turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SENİN DE TAHTIN DEVRİLİR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 KASIM 2013

Irak'ın işgalini alkışlayan siz değil misiniz? Peki, sağ salim memleketlerine dönmeleri için Amerikan askerlerinin duacısı kim? Irak'ta katledilen milyonların katledilmesinde payınızın ne olduğunun farkında mısınız? Kuzey Afrika ve Büyük Ortadoğu Projesi Eşbakanı değil misiniz? Libya'ya karşı hava harekatı başlatan; Fransa ve İtalya'ya karşı duracağınıza bir süre sonra NATO kuvvetlerinin eşliğinde 100 Libyalının katledilmesine katılıp İzmir'in üs olması yolunu açmadınız mı? Bunca insan Suriye'de sizin o dizginlenemez hırsınızdan ve dünya görüşünüz yüzünden katledilmedi mi? Varlığını bilmediğiniz, İsveç'te gazetecilerin sorularını geçiştirip Nusra'da neymiş, bizim ülkemizde El Kaide gibi terör örgütleri bulunmaz diyen siz değil misiniz? Bu sözlerinize karşın sizin iktidarın gözetiminde ne kadar İslami terör örgütü varsa ülkemiz sınırından Suriye'ye sokulması sizin yüce emirleriniz sonucu değil mi? O ipten kazıktan kopma katillere örtülü ödenekten verdiğiniz paraların miktarını da mı bilmiyorsunuz? Konya'da imalatı yapılıp, Adana'da birleştirilecek olan mühimmattan da mı habersizsiniz? Tanımadığınız o terör örgütlerinden CNN söz edince çarpılmışa dönmediniz mi? İçine düşürüldüğünüz "değerli" yalnızlığınıza da mı yanmıyorsunuz?

Kamuda türban dediniz oldu. Meclise kadın milletvekilleri türbanla girecek buyurdunuz o da gerçekleşti. Şimdi de kalkmış ar-namus bekçiliğine soyunarak ülkemizin geleceği olan gençleri karalıyorsunuz niye? Yoksa Gezi Parkı gösterileriyle o hep yukarılarda gezen burnunuz bulut çizemiyor mu artık? Evinde zor tuttuğunuz %50'niz de yavaş yavaş sizi terketmeye mi başladı? Azarladığınız, tokat yapıştırdığız, verdiği demeçleri ağızlarına tıktığınız bakanlarınıza ne demeli? Onlardan biri sizin konuşmalarınıza karşılık veriyor; "bu uğurda evimizden, barkımızdan aşkımızdan vazgeçtik" diye, duymuyor musunuz? Yoksa onlarında mı daha ileri gitmemeleri için çevresini polisle sardınız? Haydi, sardınız; bunca insana nasıl polis yetiştirecek ve de iktidar koltuğunuzda sağ salim oturabileceksiniz?

Bizim ülkemizin insanları en çok neden hoşlanmaz biliyor musunuz ispiyonculuktan. Peki, siz ne yaptınız? Öğrenci evlerini ispiyonlamaları için "iyi" vatandaşları göreve çağırdınız. İlk ispiyonlar gelmeye başladı bile. Böyle giderse neler olacağını hiç düşünmek gereği duydunuz mu? Anaları, babaları namus kumkuması kesilerek terörize etmeye kalkıştınız. Başbakan koltuğunda oturan biri olarak böyle bir göreviniz mi var da, akıl almaz davranışlarla iktidarda kalacağınızı sanıyorsunuz?

İktidar olarak öğrencilere yurt olanağı sağlamayın, onların ne yedikleri, ne içtikleri sizleri ilgilendirmesin. Aç susuz okul bitirmeye çalışsınlar, üstüne üstlük kalkın bir de onları "ahlak" oku ile vurmaya kalkın. Acaba ne umuyorsunuz böylesi sakat davranışlardan?

Anladık aslında o hep bildik numaraları çekiyorsunuz bu ülkenin halkına. Sizden önce o adını ana ana bitiremediğiniz Menderes'in DP'si de Köy Enstitüleri için aynı yollardan yürüdü. O; aç, susuz, işsiz, okuma yazma bilmeyen köy çocukları okumaya başladıklarında da irkilen, yarınlarından korkan yöneticiler oldu. Köy Enstitüleri'nde okuyan kızlarımızı bilmem ne yerine koyan propagandalara giriştiler. Kendi çocuklarını İngiltere'de, Fransa'da, Almanya'da, Amerika'da okutanların aklına, o zaman da hiç mi hiç ar namus gelmedi ama; iş halkın çocuklarına gelince yaftalar hazırdı. Hem bu saldırılar salt ar namus üzerinden de yapılmadı. Burada okuyanların hepsi komünistti.

Bugün de farklı değilsiniz Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Aynı bayat sözleri bir kez daha yinelemekten öte yaptığınız bir şey yok. Şimdi de ar-namus üzerinden gidiyorsunuz, geçmişte sevdiğiniz politikacılarda aynı yöntemi kullanmışlardı. O zaman da komünistler hedefti, şimdi sizde devrimcileri, solcuları ve sosyalistleri hedef alıyorsunuz.

Ancak ne yaparsanız yapın;

tahtınızın devrilmesini önleyemeyeceksiniz.


Karanlık dini görüşlerinizle kuşatmak istediğiniz bu ülkenin halkının gönlünden de, gözünden de düşmekten kurtulamayacak çekip gideceksiniz, eğer gideceğiniz yeriniz varsa…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA