turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BİR KEZ DAHA SAVAŞ TEZKERESİNE EVET

TURGUT KOÇAK (Genel Başkan)

04 EKİM 2013



AKP'nin politikalarını en çok eleştiren parti hangisi? MHP.

Peki, bugüne kadar AKP'yi en kritik konularda destekleyip AKP'ye koltuk değneği olmayı yerine getiren parti hangisi?
O parti de MHP.

Öyleyse nasıl oluyor da MHP sanki farklı kulvardalarmış gibi bir hava estirip milliyetçi bir tutum izleyerek AKP'nin tutumunu yanlış bulanların oylarına talip olabiliyor?

Bunda anlaşılmayacak bir şey yok. Çünkü bu partilere oy veren yığınlar partilerinin gerçek tutumlarıyla ilgilenmiyorlar ki. Eğer ilgilenmiş olsalardı MHP kendi tabanına hesap veremeyeceği gibi bu partiye herhangi bir gereksinimin kalmadığını da bilir ve bu partiye oy değil zırnık bile koklatmazdı.
Tamam, buraya kadar anladık da, nasıl olmaktadır da İşçi Partisi ve bu partiyi destekleyen Aydınlık Gazetesi'nde ve Ulusal Kanal'da MHP'lilere farklı gözle bakılmakta, MHP'liler kanala sürekli konuk edilmektedir? AKP'nin Suriye politikalarını onca eleştiren İşçi Partisi'nin 'Milli Hükümet' projesinin içine sağın bu kaşarlanmışları dahil edilip gözboyamaya neden çalışılır?

Demek ki, bu işte bir iş var. İşçi Partisi Nasyonalist politikalarla nereye kadar gideceğini sanmakta, ellerine Türk Bayrağı verdiği, dillerine M. Kemal'in askerleriyiz sloganını doladığı insanları kandırarak nasıl başarı kazanacağını sanmaktadır?

Neyse biz öncelikle huylu huyundan vazgeçmez gerçeğinden hareketle şu MHP'nin gerçek yüzünü bir güzel ortaya çıkarmalıyız. Çıkarmalıyız ki, bugüne kadar "vatan, millet, Sakarya" söylemi ile geniş halk yığınlarını kandırıp oylarının üstüne konarak mecliste ihanet çizgisini sürdüremesin.

Her şeyden önce MHP kurulduğu günden bu yana faşizan ve gerici politikaların baş aktörü görevini üstlenmiştir. Geniş halk yığınlarının iş, ekmek ve özgürlük istemlerine komünizm karşıtı olduğunu söyleyerek karşı çıkan parti MHP'den başkası değildir. Bu partiyi bu çizgide tutan ideoloji uluslararası sermaye güçlerinin işbirlikçisi konumunda olmasıdır. Dolayısı ile geçmişten bugüne ülkesini seven, emperyalist/kapitalist dünyaya karşı ülkesini canla başla savunan sosyalistler bunlar tarafından düşman ilan edilmişlerdir. Sovyetler Birliği'nin ve Sosyalist Sistem'in yıkılmasından sonra başka düşmanlar belirleyen emperyalist/kapitalist sistemin dümensuyunda politikalarını aynen sürdürmüştür MHP. Bu yüzden de tabanı daha çok yoksul halk çocuklarından oluşan MHP, hem uluslararası sermaye, hem de uluslararası sermayenin işbirlikçisi iktidarların bugüne kadar stepnesi olmayı hiç mi hiç terketmiş değildir. İşte bu yüzden bizzat MHP'nin kendisi herkesi şaşırtan kararlara imza atan aktör konumundadır ki, kendisine bu davranışın hesabı önce kandırdığı yandaşlarınca ve bu politikalarının gerçek yüzünü iyi bilen bizlerce kesinlikle sorulmalıdır.

Küçük bir gezinti yapalım. Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı koltuğuna oturtan parti geçmişte MHP olmuştur. Oysa şimdi olduğu gibi o zaman da sözde AKP karşıtı politikalarıyla ne yaman muhalefet yaptığına inandıran parti de MHP'dir. Daha sonra meclisten bir bir geçen gerici yasların desteklenmesinde de MHP uçbeyi görevi görmüştür. Aynı MHP daha önceki Libya savaş tezkeresinde de, Suriye savaş tezkeresinde de herkesten önce bir adım öne çıkmış bir partidir.

Nihayet Suriye politikalarında her türlü Alicengiz oyunu ortaya çıkmış bulunan AKP iktidarı MHP tarafından öyle bir eleştirilmiştir ki, gören görmeyen MHP'yi gerçekten de savaş karşıtı ve Türkiye'nin çıkarları doğrultusunda düşündüğünü sanmıştır. Oysa MHP'nin değişmeyeceğini, değişemeyeceğini eski huyunu iyi bilen bizler iyi biliyorduk ama başkalarının da görmesini isterdik. Bu yüzden de, özellikle İşçi Partisi içine düştüğü çıkmazı kendisine yakınlık duyanlara anlatmak zorundadır. (sözümüz özellikle de İşçi Partisi'ne iyi niyetlerle yakınlık duyanlaradır.)

Sonuç olarak;

MHP AKP iktidarının Suriye'ye karşı getirdiği savaş tezkeresine evet oyu vermiştir.

Bu yüzden de bir kez daha gericilerin ve emperyalist/kapitalist sistemin zaten dümensuyundaydı, bir kez daha dümensuyunda olduğunu gözlere batırarak göstermiştir.

Dolayısı ile gerici partilerin ideolojik ve politik girişimlerini geçersiz kılmak için bütün popülist politikaları bir kenara bırakarak kıran kırana bir mücadele yürütmeleyiz ki, kimse halk yığınlarını kandırmaya cesaret edemesin…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA