turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GEMİ ALABORA

TURGUT KOÇAK (Genel Başkan)

26 ARALIK 2013

Bir gün içinde her şey tepetakla oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Başbakan'ı rahatlatmak için bir deklarasyon yayınlayıp tıpkı öteki bakanlar gibi sessiz sedasız gitseydi olaylar belki de bu kadar hızlanmayacak daha ağır seyredecekti. Bayraktar bir çırpıda; Recep Tayyip Erdoğan da istifa etmelidir diyerek işin rengini değiştirdi. Panik içinde ortalara düşen Başbakan, durumu kurtarmak için Cumhurbaşkanı köşküyle, başbakanlık köşkü arasında mekik dokumaya başladı. Gidişi durdurabildi mi derseniz; artık Recep Tayyip Erdoğan'ın böyle bir şansının olmadığını yaşadığımız olaylarla cümle cihan gördü, görmeye devam edecek. Bir başka deyişle bundan böyle AKP'deki depremi ne yaparsa yapsın durduramayacak ve kısa bir süre sonra son durağa gelip arabayı stop edecek. Etmek istemese de partide istifaya hazırlanan milletvekillerini durdurması mümkün olmayacak.

AKP iktidarı ile ilgili olarak bugüne kadar yazdıklarımızı yeniden anımsarsak, bu iktidarın gerçek yüzünü bir bir ortaya koyduğumuz görülecektir. Son iki yıldır bugünü işaret eden sözleri hemen her aşamada dile getirdik. Sonuçta harç bitti, yapı paydos edilmek üzere. Ancak Recep Tayyip Erdoğan ve tayfasının öyle kolay pes etmeyeceğini de unutmamak gerekiyor. Çünkü bataklık boyunu aşmak üzere ve son bir can havliyle bu bataklığa başkalarını da çekmek isteyeceği kuvvetle beklenmelidir.

Son yapılan operasyonları işlevsiz kılmak için AKP iktidarının başdöndürücü çabasını şöyle bir gözden geçirirsek yukarıda söylediklerimizin gerçek anlamı da ortaya çıkar. İstifa eden İçişleri Bakanı görevinin başındadır. Oğlu yolsuzluk savıyla tutuklanmıştır. Basına yansıyan bilgilerse doğrudan kendisini işaret etmektedir. Bütün bu gerçeklere karşın emniyet hallaç pamuğuna çevrilmiş, görevden almalar, göreve getirilmeler birbirini izlemiştir. Yargıya müdahale, geçmişte adı Ali Dibolarla anılan Adalet Bakanı Sadullah Ergin aracılığı ile yapılmış, bir genelgeyle yargının gözaltı istemesi ise amirlerden izne bağlanarak yeni gelişecek operasyonların önü kesilmek istenmiştir.

Sözü geçen operasyona bağlı olarak Ankara ve İstanbul'da da operasyon kararı alınmış ancak polis, amirlerinin bu kararı imzalamadıkları gerekçesiyle savcıların isteğini yerine getirmemiştir. Bir başka deyişle, bu yeni adımla birlikte devletin çivisinin çıktığı açıkça ortaya çıkmıştır.

Şimdi; Türkiye, bu son olaylara kilitlenmiş ve ayaktadır. Eğer AKP iktidarı yerinde kalmaya devam eder ve de aynı tas aynı hamam uygulamalar sürerse; ki, bu iktidarın başkaca davranma ne şansı ne de isteği vardır, işte o zaman da artık halk bir daha çekilmemek üzere sokaklara inecek, bu iktidar kendi sonunu böyle hazırlamış olacaktır. Bugün, hiçbir şey olmamış gibi görevden bakanlar alan, göreve bakanlar atayan Recep Tayyip Erdoğan'ın tasarruflarının bizim nezdimizde hiç mi hiç meşruluğu yoktur.

Gemi alabora olmuştur. Sözü geçen bakanlar diyelim ki, tasarrufları ile gitmeyi hak ettiler. Peki, Recep Tayyip Erdoğan'ı işaret eden; Erdoğan Bayraktar'ın söyledikleri nasıl sindirilecektir? Bugüne kadar ne yapılmışsa Başbakan'ın isteği doğrultusunda yapılmıştır diyen Bayraktar'ın sözlerine karşın R. T. Erdoğan yerinde oturmaya devam mı edecektir?

Dünkü yazımızda söyledik. Başbakan; oğlu Bilal'i değil başbakanlık köşküne, yerin dibine de saklasa Bilal Erdoğan'a yönelen suçlamaların önü kesilemeyecektir. Bundan böyle bu iktidarın hiçbir tasarrufu meşru değildir. Çünkü bir iktidar meşruluğunu yasalardan alacağına, iktidar da yasa masa takmadığına göre bulunduğu yeri derhal boşaltmalı ve 11 yıllık iktidarının hesabını halka vermelidir. Bunun dışında bakanlar değiştirerek başka seçeneklerle halkın karşısına çıkma yüzsüzlüğü gösterenlere 11 yıldır tahammül ettiğimiz yetmiştir. Hem Gezi gösterilerinde yaşamını yitiren 6 gencimizin katledilmesinden sorumlu kişi de doğrudan başbakanın ta kendisidir.

Çünkü Başbakan kendi ağzıyla polise ben emir verdim demiş işlenen cinayet suçunu da üstlenmiştir.

Türkiye, bunca yolsuzluğu ve bu iktidarın döneminde canı yanan yurttaşların ahını ve cinayetleri kaldıramaz o kadar…
 


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA