turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ADALET SİZE Mİ KALMIŞ?

TURGUT KOÇAK (Genel Başkan)

27 OCAK 2014

 

* Yolsuzluk dosyalarının savcılarına ne oldu?

* Müsteşar savcıya nasıl baskı yapabilir?

* Bozdağ'ın telefondaki söyledikleri mi adaleti sağlayacak?

* Gül işin neresinde?

* Bu kadar da yüzsüzlük olabilir mi?

* Bakanlara ve Erdoğan ailesine yönelik yolsuzluk operasyonunda 5 şube müdürü, 4000'in

üzerinde polis görevinden alınmadı mı?

* Operasyonlar için savcılar mutakabatı ya da karar çoğunluğu getirilerek arkasından da AKP'ye dokunan tüm savcıların görev yerleri HSYK kararnamesiyle değiştirilmedi mi?

* Bekir Bozdağ adalete ivedilikle müdahale edip İzmir yolsuzluk operasyonu için Vali, Emniyet Müdürü ve Müsteşar'a soruşturmanın devam etmemesi için baskı yapmadı mı?

* Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan ifadeye çağrıldığında gitmeyip babasının
makam arabasında gezdirilerek nisbet yapılıp ortalıkta dolaşılmadı mı? İfadeye çağrı
pusulası yanlış adrese götürülmedi mi? Sonrasında ise sözü geçen dosyaya ne oldu?

* Suriye'ye MİT'in gözetiminde TIR'larla silah taşındığı için savcıların operasyonu ile
karşılaşıldığında operasyonlar engellenip adı geçen savcılar başka yerlere gönderilmedi
mi?

Yukarıda saydığımız sorular daha soracağımız soruların yüzde biri bile değil. Recep Tayyip Erdoğan ve tayfasının bindiği geminin dümeni bozulmuş olduğu için nereye çarpacağı, ne büyük bir felakete neden olacağı bütün çıplaklığı ile görünüp durmaktayken bizler bu denli pişkinliği nasıl olmaktadır da kaldırmaktayız? Ya da şöyle diyelim; seçim çalışmaları bütün hızıyla sürerken AKP iktidarı nasıl olmaktadır da halkın karşısına çıkabilmekte ve de halka seçim rüşveti yerine geçecek birtakım girişimlerde bulunmaya kalkmaktadır? Bu ülke onların babalarının çiftliği midir ki, geçmişte olduğu gibi şu bu dağıtılmasının hazırlıkları yapılabilmektedir?

Bu yaşadıklarımıza tanık olup da yargının tüm kurum ve kuruluşları ile birlikte ayağa kalkmıyor olması yeni değil değil olmasına ya bu kadar suskunluğun haklı bir açıklaması var mıdır? Aslında bu soru fazladan sorulmuş bir sorudur çünkü bizler birçok kez yargı mensuplarının nasıl susup bir kıyıda beklediklerine tanık olduk. 12 Mart 1971 faşist darbesinde de, 12 Eylül 1980 faşist darbesinde de ülkemizde savcılar, yargıçlar, barolar yok muydu? Bizler nasıl o günlerde susulmasını unutmadıysak, Recep Tayyip Erdoğan ve tayfasının adalet mekanizmasının içine ettiklerinde de susanları unutabilir miyiz?

Yargıyı iktidar çil yavrusu gibi dağıtacak, sözümona Adalet Bakanı alacak eline telefonu operasyon durdurmaya çalışacak, iktidarın işine gelmeyen polis ve yargıda kim varsa sürülüp görev yerleri değiştirilecek. Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Necmettin Bilal Erdoğan'ın ifade verilmesi engellenip sözü geçen dosya işlevsiz hale getirilecek, iktidar ortalıkta fink atıp Alikıran başkesene dönüşecek sonra bizler bu hukuk dışılığı sinemize çekip bir kenarda kuzu kuzu oturarak bekleyeceğiz. Bekleyeceğiz ki, Recep Tayyip ve tayfasının oyları düşsün, demokratik kurallar içinde AKP iktidarından kurtulma şansı elde edelim. Bir kez sözü geçen iktidarın hangi girişimi demokratik ki, seçimlerin sonucu demokratik olsun?

Seçimlere bir bakalım; siyasi partiler yasası olumlu anlamda değişti mi? Değişmedi. Devlet birkaç partiye milyonlarca seçim yardımı verirken diğer partilere küçücük bir yardım sözkonusu mu? Değil. Sistem partileri hem devlet hem de parababalarının desteği ile yıkıcı bir propaganda yürütüyorlar mı? Yürütüyorlar. Bu durumda eşit bir yarıştan söz etmek olası mı? Olası değil.

Ne var ne yok hepsi yalan üstüne kurulu. Hukuk yok ki, adalet olsun. Yasa var tabi. Çünkü gerici ve halk düşmanı iktidarlar parlamentodaki güçlerine dayanarak hukukun üstünlüğünü gözeterek yasa çıkarmamışlar ki. Onların çıkardıkları yasalar sisteme karşı olanları nasıl susturur ve hareketsiz hale getiririz anlayışı ile çıkarılmış yasalar. Ortada ne hukuk işlerliği var ne de adaletten söz etmek olası. Koskoca ülke AKP gibi gerici ve emekçi düşmanı bir partinin elinde oyuncağa çevrildi. Yolsuzluğu önlemekten söz edenler boğazlarına kadar yolsuzluk batağının içindeler. En çok adaletten söz edenlerin adaletle yakından uzaktan bir bağlantıları bile söz konusu değil.

Ey AKP'liler; niçin sizde bulunmayan sıfatlarla toplumun önüne çıkıyor ve yalanlarınızı devam ettiriyorsunuz?

Varin gidin yolunuza, adalet kim siz kimsiniz?

ADALET SİZE Mİ KALMIŞ?


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA