turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YALANCININ…

TURGUT KOÇAK (Genel Başkan)

15 KASIM 2013

AKP'ye yakınlığı tartışma götürmez ANAR'ın sözümona 26 kentte 1430 kişi ile yaptığı araştırmanın sonucuna bakılırsa Türkiye güllük gülistanlıkmış. Yapılan onca eleştiriler ve toplumun büyük bir çoğunluğunun tepkisi de boşa çıkmış.

Anar'a göre; sorulan bazı sorulara verilen yanıtlar şöyle:

Cinsiyet ayrımcılığına uğradınız mı?
Hayır diyenler: %96.2 Evet diyenler: %3.2

Karşı cinsle ilişkilerde ayrımcılığa uğradınız mı?
Hayır diyenler: %94.2 Evet diyenler: %3

Etnik köken ayrımcılığına uğradınız mı?
Hayır diyenler: %93.6 Evet diyenler: %3.2

Alkol kullanımında sorun yaşadınız mı?
Hayır diyenler: %82.2 Evet diyenler: 7.4

Kız ve erkek öğrencilerin aynı evde yaşamasını doğru buluyor musunuz?
Hayır diyenler: %75.2 Evet diyenler: %20.9

Bu rakamlara bakınca insanın aklına iki şey geliyor. Ya bu anketler şişirme ya da bu anketlerin sonucunun 1982 Anayasa oylamasında çıkan oyların sonucuna benziyor ki, kimse böylesi diktatörce hazırlanmış sonuçlara inanmaz ve bu işin altında bir hinoğlu hinlik arar. Bu anketi hazırlayanların da niyetleri gerçekten de toplumun görüşlerini yansıtmak değil, ortaya çıkan sözde sonuçla AKP'nin kaybettiği zemini ortadan kaldırıp AKP'yi ayakta tutmaya yönelik olduğu açıkça belli oluyor.

Kuşkusuz diğer sorularda çok önemli olmasına karşı sorulan iki soru var ki, eğer bu sorulara çıkan sonuçlar buysa ya gerçekten ülkemizdeki vicdanlar çökmüş ya da birilerinin kafasındaki karanlık topluma doğru olarak şırınga edilmeye çalışılıyor. "Cinsiyet ayrımcılığına uğradınız mı?" sorusuna %96.2 hayır, %3.2 evet, "Karşı cinsle ilişkilerde ayrımcılığa uğradınız mı?" sorusuna %94.2 hayır, %3 evet sorusu veriliyorsa, şimdi izin verin bu anketi yapanların ve sonuçlarını ilan edenlerin Türkiye gerçeğinden gerçekten de hiç mi hiç haberleri yok. Eğer bu rakamlarla toplumun cinsiyet üzerindeki kaygılarının boş çıktığı söyleniyorsa gerçekten de halt ediliyor demektir. Çünkü çalışma yaşamından, yönetime, kadınların düşürüldüğü konuma ve gördükleri şiddete karşın bu rakamların gerçekten de bize söylediği hiç mi hiç anlamlı bir şey yoktur. Aynı şeyi etnik köken ayrımcılığı için de söyleyebiliriz. Bugün içinde bulunduğumuz sonuçlara bakıldığı zaman salt bu yüzden toplum neredeyse yarılma noktasındadır: Ancak ANAR'cılara göre böyle bir şey olmadığı gibi ortalık güllük gülistanlıktır.

Kızlı erkekli öğrencilerin aynı evde kalmaları ile ilgili soruna gelince; bu aslında AKP iktidarı tarafından doğrudan özel yaşama saldırı olmasına karşın, bu saldırının öğrenciler üzerinden gizlenilmeye kalkışılması, birileri tarafından konunun doğru anlaşılmadığını göstermektedir. Birilerinin kendilerinin ipe sapa gelmez ahlaklarını doğru sayarak başkalarına dayatmaya kalkmalarının kalıcılaştırılmasıdır ki, bu konu bizzat ahlakbaşı tarafından ortaya atılan görüşle birlikte ortaya çıkmış ve toplumda büyük tepki görmüştür. Her nedense ANAR ülke geneline yayılan bu tepkiyi yok saymakta ve üstünü kara bir örtü ile örtmeye kalkarak AKP'ye "yoluna devam" sinyali vermektedir.

Yukarıdaki sorulardan alkol kullanma sorunu da dahil, Türkiye bizzat Başbakan'ın eliyle içinden çıkılmaz sorun yumağının içine itilmiştir. Bu yüzdendir ki, bugün yurttaşlara birileri çıkıp "gavat" diyebilmekte, böyle seslenin biri için de Başbakan; "yedirtmeyiz" diyerek; nasıl bir zihniyetle karşı karşıya kaldığımızı açıkça göstermektedirler.

Sonuç olarak bu iktidarla birlikte ne var ne yok her şeyin çivisi çıkmıştır. Bugün Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dershaneler üzerinden sürdürülen tartışmalara da baktığımız zaman bu zihniyetin gerçek yüzünü görmekte zorlanmıyoruz. Evet, Milli Eğitim Bakanlığı bugün için eğitimi öldürmüştür. Ancak onların bir amacı daha vardır o da eğitimin özelleştirilip paralı hale getirilmesidir. Bugün Fethullahçılarla kıran kırana giden pazarlık bu konu üzerindendir. Bundan böyle öğretmen alımı da mülakatla olacağı için ortaya çıkacak korkunçluğu varın siz hesap edin. Artık AKP ile birlikte toplum çok büyük bir fay kırılması yaşamaktadır. Bütün bunlara karşın yapılan anketlerin ve söylenen sözlerin değeri sıfır noktasındadır. Yukarıda sorulan sorular da hiç kuşkusuz bu zihniyetin varmak istediği amaca "toplum istiyor" denilerek adım adım ulaşmaktır.

Ancak önünde her zaman onların yüzdelere vurup da göremeyecekleri dinamik ve sonuç alıcı bir güç vardır.
Asıl AKP iktidarının korkusunun altında yatan gerçek de budur…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA