turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


VE FİYASKO

TURGUT KOÇAK (Genel Başkan)

09 ARALIK 2013

Recep Tayyip Erdoğan'ın Trakya ve ilçelerinde yaptığı açılış mitingleri diyebiliriz ki tam bir fiyasko ile sonuçlanmıştır. Öteden beri ilerici düşüncelere açık olan Trakya bir anlamda da Türkiye'deki genel eğilimin üç aşağı beş yukarı bir görüntüsüdür. Recep Tayyip Erdoğan Trakya halkının kendisine verdiği iletiyi almış mıdır bilemeyiz ama almadığı yönünde belirtiler daha ağırlıktadır. Çünkü buralardaki konuşmalarında da oldukça sert bir dil kullanmanın yanında yüz görüntüsü de allak bullaktı diyebiliriz.

Başbakan'ın Diyarbakır'da aklına hiç mi hiç gelmeyen vatan, millet Sakarya gibi sözler, buralarda ağırlıklı olarak Recep Tayyip Erdoğan tarafından kullanılmıştır. Öyle kantarın topunu kaçırmıştır ki, "Toprak uğrunda ölen varsa vatandır" dedikten sonra "tabi ki şehitler gelecektir" noktasına çektiği konuşma AKP iktidarının da tam anlamıyla iflasını ifade etmektedir. Bir ülke düşünün ki, kimseyle savaş halinde değildir ama her nasılsa durmadan evlere acı düşmekte asker cenazeleri gelip durmaktadır. Bir ülke düşünün ki, olağan koşullar varmış gibi birileri ülke yönetmektedir ama şehitten savaştan dem vurularak ülke yönetilmeye kalkışılmaktadır. Daha açıkçası ülke yurttaşlarına yalan söylenmekte, ülke insanlarının yaşamının nasıl da on mangır etmediği gözlerin içine sokula sokula dile getirilmektedir.

Haydi diyelim ki, vatan için şehitler verilecektir. Öyleyse nasıl olmaktadır da bu sözleri söyleyen Başbakan da içinde birilerinin çocukları niye şehit olmaz da, gemiler gemicikler, fabrikalar, hastaneler, arsalar, iş merkezleri sahibi olurlar? Yetmez; ailecek neden üniversite sahibi olmak yolunda kollarını sıvarlar? Madem; "Toprak uğrunda ölen varsa vatandır" niçin o toprağı vatan yapmak için sizler ve sizlerin çocukları yine sizin deyişinizle "en yüksek mertebe"ye ulaşmak yolunda kıllarını kıpırdatmazlar? İşte böyledir, birilerine vatan millet Sakarya için "öl" nutku çekmek kolaydır ama iş kendilerinin tatlı canlarına gelince işin rengi değişir. Bu yüzden de Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşması suçtur tamam da, aynı zamanda da ayıptır çok ayıp!

AKP 11 yıldır iktidardadır. Ülkemizdeki iç barışı sağlamak için ne iradesi vardır ne de isteği. Bu yüzden de toplumu, "Anaların ağlamasını mı istiyorsunuz" noktasında sadece ve sadece uyutmaktadır.

Önümüzde yerel seçimler var. AKP'nin yerel seçimlerde başarı kazanmasına olanak sağlamak için "bak kan durdu" görüntüsü vererek gerçekleri gizlemeye kalkması daha ağır bedellerin ödeneceğinin içyüzüdür gerçekte. Bu yüzden de Kürt sorunun çözümü böylesi iki yüzlülükle olası değildir. Dahası başka ülkelerin iradesinin yansıdığı yöntemlerle çözülmesi hiç olası değildir. Bu yüzden de başkalarının dikte edilmiş iradesini kullanan bir iktidar, vatan naralarıyla kimseyi kandırmaya kalkmamalıdır.

Kalktığında da halkın şamarının sırtında patlayacağını iyi bilmelidir. Bir iktidar ki, "biz ne yaparsak yapalım halk yine de bizi seçer gafletine düşerse eğer, halkın karşısına daha önce odunları getirenlerin yaptıklarının aynısını yapar ve de bizlerden odunları seçmemizi ister. Ne yazık ki, ülkemizde odun bolluğu sanılandan da çok olduğu için sık sık odun seçmek zorunda kalır ve "ellerimiz kırılsaydı da oy vermeseydik" diyerek ilenmekten de kurtulamayız.

Sonuç olarak Trakya halkı Recep Tayyip Erdoğan'a hak ettiği dersi vermiştir. Daha da önemlisi buralara Recep Tayyip Erdoğan kendisi gelmeden polisi ayağa kaldırılmış, Recep Tayyip Erdoğan'ın protesto edileceğinden korkulduğu için tedbir amaçlı gözaltılar bile gerçekleştirilmiştir. İşte böyle; Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında başkaları için sık kullanır ve "siz oralar gidemezsiniz" der. Öyle görünüyor ki, bu böyle giderse yakın zamanda Recep Tayyip Erdoğan'da Türkiye'nin pek çok iline gidemeyecek, giderse de sıkıyönetim ilan edip boş sokaklarda polisi ile birlikte dolaşıp gelecektir.

Görünen köy kılavuz istemez, gidiş bu…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA