turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU NE PİŞKİNLİK

TURGUT KOÇAK (Genel Başkan)

05 OCAK 2014

Yavuz hırsız ev sahibini bastırır derler ya; o hesap, Recep Tayyip Erdoğan'da ev sahibini bastırıyor. Toplamış Dolmabahçe'deki Başbakanlık çalışma ofisine gazeteci ve sözümona sivil toplum örgütlerini; aynı tas aynı hamam konuşmalarını bir güzel sürdürüyor. Oraya giden gazeteci ve STK temsilcileri de bilmem kaçıncı kez yinelenen bayat sözleri dinliyorlar. Gerçi Başbakan bu tür davranışları hep yapıyor yapmasına ya, bu kez içine düştüğü durum başka olunca insan yine de düşünüyor ki, insanların önüne çıkacak yüzü olmaz eski huyunu terkeder diye. Nerede? Dünyada olmayacak şey olur, Recep Tayyip Erdoğan'ın tutum ve davranışlarında bir değişiklik olmaz, olamaz.

Başbakan; bütün dünyanın gözünün içine baka baka diyor ki, "Olanda hayır var. Millet gördü." Olanlara bakıyoruz, milyarlarca dolar yolsuzluk yapılmış. Söylenenlere göre bu yolsuzluklarda deve edilen para neredeyse Türkiye'nin borçlarını ödeyecek durumda. Ya da ne bileyim atanamayan 300 bin öğretmenin maaşın 30 yıl ödebilir. Oysa atanamayan öğretmenler aç, suzuz ve umutsuz dolaşıyor. Oysa başbakan ne diyor; "olanda hayır var."

Peki, olanda ne hayır varmış? AKP'nin en tepesindeki kişiden, bakanlarına, oradan yakın çevresine topladığı iş çevrelerine kadar herkes kazanmış. Oğullar köşe olmuş, dolarla, Euro ile oynuyor. Vakıf adıyla örgütlenen bir sürü bezirgan kafalılar malı bir güzel götürüyor. Başbakan'ın oğlu, kızı, gelini kısaca aile çevresi kurmuşlar TÜRGEV'i babasının nüfusunu kullanarak vakfa para yağdırıyorlar. Bağışlar, hibeler gırla. Şu son TIR olayı ile birlikte İHH'da bir kez daha gündeme geldi. Türkiye'deki her sınıftan bir öksüz çocuğa bakmak adı altında 90'ar lira para toplanıyor. Hükümet de bu yasadışı para toplamaya kapıyı sonuna kadar aralamış. 

Özetle söylemek gerekirse AKP iktidarı Türkiye'nin olanaklarını adeta bir hortum takmış sömürüyor. 17 Aralık 2013 günü yapılan operasyonda gözaltına alınanlarla ilgili kamuoyuna yansıyan bilgilerse akıllara durgunluk verecek rezaletler içeriyor. Bununla birlikte Başbakan kalkmış; "Millet gördü" diyerek, ülkemiz insanlarının aklıyla alay ediyor sanki. Soruyoruz Sayın Recep Tayyip Erdoğan; "millet neyi gördü?"

Haklısınız millet gördü. Ancak o milletin gördüklerine kalırsa iş; siz ve bakanlarınızın toplumun içine çıkamaması gerekiyor. Millet; içi para dolu ayakkabı kutularını, para kasalarını, para sayma makinesini, milyon dolarları ve Euro'ları görmediyse neyi gördü de siz bu görme işinden kendinize pay çıkarıyorsunuz? Madem milletin gördükleri hayrınıza idi de neden bir çırpıda bu operasyonu etkisiz kılmak için harekete geçip bir sürü polisi görevden aldınız? Niçin savcıları görevini yapamaz hale getirmek için her yola başvurdunuz? Ya da ne bileyim ikinci operasyonu ve bu operasyonda gözaltına alınacakları neden engellediniz? Ankara'da Hızlı Tren yolsuzluğu ile ilgili dosyayı neden hasıraltı edip gündeme gelmesini engellediniz.

Yargı darbesiymiş, ne güzel de diliniz dönüyor Sayın Başbakan. Diyelim ki, bu sözlerinizde haklısınız, ne çabuk unuttunuz aynı yargı ile düzmece davalar açılıp insanların hayatlarına kast edildiğini? O zaman niye yargıyı teşvik ediyordunuz da şimdi yargı darbeci oluyor?

Paralele Devlet deyip duruyorsunuz. Siz değil misiniz cemaat örgütleriyle koalisyonu kabul eden? İşleri tıpış tıpış koalisyon ortağı olarak götürürken iyiydiniz de tekerinize çomak sokulduğu zaman mı sözünü ettiğiniz cemaat paralel devlet kurmuş oldu? Bütün bu olup bitenlerin birinci kişisi sizsiniz. Bu olup bitenlerin size karşın olabileceğini hiç aklınız alıyor mu? Evet, ne güzel ortaktınız ve de işleriniz tıkırındaydı, ancak bu nereye kadar gidecekti Sayın Başbakan? Döneminizde yapılan yolsuzluğun rakamı sizin dudaklarınızı uçuklatmıyor mu, bizimkini uçuklattı Sayın Başbakan uçuklattı.

"Örgüt başıyım! Oğlum, damadım örgüt üyesi gösteriliyor. Bu ülkeyi kalkındırmak için ben örgüt başıyım. Yasin El Kadı'yı bugün de savunuyorum. Uluslar arası davalardan beraat etti. Oğlumla bir araya geldi, bende gelirim" diyorsunuz. Gerçekten de kendiniz başta olmak üzere sizinle davranan herkesi kalkındırmışsınız ama Türkiye'yi soktuğunuz borç miktarı da hiç unutmayın 750 milyar doların üstünde. Ancak yine de size bravo! Yasin El Kadı'yı inkar'a yeltenmediniz. Oğlum görüştü, bende görüşürüm diyorsunuz. Tabi ki görüşün. Görüşün ki, daha başka nasıl Türkiye'yi bataklığın içine sokabileceğinizin planlarını yapabilin. 

Sayın Başbakan, yaptığınız açıklamalara siz kendiniz inanıyor musunuz? İnandığınızı asla sanmıyorum. Eğer inansaydınız yüzünüzde ışık olurdu, yaşam belirtisi olurdu öyle değil mi Sayın Başbakan?

Şu TIR'la bitirelim yazımızı. AKP iktidarını oluşturan her kim varsa TIR'la ilgili yalan üstüne yalan söyleyerek uluslararası bir suç işlediklerinin farkındalar. Bunun için hep inkâr yolunu seçiyorlar ve diyorlar ki, Suriye'deki Türkmenlere insani yardım malzemeleri götürülüyordu. Ne zamandan beri insani yardım DEVLET SIRRI oluyor? Övünülecek bir eylem niçin sırra dönüştürülsün ki? Ama bu kervana bir de Genelkurmay katıldı. Genelkurmay'da TIR'ın aranmamasını istemiş. 

Ne güzel değil mi? 

Bu ne pişkinlik, Sayın Başbakan? 

Birinizin yüzüne baksak cümlenizin ayıbını görmekten usandık Sayın Başbakan usandık.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA