmenin bir anlamı yok. O güne kadar da Taksim meydanında adını vermek istemediğim terör örgütlerinin flamaları asılıydı. Ben de dedim ki; o noktadan sonra çevreci gençlerin taleplerinin karşılanacağını Başbakan bizzat söyledi. Hâlâ oraya gidenler oradaki terör örgütü mensuplarıyla karıştırılabilirler. Bu bir uyarıydı. Ben terörist demedim. Hiçbir bakan kendi vatandaşına terörist demez. Teröristlerle karıştırılabileceklerinin uyarısını yaptım" gibi minareyi çuvala sığdırmaya çalışan yanıtlarının bir bir arkası geldi.

Önce Egemen Bağış kimdir bir bakalım. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci. 2002'de İstanbul Milletvekili seçilen Egemen Bağış, AB ile tam üyelik görüşmelerini yürütmek üzere Devlet Bakanı ve Başmüzakereci olarak görevini yürütmüştür. Daha önce AKP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı yapan Bağış, Genel Başkan Yardımcısı olarak AKP'nin en yüksek yürütme organı olan Merkez Yürütme Kurulu üyeliğinde bulunmuştur.

Uluslararası ilişkilerde ve diplomaside AKP'nin kilit ismi olarak görev yapmış olan Bağış, partinin ulusal, uluslararası temaslarında ve teşkilatlarında dış politika konularında yönlendirme ve koordine etme görevini yerine getirmiş, önemli küresel gelişmelerin parti yönetimine akışını koordine etmiştir.

Bilgi Üniversitesi Küresel Sorunlar Platformu'nun kurucusu olan Bağış, Platform'un Danışma Kurulu Başkanlığı görevini de yürütmüştür. Aynı zamanda, kurucuları arasında yer aldığı" İstanbul Merkezi Brüksel" Yönetim Kurulu Üyesi'dir. 1990'larda, New York'ta bulunan Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu'nun Başkanlığını yapan Bağış, derneğin oy birliği ile iki kez üst üste seçilen tek başkanıdır. Diğer yandan, Ankara merkezli bir devlet birimi olan Yurt Dışındaki Türkler Danışma Kurulu'nda üye olarak hizmet vermiştir.

1970 Bingöl doğumlu olan Bağış, Siirtlidir. Babası Abdullah Bağış, 1974–1979 yılları arasında Siirt Belediye Başkanlığı yapmıştır.

"The Baruch College of The City University of New York" İşletme Fakültesi İnsan Kaynakları bölümünde lisans eğitimi görüp, Kamu Yönetimi üzerine de masterı vardır.

Egemen Bağış denilen kişi gerçekten de izi sürüldüğünde kara delikleri olan birisidir. Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu başkanlığını iki dönem üst üste yürütmüştür. O dönemde Amerika'da ilişki kurup yürüttüğü çevreler hiç de sütten çıkmış ak kaşık değillerdir. Zaten işin özüne değin bir şeyler söylemek gerekirse babası da sağcı olup Siirt Belediye Başkanlığı yapmıştır. Kısacası bulunduğu makamın hakkını verecek bir yaşam yolu söz konusudur.

Şimdi gelelim zatı muhteremin bizim ülkemizde Gezi Parkı gösterilerini baz alarak Suriye'deki yaşananlarla karşılaştırma yapıp "Devede kulak" demesine. Ne diyebiliriz ki, Başbakan çıkar da ölümler olan gösterilerle ilgili "polise emri ben verdim" derse Egemen Bağış'tan daha insani bir yorum beklemek hem kişiliği itibariyle hem de içinde yer aldığı partinin dünya görüşü açısından başkaca da bir yorum yapabileceğini beklemek olası mıdır? Son zamanlarda Amerika'nın ve Avrupa'nın polisi ile ilgili değerlendirmeler yaparak bizim polis daha demokrat demeye getiren Sayın Başbakan ne demişse sözleri biraz farklı da olsa Egemen Bağış da onu demiştir. Dolayısı ile burada dikkat edilmesi gereken şey bunların zihniyetidir ve de bizlerin bu zihniyete katlanıyor olmasıdır. Sen çıkacak insanları polislere öldürteceksin, sonra da çıkıp Avrupa ya da Amerika'da böyle olaylar yaşansaydı daha çok insan ölürdü diyeceksin. Bunlar yenilir yutulur şeyler değildir değil olmasına ya, ne yazıktır ki ülkemizde kolaylıkla da söylenebilmektedir.

Hem neymiş efendim Suriye'deki olaylar ve ölenlerle kıyaslandığında bizdeki yaşanılanlar devede kulakmış. Bunların vicdanı da vicdan, bunlara karşı olanların vicdanı da vicdan. Kıyas götürmeyecek denli nitelik farkı olanlar bugün ülkeyi yönetmekte ve de bu tür faşizan sözleri kolaylıkla söyleyebilmektedirler. Ancak bu sözler biraz da haritayı pusulayı şaşırmış sözlerdir ki, ancak gidici olanların ruh halini yansıtmaktadır.

Uzatmayalım, Egemen Bağış ne demiş; "Devede kulak."


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA