turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


MUZ CUMHURİYETİ NEDİR?

TURGUT KOÇAK (Genel Başkan)

18 ARALIK 2013

Bizler, sayısız kez yolsuzluklara değinmiş, AKP iktidarının 11 yıllık iktidarı döneminde yolsuzlukların, vurgunların, ihaleye hile karıştırmaların, rantçılığın, yabancılara yok pahasına peşkeş çekilen ülke varlıklarının hangileri olduğunun üzerinde geniş geniş durmuştuk. Bütün bu yaklaşımlarımız karşısında iktidar kendisine küçücük bir çekidüzen vermemiş, aksine para kimdeyse sultan odur bağlamında davranarak kimseyi takmadığını takmayacağını her fırsatta bir güzel göstermiştir. Keyfilik ve rüşvet öylesine açıktan açığa yapılır hale gelmiştir ki, neredeyse bu eylem kitlelerce olağanmış gibi kavranmaya başlanmıştır.

Hiç kuşkusuz, AKP mecliste her dediğini yapacak konumda olmanın rahatlığıyla da kimseyi takmamış, geçmişten bugüne olağan işlerliklerin üzerine de bir kalem çekilmeye kalkışılmıştır. Bu yüzdendir ki, Sayıştay belki de ilk kez AKP iktidarının döneminde görevini yapamaz konuma düşürülmüştür. Bir başka deyişle Sayıştay'ın inceleme yapması gereken gerekli bilgiler Sayıştay'a sunulmayarak AKP iktidarının harcamalarının denetlenmesi bilerek isteyerek engellenmeye çalışılmıştır.

Yolsuzlukların bu denli ayyuka çıkması hiç kuşku yok ki, savcıları harekete geçirmesi gerekirdi gerekmesine ya, bugüne kadar ne yazık ki, iktidarı frenleyecek bir adım atılmayarak iktidarı ellerinde bulunduranlar yüreklendirilmiştir. İktidara yönelik dişe dokunur bir operasyon söz konusu olmazken; CHP'nin elinde bulunan belediyelere yönelik operasyon üzerine operasyon çekilmiştir.

Nihayet Recep Tayyip Erdoğan'ın AKP'si ile Fethullah Gülen Cemaati'nin koalisyon ortaklığı çıkar çatışması nedeniyle çatırdamış, çatırdamanın arkasından da bazı çevreleri vay anasına dedirten deprem de bu yüzden gelmiştir. Son gözaltıların üzerinde geniş geniş durmamızın gereği yoktur. Ancak bu yolsuzlukların hangi kademelere kadar yükseldiği göz önünde bulundurulursa gerçekten de işin boyutunun dehşetini anlamakta zorlanmayız.

Dün sabahtan itibaren kamuoyunun bilgisine yansıyan operasyonun boyutları ile birlikte İçişleri Bakanı Mummer Güler'in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun oğlu Salih Kaan Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Bayraktar, AKP'li Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve pek çok kişi gözaltına alındı. Bu durumda olması gereken şey hiç kuşku yok ki, sözü geçen bakanların derhal istifa etmeleriydi. Ne var ki, bizim ülkemiz muz cumhuriyeti olmadığı için böyle bir şeye de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a göre gerek yoktu. Bir başka deyişle böylesine boyutu olan iddialar Recep Tayyip Erdoğan'ın işini bitirmişti bitirmesine ya, yine de dik durmaları gerekiyordu. Bu yüzden de Recep Tayyip Erdoğan kolaylıkla bakanlarını yedirtmeyeceğini söylemeyi gerekli gördü. Malum; bakanlar ancak ve ancak muz cumhuriyetlerinde yenirdi.

Dün gerçekleştirilen operasyonun boyutlarına göz attığımız zaman böylesine yolsuzlukların ancak muz cumhuriyetlerinde olacağı bir gerçektir. Çünkü muz cumhuriyetlerinde tepeden tırnağa herkes sözü geçen yağmanın içindedir. Bizim ülkemizde de maşallah, bakanından banka müdürlerine, bakan çocuklarından vurguncu inşaatçılara, oradan karanlık dış ilişkilere kadar uzanan vurgunlar yaşanır yaşanmasına ya, yine de muz cumhuriyeti olmayız. Demek ki, Başbakan'a göre her türlü alicengiz oyunları oynanır, eğer bu oyunların hesabı kendilerinden sorulmuyorsa sorulamıyorsa muz cumhuriyeti değiliz. Ne zaman sorulmaya kalkışılırsa işte o zaman muz cumhuriyeti olmuşuz demektir. Sayın Başbakan; o sözünü ettiğiniz muz cumhuriyetleri sözü; Güney Amerika ülkeleri için kullanılırdı. Şimdiyse neredeyse Güney Amerika'da da öyle cumhuriyetler kalmadı. O zaman benzetmenizin bir anlamı da kalmamıştır. Sizin iktidarınız size benziyor. Bunca yolsuzluklara karşın savunma silahına sarılıp oraya buraya laf yetiştireceğinize işin vahametini anlamaya çalışsanız olmaz mı? Niye adı şu ya da bu nedenle geçen bakanlarınızın istifasını istemiyorsunuz? Bu sorgulamayı yapacak olan polislerin en yüksek amiri Muammer Güler değil mi? Bu durumda polisler nasıl olacak da yansız, üstü örtülmeyen bir sorgulama ve araştırma yapabilecek?

Biz muz cumhuriyeti tanımlamanızı anlamakta zorlanıyoruz.

Olup bitenler sadece ve sadece size özgüdür, bekleyin buna da bir isim bulmamız uzun sürmeyecektir.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA