turgutkocak2009@hotmail.com

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HANYA MI, KONYA MI?

TURGUT KOÇAK (Genel Başkan)

24 ŞUBAT 2014

AKP iktidarı eliyle ne zaman gerici ve faşizan yasalar çıkarılmaya çalışılsa CHP sözümona mücadeleye girişiyor, Hanya demeye çalışırken Konya diyerek bir çuval inciri berbat ediyor. Bildiğiniz gibi MİT Yasası ile ilgili tartışmalar epey kızıştı. CHP Genel Başkanı da ister istemez ülkenin gidişi ile ilgili bir şeyler söylemek gereği duydu. Konu ile söyledikleri bir yana dikkatimizi çeken değerlendirmesinde AKP'nin bu girişimini Beşar Esad'ın Suriye'deki konumu ile eşleştirmesi oldu. Neymiş efendim, AKP Beşar Esad diktatörlüğüne mi heves ediyormuş? Ne diyelim insafsızlığın bu kadarısı da olmaz. Suriye halkı, emperyalistlerin ve Recep Tayyip Erdoğan ve tayfasının bu denli büyük zulmüne uğrasın, CHP Genel Başkanı ve kimi CHP'liler de kalksınlar Beşar Esad diktatörlüğü diyerek Türkiye'de olup bitenleri başkalarının üzerinden bir ölçüde de olsa hafifletmeye çalışsınlar. Doğrusu olur şey değil. Değil de, CHP zaten ne Libya, ne Suriye, ne Irak, ne İran ne de bir bütün olarak bölge politikası ile ilgili içi dolu bir politika üretmiş değil. CHP bu bağlamda sık sık Hatay Milletvekillerini de zorda bırakacak açıklamalar yaparak bizleri şaşırtmıştır.

Halkın doğru haber alma hakkı kimi siyasiler ve kafası örümcekli gazeteciler yüzünden diyebiliriz ki, açıkça çiğneniyor. Şu Ukrayna ve Venezuela'da olan olayları bile basın bir özgürlük kalkışması gibi vermiyor mu, gerçekten de anlamakta büyük zorluk çekiyoruz.

Önce Venezuela'dan başlayalım. Biliyorsunuz emperyalist dünya Chavez'e sayısız kez komplo düzenledi. Sokakları cehenneme çevirip, Chavez'i tutuklayıp götürdü. Halkın büyük tepkisi karşısında Chavez'i bırakmak zorunda kaldılar. Chavez ister istemez Venezuela halkının gözünde büyük saygınlık kazandığı için ve de ABD emperyalizminin son zamanlarda dünyanın başka bölgelerinde operasyonda olduğundan buralara zaman ve askeri güç ayıramadı. İster istemez de Venezuela'da Chvez başarı üstüne başarı kazanmakla kalmadı, bölge ülkelerini de etkileyerek bu ülkelerdeki iktidarlar sol ve sosyalizme açık kimselerin eline geçti. Amerika'nın Ortadoğu ve dünyanın başka bölgelerinde işi büyük ölçüde ya azaldı ya da durdu. Bunun üzerine ABD de yörüngesini Güney Amerika ülkelerine çevirdi. Eğer bugün Venezuela'da Madura karşıtı gösteriler yapılıyor, sokaklar kan gölüne çevrilmek isteniyorsa bunda ABD'nin ve NATO üyesi ülkelerin rolünü hiç ama hiç unutmamak gerekiyor. Bu yüzdendir ki, Madura ABD'nin üç diplomatını ve bazı basın mensuplarını sınır dışı etmek zorunda kalmıştır. Görüldüğü gibi Madura'da tıpkı Chavez gibi bir halk adamıdır ve de bu halk adamına kurulmak istenen tuzaklarda Venezuela halkı tarafından boşa çıkarılacaktır. Bugün burada olup bitenlerin perde arkasını bile Türkiye burjuva politikacılarının ve basınının doğru bir şekilde vermiyor oluşunu iyi anlamak gerekiyor.

Ukrayna'da uzun zamandan beri Batı'nın ve ABD'nin desteklediği faşist ve işbirlikçi kesimler tarafından tezgahlar kurulmaktadır. Bugün bir özgürlük kalkışması gibi görülmeye ve gösterilmeye çalışılan Ukrayna'daki kalkışmalar kesinlikle gösterildiği gibi değildir. Bu gösterilere katılanlar ve tezgahlayanlara baktığımız zaman; dış güçlerin uşağı ve oyuncakları olduğunu açıkça görmekte zorlanmayız. Halk TV de içinde Ukrayna'daki haberlerin gerçek yüzü ile verilmemiş olması ülkemiz halkının doğru haber almasına konulan bir engelleme olarak görülmelidir. Evet, Kiev isyana kalkışanların eline geçmiş görünmektedir, ancak Ukrayna bilinmeli ki Kiev'den ibaret değildir. Bugün Harkov başta olmak üzere Ukrayna'nın hemen bütün kentleri bu isyancıların karşısındadır. Bu yüzdendir ki yerel yönetim olarak ortaya çıkan güçler Kiev'deki durumu ve oluşturulmaya çalışılan emperyalizm ve Batı uşağı bir rejimi kabul etmeyeceklerini açıklamışlardır.

Birtakım sansasyonel basın organlarında Yanukoviç'in değişik yerlere kaçtığı yolundaki haberler de unutmayalım ki, tezgah haberlerdir. Zaten bu tezgah haberi Yanukoviç Harkov'dan yaptığı açıklama ile çürütmüş bulunmaktadır. Bundan sonraki gelişmeler ise gerçek anlamda bir mücadeleye tanık olunacağı olaylara gebedir ve de kazanacak olanlar bilinmeli ki, ABD ve AB ülkeleri olmayacaktır.

Yazıya MİT Yasası ile ilgili Hanya demek isterken Konya diyen CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaklaşımını eleştirerek başladık. Ve de ülkemizde son zamanlarda AKP iktidarı eliyle kurulmak istenen faşist ve gerici rejimi cepheden eleştirip karşısında durması gereken CHP genel Başkanı ve partililerinin yanlış tutumuna işaret ettik. Bu bağlamda yazımızı bitirirken bir kez daha söylemek isteriz ki, bugün Suriye halkı emperyalistler ve işbirlikçi hainler tarafından büyük bir acının içine itilmiştir. Suriye bu acının içinden çıkmak için savaşmaktadır.

Suriye'nin bu savaşına saygı duyulması ve doğru davranılması gerekmektedir.

Bu yüzden de Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylediği sözlerin hiç ama hiçbir anlamı yoktur, dahası bu yöntem AKP iktidarının kurmak istediği faşist rejimin önünü de kesecek bir özellikte değildir.

Ayrıca ülkemiz halkının; hem ülkemizde yaşanan hem de yurdışında yaşanan olaylarla ilgili olarak doğru bilgi alma hakkı vardır.

Kim ki bu hakkı perdelemeye kalkar ya da engellerse bilnmeli ki ya halk düşmanıdır ya da halk düşmanlarının ekmeğine yağ sürmektedir.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA