turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KEFEN GİYMİŞ LÜMPENLER

TURGUT KOÇAK (Genel Başkan)

24 ARALIK 2013

Ortalık iyice karıştı. Yolsuzluğun boyutları öylesine üst düzeylerde ki, Recep Tayyip Erdoğan hangi karşı tedbiri alırsa alsın, hangi karşı saldırıya geçerse geçsin, ortaya çıkan vurgunu kapatmasının olanağı yoktur. Bu yüzdendir ki, savunmayı bırakmış doğrudan saldırıya geçmiştir. Yolsuzluk, hırsızlık, vurgun, yalan, talan AKP iktidarı çevresinde döndüğü halde Başbakan bütün gücüyle başkalarını suçlu olarak göstermeye çalışmakta, bununla da kalmayarak gözdağı veren bir yol izlemektedir. İşimiz hiç kuşku yok ki, polisleri savunmak değildir. Ancak işlerini yapan insanların bir günde görevlerinden alınmaları, başka başka yerlere sürülmelerinin de bir anlamı olsa gerektir. Hayır, iş bu kadar da kalmıyor. AKP iktidarı Maliyeye, TRT'ye kısacası tüm kurumlara operasyon çekerek görevden almaları hız kesmeden sürdürüyor. Yargıya doğrudan müdahale edip yeni savcılar atıyor, yeni yeni yöntemler uygulanmasını sağlayarak gözaltına alınıp tutuklananlar üzerinden sürdürülen operasyonun daha da ileri gitmemesi için her yola başvuruyor. Bakanlar Kurulu'nca yayınlanan bir genelge ile yapılacak operasyonların üst amirlere bildirilmesi istendi. Bir başka deyişle polisin yapacağı operasyonun ucu eğer iktidara dokunuyorsa önceden tedbir alınmasının yolu böylelikle açılmış oldu. Bir başka deyişle hırsızlık, yolsuzluk, rüşvetçilik ve vurgun yapanlara kanıtları karartmaları için önceden haber verilmesinin yolu açıldı.

Bütün bu yaşananlar sonrasında Sayın Başbakan iyice sıkışmış ve meydan meydan dolaşmaya başlamıştır. O meydanlardan yaptığı seslenmenin içi boştur. Kin ve nefret dolu açıklamalarını devam ettirmektedir. Başbakan'ın bu tutumunu kendi tutumlarına uygun bulan bir avuç lümpen Başbakan'ı kefen giyerek karşılamış, bir anlamda "öl de ölelim, biz bu yolda ölümü göze aldık" demeye getiren lümpenlik sergilemişlerdir. Bu görüntülere karşın, Başbakan çıkıp da bu lümpenlere uyarıda bile bulunmamıştır. Çünkü sözü geçen bu lümpen kişiler durup dururken bu kefenleri giymiş değillerdir. Bu tür davranışların yolunu açan konuşmaların da mimarı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. Başbakanlık koltuğuna oturduktan sonra beyaz gömlek giydiğini söyleyen kişi başbakanın ta kendisidir.

Beyaz kefen giyen lümpenlerin ne demek istediklerini iyi okumak gerekir. Başbakan bir anlamda topluma; "çatışmaysa çatışma buyurun" demektedir. Bir söz vardır; "kendi yaşamlarını hiçe sayanlar başkalarının yaşamlarının efendisi olur" diye. İşte Recep Tayyip Erdoğan olağan yöntemlerle iktidarını sürdüremez noktaya gelirse ki, gelmiştir. Bu aşamadan sonra da kendi hayatını hiçe sayanların davranışını bu lümpen giysili gençlerle dışa vurmuştur.

Bir düşünün; Sayın Başbakan'ın adı telefon konuşmalarında "patron" ve "büyük patron" diye geçmektedir. Ne yapmış patron veya büyük patron? Bir inşaat şirketi için devreye girerek imar değişikliğine olur sağlamıştır. İşte gelinen nokta böylesine bir duraktır ve o durak kimbilir daha ne pisliklerin günyüzüne çıkmayı beklediği yerdir. Bekleyip göreceğiz...

Trabzon mitinginin ardından Başbakan Pakistan'a uçmuştur. Kendisinin karşılanışına dikkat ederseniz tam da halkı yoksulluk içinde yüzün bir ülkeye özgü bir karşılamadır. Pakistan halkı çok büyük bir yoksulluğun içinde yüzerken, Recep Tayyip Erdoğan'ın yollarına güller serpilerek şaşalı bir karşılama töreni yapılmıştır. Biz inanıyoruz ki, Pakistan'da yaşananlar da kesinlikle Türkiye'den farklı değildir. Karşılamanın şaşalı olmasının nedeni işte budur.

Geçmişte padişahlar, krallar böylesi törenlerle hem sonlarını hızlandırmış tarih olmuş hem de yıkılıp gitmişlerdir.

Bu tür yöntemlere yeltenenler ister Pakistan'ı yönetsinler, ister Türkiye'yi yıkılıp gidecekler, geride kalan insanlığa ise sadece ve sadece kötü anılan anlarını sanlarını bırakacaklardır.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA