|
ŞİMDİ NE OLACAK? Seçimler AKP’nin başarısı ile sonuçlandı. Yığınlar, tekelci işbirlikçi yazılı ve görsel basının şişirmesi ile AB ve ABD’nin istekleri doğrultusunda oylarını AKP’ye verdiler. Yüzde 46.5 oy alan işbirlikçi AKP ise seçimi “istikrarın” kazandığını ilan etti.
AKP’nin istikrar dediği nedir?AKP’nin işbaşına geldiği 3 Kasım 2002 seçimlerinden bu yana yaptıkları ne ise istikrardan da anladığı odur.AKP’nin yaptıklarını kısaca bir özetlersek:Bütün dünya halklarının baş düşmanı konumunda olan ABD emperyalizmi dünyadaki enerji kaynaklarını ele geçirmek için eyleme geçtiğinde Ortadoğu’da en sadık dost olarak yanında AKP hükümetini ve AKP’nin ilk başbakanı Abdullah Gül’ü buldu. Süreç; Abdullah Gül’ün yerini Recep Tayyip Erdoğan’a bırakmasından sonra da devam etti. ABD emperyalistleri Irak’ı işgal etiler ve tarihin kaydettiği en kanlı katliamı uyguladılar. Savaş boyunca AKP hükümeti ve önde gelen yöneticileri kanlı katillerin yanında yer alarak işgalcilere yardımlarını esirgemediler. Irak halkını çoluk çocuk demeden katleden ABD askerlerinin evlerine sağ salim dönmeleri için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise dua etti. Bununla da yetinmedi. Büyük Ortadoğu Projesi içinde eşbaşkan olarak görev aldı. Yani emperyalistlerin Ortadoğu halklarına uyguladıkları tüm zalimliklerin suç ortağı olmayı kabul etti. Özetle; Afganistan’dan Irak’a, Suriye’den Lübnan’a ve Filistin’e kadar halk düşmanlarının işlediği bütün suçlara suç ortaklığı etti. AKP, ülkemiz içinde IMF ve Dünya Bankası’nın istekleri doğrultusunda ekonomik politikaların dışına çıkmayarak onların dediklerini uyguladı. Bu bağlamda halkın isteklerini değil uluslararası tekellerin isteklerini yerine getirdi. Ülkemizi 500 milyar doları bulan borç batağına soktular. Çalışanlara üç beş kuruşu çok görürlerken emperyalistlere milyarlarca borç faizi ödediler. İş bununla da kalmadı. Yine sermaye güçlerinin isteği doğrultusunda özelleştirmelere hız vererek ülke varlıklarımızı yabancılara peşkeş çektiler, çekmeye arsızca devam ediyorlar.
Bu konu Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın ağzından sayısız kez dile getirilerek daha satılacak çok şey olduğu söylendi. Üretim her alanda durdu. Yeni yatırımlar yapılmadığı için iş olanakları da yaratılamadı. Yalancı istatistiklerle işsizlik oranı hep düşük gösterildiyse de gerçek tam anlamıyla söylenenin dışında gelişti ve işsizlik oranı akıl almaz boyutlara ulaştı. Ülkemizin tarım ve sanayi sektörü bilinçli olarak çökertildi. Bu alanda dışa bağımlılık arttırılarak vurgunculara ortam sağlandı. İhale yolsuzlukları, “vurguncuların hortumlarını kestik” bağırtıları arasında en üst düzeye çıktı.
AKP’nin elinde bulunan bütün belediyelerde yolsuzluklar ayyuka çıktı. Kayrılan Ali Dibolar ortalığı doldurdu. Büyük vurgunlarla palazlanan AKP yanlısı çevreler seçimlerde AKP’nin kazanması için çok büyük rol oynadılar. Ülke kaynakları AKP’nin seçimleri kazanması için rüşvet olarak dağıtıldı. Toplum; sadaka toplumu haline getirilerek sözüm ona; ona buna el açar hale getirildi.
Öz itibariyle emeği ile, çalışıp onuru ile yaşaması gereken yığınlara FAKFUK Fonların kapısı gösterilerek yığınlar dilencileştirilip kendilerine muhtaç kılındı. Bütün bunlar din kültürüne sığınılarak yapıldı yapılmaya devam ediyor.
El altından beslenen tarikat örgütlerinin ülkeyi pıtrak gibi sarmaları yetmiyormuş gibi daha da palazlanmaları için her türlü olanağın önü açılıyor. Fetullah Gülen’in zehir kusan eğitim kurumları ülkemiz içinde cirit atıyor. Gülen, ta Amerikalardan Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesini kutlayan gazete ilanları vererek AKP hükümetinin karanlık bağlantılarına da bir anlamda ışık tutuyor.İLETİŞİM FORMU NOT: MESAJLARINIZ EN GEÇ İKİ GÜN İÇERİSİNDE CEVAPLANDIRILACAKTIR
NOT: telefon numaranızı yazmak istemiyorsanız birkaç rakam yazınız. |