turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ŞEYTAN TAŞLAMAK

TURGUT KOÇAK (Genel Başkan)

18 ŞUBAT 2014

AKP iktidarı hem sosyal, hem hukuki, hem ekonomik hem de ahlaki olarak çökmüş bir iktidardır. AKP'nin en tepesindeki kişiden bakanlarına, milletvekillerine hatta il başkanlarına kadar akıl almaz konuşma ve davranışlara imza attıklarını görüyoruz. Bazı örnekler vererek savımızı açıklamaya devam edeceğiz.

Başbakan, Mersin'de bir köylüye; "ananı da al git", asker cenazeleri için "kelle", "askerlik yan gelip yatma yeri değil", " iki sarhoş Anayasa yapınca oluyor, biz yapınca neden olmuyor", "en az üç çocuk istiyorum", "benim türbanlı bacıma; deri eldivenli, üstü çıplak Gezi Parkı göstericileri saldırdı" dedi. "Rüşvet iş yapan memurla işini yaptıran vatandaşın arasında alma verme işidir" diyerek rüşvetin tanımını da değiştirdi.

Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan özelleştirmelerle ilgili olarak; "Babalar gibi satarım" dedi.

Eski İçişleri Bakanı Erzurum'da kendisini çok seven bir köylüye; "madem seviyorsun çık ortaya bir oyna" dedi.

Uzatmamak için kısa kesmek istiyorum.

İçişleri Bakanı Efkan Âlâ'ya, "açız aç! Üç çocuk yap diyor, nasıl yapacağız" diye AKP'ye tepki gösteren yurttaşa Âlâ; "Biz şeytan taşlamakla uğraşıyoruz" diye yanıt verdi.

17 Aralık operasyonunda telefon tapelerine düşen bakanların birbirinden ilginç sözleri ise cabası.

Milletvekilleri ve il başkanları Recep Tayyip Erdoğan'ı Allah'la eş tutuyor, kimisi Erdoğan'a dokunmayı ibadet sayıyor, kimisi Erdoğan'a olağanüstü güçler yükleyerek tapınç derecesinde sözler sarfediyor. Kısaca söylemek gerekirse her halleriyle çökmüş bir iktidarın enkazıyla karşı karşıyayız. Ancak bu enkazın altında ülke yurttaşları kalacağı için felaket olarak değerlendirmek yerinde olur.

Sosyal olarak çöktü dedik ya, evet çökmüştür. Toplum neredeyse bir bütün olarak moralsizdir. Toplumda var olan dayanışma duygusu zaten sömürü sisteminin ektisiyle iyice azalmıştı bugünse hiç kalmamıştır. İnsanlar bilimden kopmuşlar, hurafelerin içine gömülerek çağdaş yaşam tarzından giderek uzaklaşmışlardır. 

Ülke ekonomisi yaratılan üretimle ayakta durmamakta, sürekli borçlanma ile işler yürütülmektedir. IMF'ye olan borçlarımızı ödedik diyen bir Başbakan vardır var olmasına ya aynı başbakanın döneminde ülkenin IMF dışında borçları 800 milyar dolara varmış dayanmıştır. Geniş halk yığınları neredeyse bir ev kirasına bir ay çalıştırılırken, iktidara yakın haramzadeler kısa süre içinde milyonlarca dolar vurgun vurabilmektedir. Mal, mül, çiftlik, arsa, villa edinmek birileri için sıradan hale gelirken milyonlarca yurttaş evsiz barksızdır. sanayi çökmüş, tarım ülkesi olarak övündüğümüz ülkemizde tarım tamamıyla çökertilmiştir. Kamuya ait bankalar birilerine geri dönüşü garantisiz kredilerle adeta soydurtulmaktadır. Ülkemizdeki bankacılığın %70'i yabancıların eline geçmiştir. Köprü, baraj, yol, havaalanı vb. yapımlarıyla akıl almaz vurgunlar vurulmakta, bu vurgunlardan nüfuz sahiplerine paylar aktarılmaktadır. Dolayısı ile birileri aile boyu vakıflar kurarak güç edinirken, birileri kasalarını doldurmakta evlerinden de menşeini açıklayamayacakları paralar çıkmaktadır. Sözün özü ekonomi bitiktir.

AKP iktidarı eliyle hukuk artık hukuk olmaktan çıkarılmış, çıkarılan yasalarla, yasa bile hiçe sayılarak iktidar tarafından yargı işlevsiz hale getirilmiştir. Bu yüzden de yasal güvence altında olması gereken yurttaşlar bu güvenceden tam anlamıyla yoksun bırakılmıştır. İktidarın işlediği suçlar ise hukuk işlevsiz hale getirilerek ve de hukuk kurumları doğrudan iktidara bağlanarak ruhuna el fatiha okunmuştur. Bu yüzdendir ki, savcılar görevden kolaylıkla alınmakta, yargıçlar sürülebilmekte, hukuk hepten yürütmenin emrine sokulmak için HSYK yasası da değiştirilerek son nokta konulmak istenmektedir.

Evet, AKP iktidarı ve yandaşları açısından ahlaki değerlerin bir anlamı kalmamıştır. Hırsızlık, çalma çırpma, vurgun, adam kayırma, nüfuz ticareti, ihale yolsuzlukları, rüşvet olağan hale getirilmiş, hukukun bu tür suçlara yaptırımı ise iktidarın gücü ve çıkardığı yasalarla geçersiz kılınmıştır. Yalan iktidarın ağzında bir sakız olmaktan çok sonuçları ağır olan ve de olacak olan bir hale gelmiştir. (Başbakan'ın türbanlı bacısı için söylediği sözler, bu örneğin bizce en çarpıcılarındandır.)

İşte bu nedenle İçişleri Bakanı Efkan Âlâ bir yurttaşın AKP'ye yönelik eleştirisi karşısında aciz kalmakta, "Biz şeytan taşlamakla uğraşıyoruz" diyerek sallama sözler söyleyerek işin içinden çıkmaya çalışmaktadır. 

Bu yüzden de AKP artık her an yurttaşların tepesine çökecek devasa ören bir binadan ibarettir. 

Tehlike herkese duyurula…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA